Fatih'in fethettiği, Yavuz'un yönettiği, Kanuni'nin doğduğu şehirdir TRABZON

Kuruluşundan bu yana mensubu olmakla gurur duyduğum Günebakış gazetemizde yaklaşık 17 yıldır haber yapar, yazılar yazar bölgemizin sorunlarını dile getirmeye çalışırım.  Nüfusu az nüfuzu çok olan şirin bir bölge olan Of, Çaykara ve Dernekpazarı, bir diğer adıyla Solaklı vadisinde yaşam sürdürmenin zorluklarını çok fazla anlatmaya gerek yok sanırım. Fazla bir seçenek olmamasından olsa gerek okumuş insanımız çoktur.

Trabzon’u Unutmayanlar!

Kimileri buralardan göç ederek sıla hasreti çekerken,  bizlerde bu zor coğrafyada yaşam sürmenin mücadelesini veriyoruz. Gidenler de Dönemin zor şartlarında okumuş bir yerlere gelmişler fakat doğdukları toprakları hiç unutmamışlardır. Görev yaptıkları yerlerde memleket hasretiyle yaşamışlar ve sık sık gelip gitmekle kalmayıp çocuklarını torunlarını da getirip kültürlerinden kopmamaya özen göstermişlerdir. Dünyanın dört bir yanına dağılmıştır memleketimin güzel insanı, gittikleri yerlere Trabzon'u ve Trabzonspor’u da hep yanlarında götürmüşlerdir.  Karınca kararınca maddi manevi değerlerine sahiptir insanımız.   Her fırsatta gizli açık hep destek olmuşlardır, köyüne beldesine vilayetine... Birbirine, kültürüne, memleketine ve dinine bu denli bağlı bir milleti yıkmanın kolay olmadığına yakın tarihimizde, 15 Temmuzda hep beraber şahit olduk. Bu dava; çiçekli yollarla bu günlere gelmedi farkındayız. Bu dava; canını kanını hiçe sayan bedel ödeyen cefakâr, fedakâr büyüklerimizin omuzlarında yeşerdi. Onları unutmak bu asil milletin şiarı değildir. Sıra bize geldiğinde bizlerde seve seve canımızı malımızı feda edebilmeliyiz. İşte bende; canını malını devleti için dini için hiçe sayan vefası büyük bir milletin mensubu olmakla gurur duyuyorum. Trabzon denince akla hep vatanına milletine dinine örfüne bağlı cefakâr, vefakâr, fedakâr insanlar gelir. Bu insanlar devletin yüksek kademelerinde görev almışsa; her fırsatta gerek açıktan, gerekse gizliden,  sırf baba ocağıdır diye memleketlerine hizmet yapmayı görev addediyorlar. Şimdilik bizlerde yüreğimizin derinliklerinde saklıyoruz bu güzel insanları, ama zamanı gelince onları çocuklarımıza, torunlarımıza gururla anlatacağız. Onlar bizim gizli kahramanlarımızdır, onlar başı dara düşen memleketlimin kurtarıcıları yüz aklarıdırlar, onlar bu milletin kabul olunmuş dualarıdırlar. Zaman gelir; onların canları, namluların ucundaki bir uçakta, çoluk çocukları aileleri hainlerin hedefinde olurlar ama onların davasında bir milim sapma olmaz. Onlar; ailesine, çocuğuna hasret kalıp, az uyku ile fedakârca hepimize güzel bir gelecek hazırlayanlardırlar. Bütün bu engeller onları ve bizi yolumuzdan geri çeviremez. Kim onlar diye soracak olursanız! Bilen biliyor, Allah’ta biliyor, görmek isteyende görüyor, anlamak isteyen iyi anlıyor.  Anlamak istemeyene de davul zurna az kalın sağlıcakla...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89