Türk Tabipler Birliği, Türkiye’nin Afrin Operasyonu karşısında rahatsız oldu. Rahatsızlık gizlenemez boyutta olmalı ki dışa vuruldu.

Bir açıklama yapan TTB; “Her çatışma ve her savaş sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açar. İnsani bir dramı beraberinde getirir. Savaş, bir halk sağlığı sorunudur” ifadelerine yer vermiş.

İlk bakışta masum bir ‘Hekim Görüşü’ olarak zannedilen bu ihanet cümleleri, PYD’ye destek vermek ve Türkiye’yi uluslararası alanda iğnelemek ve savaş çığırtkanı bir ülkeymiş gibi göstermek için ifade edilmiştir. Bu görüşler bugün Türkiye’de sosyalist olarak bilinen her bireyin ve camianın ortak görüşü niteliğindedir. Bazen TTB’de, bazen Mimar-Mühendis Odaları Birliği’nde, bazen sosyalist partilerde dillendirilmektedir. Nitekim aynı görüşler daha ağır suçlama ve hakaretlerle Sosyalist Enternasyonalde dile getirilmektedir.

İnsanların barışı ortadan kaldırıp savaş istemeleri gerçekten bir halk sağlığı sorunudur. Ama TTB ve TMMOB başta olmak üzere Türk ve Kürt sosyalistleri bu kategoride değerlendirilemez. Zira, hangi cemiyet veya yapıda toplanmış olursa olsunlar TTB ve TMMOB gibi kümeleşen bizim sosyalistler samimi değiller. Bizim sosyalistler Amerikalı oldular da Türk olamadılar. Amerika mandacılığını kabul ettiler de Müslüman Türklerle birlikte yaşamayı hazmedemediler.

Adı ister TTB, ister TMMOB olsun… Gerçekten samimi olsalardı savaşa karşı çok kez açıklamayı bugüne kadar PKK ve PYD için yapmalıydılar. Açılım sürecine ihanet eden bu terör örgütüne, “Hayır. Bir kez daha silaha sarılma. Artık silahı bırak. Silahlı terör bir halk sağlığı sorunudur. Bugüne kadar Kürt ve Türk halkının yüreğinde onarılmaz yaralar açtınız. Binlerce insani dram yaşattınız. Ey PYD… Afrin’den Türkiye’ye terörist göndererek meşru bir müdafaaya zemin hazırlıyorsun. Sınırdan 700’den fazla saldırı gerçekleştirdin. Hiçbir ülke sınırlarından içeri terörist sokulup askerine, polisine ve halkına saldırılmasına izin vermez. Hiç bir ülke bu kadar saldırıya sabretmez. Türkiye’ye karşı saldırılarınızı durdurun” demeliydiler. Demediler.

TTB ve TMMOB’u dolduran bu sosyalist militanlar, PKK ve PYD terörü karşısında ‘Gerilla ve özgürlük’ edebiyatı yaparken, ABD bayrağı altına sığınmayı kabullendiler. Girdikleri kentlerden Kürt olmayanları sürgüne gönderip zulmettiler. Şimdi Türkiye’nin meşru operasyonlarını saldırı olarak yorumluyorlar. Türk insanının bağrında yaşayıp, milli bir meselede ABD’den ve teröristlerden yana olabiliyorlar.

***

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu’nun bu terör sevicilerine ve bu mandacı zihniyete tepkisi büyük takdir topladı. Bu tepkiye aynen katılıyor ve sözlerini sütunlarımıza alıyoruz: “TTB’nin bu söylemi karışışında içim içimi yiyor. Bu anlayışı duyduğumuzda, okuduğumuzda ‘Acaba bunlar bu memlekete mensup insanları mı?’ diye kendi kendimize soruyoruz. Bakanlık ve siyaset bir gün bitecek. Ama en onurlu şey Türkiye vatandaşı olmaktır. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Savaşta veya barıştayken bir terör örgütü ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bir tutmak aymazlıktır, ahlaksızlıktır, cibilliyetsizliktir. Başka hiçbir şey değildir.”

***

Merak ettiğimiz bir hususu daha kaydederek yazımızı noktalamak istiyoruz. Trabzon Tabip Odası ve Trabzon Mimarlar Odası Afrin Operasyonu için acaba ne düşünüyor? Duymak istiyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37