Trabzon yeni turizm sezonuna hazırlanıyor. Önceki yıllara oranla acentelerimizden otellerimize, restoranlarımızdan turistik yerlerimize önemli değişiklikler yaşandı. Turizm acente sayısı arttı. Turistik tesislerdeki elemanlar eğitimden geçti. Tabelalarımız kısmen de olsa bir turizm kenti havasını yansıttı. Turizm büroları açıldı. Otellerimizin sayısı neredeyse ikiye katlandı. Hilton, Ramada, Dedeman açıldı. Sheraton yolda. TKDK desteği ile ayrıca harika oteller inşa edildi.

***

Bazı şeyler hiç değişmedi. Turist rehberi konusunda bir adım atılamadı. Turiste yanlış davranması muhtemel esnafa yönelik hiçbir çalışma yapılamadı. Turizm Denetleme Kurulu güya oluştu ama içine ilgili hiçbir STK alınmadı. Şimdi şu kurula bakınız. 1- Kültür Turizm Müdürlüğü. 2- Çevre Sağlığı Müdürlüğü. 3- Halk Sağlığı Müdürlüğü. 4- Büyükşehir Belediyesi. 5- Ticaret ve Sanayi Odası. 6- Esnaf Odaları Birliği. Şimdi söyler misiniz? Sanki bu kurul işlevsiz olsun isteniyor. Bu kurul, kamuoyu önüne çıkıp uyarılar yapabilir mi? Broşürler bastırıp dağıtabilir mi? Muhtemel şikâyetleri dikkate alıp caydırıcı işlem yapabilir mi? Halbuki turizme ihanet edenleri ifşa edecek ve aynı zamanda toplumu bilinçlendirecek bir kurul oluşturulabilirdi. Belliki yine gizlilik esas alınmış. Tıpki bugüne kadar olduğu gibi. Gerçeği söylemeliyiz ki Bakan Süleyman Soylu’nun tüm gayret ve çabalarına rağmen turizme hazırlıkta devlet, özel sektörün gerisinden geliyor. Olayı sırtında bir yük gibi görüyor!..

***

Trabzon’da turizmi genel hatları ile değerlendirirken turizm kuruluşu denince akla gelen TÜRSAB’ı da kısaca analiz etmeliyiz. TÜRSAB Bölge Temsilciliği, ‘turizm açılımı’nın hayli gerisinde... Arap turizminin yeni farkına varan bizim TÜRSAB, bugünkü potansiyeli kesinlikle taşıyamaz. Onlar Trabzon’a günübirlik gelen, Sümela, Ayasofya, Ortahisar ve biraz da Uzungöl’e uğrayıp akşam geri dönen turistlere alışmış... 6 turizm meclisinde ve her seferinde Sümela’nın restorasyonunu soran TÜRSAB Başkanı, kentin ve bölgenin yeni turizm konseptini bize göre henüz kavrayamamış. 

Elbette bu kadar değil... TÜRSAB Yönetimi, Yeşil Yol’a niçin karşı olduğunu hâlâ açıklamadı. Yeşil Yol’a karşı çıkarken bir rapor hazırlayıp kamuoyu önüne de çıkmadı. Üyelerini eyleme gönderip görüş sordururken hep geri planda kaldı.

Bölgenin kalkınma lokomotifi olarak nitelendirdiğimiz turizm olgusuyla ilgili tek bir projesi olmayan... Turizm acentelerini kucaklayaman... Yeni turizm konseptini okuyamayan TÜRSAB Yönetimi, bize göre yenilenmeli. Kim sorusuna cevabı turizmciler verir. Dünyayı gezen, gören, okuyan ve her biri ‘Biz ne yapabiliriz?’ sorumluluğu taşıyan turizmciler doğru karar verecektir. Sesi soluğu çıkmayan bir TÜRSAB değil, turizm meclislerini organize eden ve sorunları içselleştiren bir TÜRSAB Yönetimi...

Dileriz yeni turizm sezonuna yeni yönetimle girilir. Yalnız turizmciler nazarında değil, kent turizminin de önünde yürüyen bir TÜRSAB Yönetimi gelir. İnanın böyle olsaydı, bugüne kadar tartıştığımız eksiklerin çoğunun üzerine giden bir TÜRSAB olsaydı, turizmde daha farklı noktada olurduk. 

 

Yoksa bir STK’ya hak etmeği misyonu mu yüklüyoruz?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.