banner114

Şehrin iki kurtuluş günü var.
‘Dün’le ilgili olanında, ‘24 Şubat 1918’de bir sorun yok.
Sorun, plaka ile biten yılda, 1461’de…

26 Ekim mi olsun yoksa 15 Ağustos mu?

1960 darbesinden sonra kutlamaya başlamışız.
Tam 57 yıl sonra anlaşılmış yanlışlık.

Kutlama Komedisi” gibi bir şey.

Biraz değil çok tuhaf aslında…

Kimseler de farkına varmamış, ‘üstüne vazife olanlar’ dahil. 

Tam bir ömür geçmiş aradan, birileri uyarmış olacak ki uyanmışız.

Akademisyenler devreye girince... Konu, Türk Tarih Kurumu’na iletilince…
Belgeler bilgiler havada uçuşunca... Tartışmalar, dokundurmalar filan...

15 Ağustos 1461

Doğru tarihi bulmuşuz ama 2018'de hatırlamamışız bile.
***
Darbecilerden birinin aklına gelmiş olmalı.

Kurtuluş günleri?

Zapta geçmiş ve duyurulmuş, o kadar.

Kim, üstüne söz söyleyebilir, aksini iddia edebilir…

Tartışmalarla birlikte düzeltmeler de yaşanmış daha sonraları.

İşgale uğramayan bazı kentler için de kurtuluş günleri bulunmuş.

O zaman ne anlıyoruz bu olup bitenlerden?

Tarih zayıf, üniversiteler uyumuş, Türk Tarih Kurumu da…”

***

Her 24 Şubat, yeniden hatırlatır bize.

Kurtuluş Günü'nü…

Seferberlik yılları, hemen her aileden onca canı alıp götürmüştür.

Doğup büyüdüğün toprakları terk etmek öyle kolay değildir.

Giderken ölmüşüz, dönerken ölmüşüz fakat sağ kalanların hikâyeleri hâlâ acıtır içimizi.

Ne büyük bir özlemdir Trabzon, kök salınacak toprak oradadır, tutunacak dal…

Ordu, Tokat ve Amasya taraflarında iki yıllık ayrılığın ardından…

Dedem anlatırken gözleri ışıldardı adeta.

Trabzon’dan ayrıldıktan sonra anladım ki bizim Trabzon’dan başka bir şeyimiz yoktur.”

Can alıcı cümlesini ise en sona saklardı. Haçan Trabzon göründü…”

İşte tam da burada gözyaşları dökülürdü ki bizi de ağlatırdı.

***

Yine bu köşede yazmışız. “Trabzon’u Kaybetmek” diye…

Cenovalı denizcilerden kalma bir söz.

Eğer İtalya’da yaşıyorsanız ya da dil biliyorsanız… Yolunuzu şaşırdığınızda…

Yanlış yolda yürüdüğünüzde, yüzlerce yıldan süzülüp gelen bir deyim bekler sizi.

Trabzon’u mu kaybettin?”

Böyle bir şehrin kurtuluş günündeki şaşkınlığı da anlamalı insan.

*** 

Şehri kurtarmak... 

Fatih dönemine kadar gitmeyelim.

Yüz yıl öncesine yolculuk daha dün gibi…

Yokluk, kan ve gözyaşıyla bütünleşen acılar türkülerimize yansımış.

Edebiyatımıza, sinemamıza…

Dağına taşına, kıyısına köşesine daha büyük bir heyecanla sarılalım.

Asıl savaş şimdi başlıyor.

Boşuna söylenmemiş “bize her yer Trabzon” diye…

Unutmayalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zühtü AKYULDIZ 5 ay önce

Bir Üçüncüye ihtiyacımız var; Trabzon'u beton prangalarından kurtarmak...

banner108