Turizm bu kent ve bölge için en büyük gelir kaynağı konumuna geldi. Arap Turizmini Doğu Karadeniz Bölgesi için Allah’ın bu topluma bir lütfu olarak nitelendiriyoruz.

Turizm kaynaklarının topluma dağılımı ise ayrı bir şans sunuyor. Ege ve Akdeniz’deki ‘Oteller zengin, halk fakir’ keyfiyeti geçerli… Araplar alışveriş sevdiklerinden… Dağ-Yayla gezdiklerinden ve en önemlisi bizden biriymiş gibi aynı lokantada yemek yiyip aynı bahçede çay içtiklerinden toplumun her kesimi yararlanıyor. Ayrıca konut sektöründeki getirileri bölgede inşaat sektörünü ayakta tutan dinamik olmaya doğru seyrediyor. Böylesi bir durum karşısında altın yumurtlayan tavukla ilgili hangi tedbirleri aldık veya almalıyız. Bunları tekrar konuşmak istedik.

***

İki önemli görevimiz var. Birincisi Denetim ve Bilgilendirme… İkincisi ise turisti rahat ettirme… Bir yılı aşkın süredir Turizm Denetim Komisyonu’nun kurulması gerektiğini yazdık. Sonunda bir komite oluşturuldu. Bazı denetimler de yaptı. Lakin biz bu komitenin tatmin edici görev yaptığını düşünmüyoruz. Şikayetlerde hiçbir düşüş yok. Vatandaş bir sorunu kime şikayet edecek bilmiyor. Komite ortaya çıkmıyor. Basından kaçarak, gizli gizli bir görev kandırmaca olur ve o şekilde kalır. Komitenin zaten yaptırım gücü yok. Tek gücü kamuoyu baskısı olacak. Bu baskıyı da ancak basın yoluyla kurabilir. Kaçarak gizli gizli görev olmaz. Tabi komitenin gerçekten denetim yapmak gibi bir niyeti varsa !...

İkincisi ise turisti rahat ettirme…Bölgemize daha çok orta sınıf Araplar geliyor. Yılda ortalama 300 bin Arap sadece Trabzon’a gelirken bu sayı bölge için 400 bin düzeyinde.. Üstelik katlayarak artıyor. Her Arap turistin ortalama 1000(bin) dolar bıraktığı bölge ekonomisinde konaklama can damarı haline geliyor.

Trabzon yıllık 300 bin Arap turisti karşılamakta zorlanıyor. Aynı şekilde bölgedeki yatak kapasitesi de yetersiz. Ne hazindir ki turistler artık öğrenci yurtlarında kalmaya başlıyor. Her geçen gün otel sayımız artsa da yoğun talep bir türlü karşılanamıyor, çözüm üretilmezse yarın da karşılanmayacak. Bu işe acilen çözüm bulunmalı… Ama nasıl?.. Konuyu dert edinen birisi olarak önerilerimiz var :

1-    Doğu Karadeniz acilen Turizm Özel Teşvik kapsamına alınmalı. Otel-motel ve pansiyon yapımına özel teşvik verilmeli. Hem Trabzon’daki hem dışardaki iş adamlarımız kendi memleketlerine butik oteller kurmak için heveskar hale gelmeli. Köylerden göç eden hemşerilerimiz köydeki evini onarıp, pansiyon haline getirip Arap turiste kiralayabilmeli. Bölgeden göçü önlemenin veya geri çevirmenin başka yolu yok.

2-    Büyükşehir Belediyesi yeni turizm alanları hazırlamalı. Kentin hem Doğu hem Batı bölgelerinde iş adamlarımızın önü açılmalı. Bu konuyla ilgili bir gelişmeye temas etmeden geçemeyeceğiz.

Trabzon, hep dışardan iş adamı beklerken kendi içindeki iş adamlarına haksızlık yapıyor. İş Adamı Ahmet Canım’ın bir otel projesini dinledik. Kendi arazisi üzerinde planladığı otel yerinin başına gelmeyen kalmadı. 29 bin metrekarelik sahildeki arazi önce Turizm Alanı yapıldı. Otel için başvuru yapılınca hem kat sınırlaması getirildi hem arazinin üçte birinin terki istendi. Ardından Akyazı Stadyumu yolu aynı araziden geçirildi. Bilirkişi raporlarına göre gelecekte atıl kalma endişesi bulunan, 15 günde bir kez kullanılacak o devasa yol projesi yalnız çok paramızı yemiyor, yatırımımızı da engelliyor. 29 bin metrekarelik arazinin 19 bin metrekaresi elinden alındı. Olay şimdi Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde. Kentin önünü açacak olan büyükşehir, olaya gelecek açısından bakmalı.

Yeni turizm alanları ihdası beklerken, mevcut turizm alanları imar değişikliği ile ortadan kaldırılmamalı. Samsun’da, Ordu’da yapılan benzer otel yatırımcıları örnek alınmalı. Trabzon bu şansı kullanmakta geç kalmamalı.

Söylemek istiyoruz ki herkes bir gün yaptıkları ve yapmadıklarıyla anılacak. Şehirlerin hafızaları canlı tarih gibidir. Tarih herkesi hakkaniyet terazisinde tartıya çıkarır. Hatırlanma ve anılma hep bu yargı ekseninde olacaktır. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner88

banner37