Trabzonspor’da artık zeval döneminin de ötesine geçilmiş gözüküyor. Dip seviyenin de alt noktasına doğru seyrediyoruz. Ölçüsü yok!.. Trabzonspor Sportif Yatırım ve Futbol İşletmeciliği A.Ş’nin 30 Kasım itibariyle oluşan bilançoları SPK’ya bildirilmiş. Bildirilen bilançolara göre 2014 yılı Kasım ayı itibarıyla kulübün toplamda 368 milyon lira borcu bulunuyor. Güney Bağımsız Denetim Mali Müşavirliği’nin hazırladığı bu rapor gerçekçi ve resmi.. Halbuki Trabzonspor yönetiminin 20 Aralık’taki Genel Kurul’a sunduğu borç miktarı ise 288 milyon lira olarak açıklanmıştı. Yeni transferler bu rakamların dışında…

Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, borçlandıkça borçlanıyor. Hiçbir alanda ölçüsü olmadığı gibi kulübü batma noktasına taşımakta da ölçü tanımadığı anlaşılıyor. Şike ve kupa diyerek başkan seçildi. Şike tersine döndü, kupa beklentisi tarihe gömüldü. Gitmemek için sahadaki başarıya sarıldı. Aralık ayına kadar süre istedi. ‘Başarısız olursam gideceğim’ dedi. Saha başarısızlığı O’nu daha hırslandırdı. Yasa dışı yollarla kongreyi geçti. ‘İbra edildim’ dedi. Bugün 100 milyon lirayı aşan transfer politikasıyla ligde ancak 5. olabilecek bir takım yapabilir.

Kulübün imajında yok. (Ben Trabzonspor’u istemiyorum diyen topçunun peşine İsveç’e adam gönderiyor.) Şike mücadelesinde yok. Camia ile bütünlükte yok. Düşmanlarını artık kendi camiasının içinden belirliyor.

Seçime gitmiyor. Yasal olmayan yollara başvurarak kongre geçiyor ve aynı yöntemle binlerce üye yapıyor. Merak edilen konu şu: İbrahim Hacıosmanoğlu ne yapmak istiyor? Kulüp başkanlığında kalmak, kalabilmek için her yolu denediği gözüküyor. Bu bağlamda tek bir ilçeden yaptığı iddia edilen 2500 yeni üye ile kulübü ele geçirmek istediği de gözleniyor. Sorulması gereken soru esas burada başlıyor. Hacıosmanoğlu, bütün bunları ne için yapıyor?

Her yaptığı transfer, bir sonrakini aratıyor. Bankalardan kullanılan milyonlar boşa gidiyor. Artık, ‘Bu kulüp bir şirket olsaydı ve Hacıosmanoğlu’nun olsaydı böyle mi yönetirdi?’ sorusunun çok ötesindeyiz.

Bir ‘ele geçirme’ yasadışı yolları yasal sayarak, ‘ele geçirme’ eylemliliği ile karşı karşıyayız. Sorumuzu tekrar sormak istiyoruz. Bundan sonra ne olacak? Yani, ‘Hacıosmanoğlu kendi yaptığı üyelerle kulübü ele geçirdikten sonra ne yapacak?’ Trabzonspor’un başında nereye kadar kalacak?..

1-    1- Camianın kendi içinde bu kavga olduğu müddetçe (ki artarak sürecektir) takım şampiyon olamayacaksa…

2-    2- Akyazı Stadyumu bir yana, M.Ali Yılmaz Tesisleri’ni de satsa Trabzonspor’un 400 milyon liraya yaklaşan borcu (Yeminli Denetim Şirketinin raporu) kapatılamayacaksa…

3-    3- Bir süre sonra artık kredi de kullanılamayacaksa… Borçlar ödenemeyecek, futbolcuların paraları verilemeyecek ve sandık ümitleri sona erecekse. Bütün bunlara rağmen ortak bir akıl değil, yalnızca 1 kişi karar veriyorsa…Hızla kulübün kıyametine doğru seyrediyoruz demektir.

Bütün bunları bir hırs uğruna mı yapıyor?..

 

Yetiş ey hukuk…Bir yok edişin öncesinde yetiş…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108