Hiç lafı uzatmadan söyleyelim… Bize göre huzura elbette… Bunu söylerken, hemen herkesin aynı şeyi aklından geçirdiğini tahmin etmek zor olmasa gerek.

Neresinden tutsanız elinizde kalıyor’ sözünden hareketle…

Her yeni günde yeni bir polemikle devam eden bir camia oluverdi Trabzonspor…

Kötü gidişe mi üzülürsünüz, takım içinde yaşanan polemiklere mi, ele geçen ancak değerlendirilemeyen fırsatlara mı?

‘Artık buna da alıştık’ sözü bütün yaşananların doğurduğu sonuç.

Şimdi yeniden yazımızın başlığına dönecek olursak;

Huzur kelimesinin altında çok şey gerekli aslında;

Mesela yaşanan sorunlara baktığımızda futbolcu-hoca polemikleri öncelikli konularsa eğer bu takımın öncelikle Avrupa’daki bilinen ismiyle Mental Terapiste ihtiyacı var. Zaman zaman Trabzonspor Kulübü’nün bünyesinde yer alan Sportif Direktörlük kavramının da yeniden aktifleştirilmesi gerekmektedir. Çünkü görünen o ki teknik ekiple oyuncular arasında bir kopukluk yaşanmakta.

Geçilen süreç her anlamda stres yüklü…

Ekonomik anlamda yaşanan sorunlar zaten ortada iken…

Zirve yolundaki rakiplerin tamamının neredeyse puan kaybetmesi de önemli bir baskı unsuru iken…

İç huzuru yakalayıp sahaya o şekilde çıkmak gerekiyor.

Bu anlamda da en önemli-büyük görev takımın yerine göre abisi, yerine göre babası konumundaki takımın hocasına düşmektedir.

Sahada hırsından (kaçırdığı gol pozisyonu sonrası) formasını yırtan bir Burak Yılmaz’ın durumu bize göre yanan bir ateş misali, Teknik Direktör Ünal Karaman’ın oyuncuyu değiştirme hamlesi de bu hırsın üzerine adeta benzin dökmek olmuştur.

İşte tam da bu noktada, evet bu noktada oyunu okuyacak olan yine takımın hocasıdır.

Burak Yılmaz’ın son dönemlerde yaşadığı olaylara bakarak, ‘vurun abalıya!’ misali olayın üzerine gitmek hatayı hatayla sürdürmekten başka bir şey değildir.

Mademki bu oyuncu bu takımın oyuncusudur, bu oyuncudan faydalanacaksın. Düşünce yapısı bu olmalı kanaatimizce…

***

Uzun zamandır Trabzonspor’un deplasman maçlarını istisnasız-aralıksız takip eden yerel gazetelerden biriyiz.

Son dönemlerde ülkemiz genelinde ekonomide yaşanan sorunlara rağmen ayakta durmaya çalışan bir yerel gazetenin ekstra bir masrafı da göze alarak Trabzonspor’u adım adım gittiği her yerde takip ettirmek herkesin göze alacağı bir tercih olamayabiliyor bazen.

günebakış gazetesi devlet desteği ile değil kendi imkanlarıyla Trabzonspor’u takip ediyor. Yani taraftarı takımından haberdar etmek için kendi cebinden veriyor.

Bu yüzden de alkışlanacak, takdire değer bu durumu okurlarımızla paylaşmak istedik. Zira biz zaman zaman zor imkanlarla bazen kendi başımızın çaresine bakarak deplasman maçlarını en objektif-tarafsız ve en güzel fotoğraflarla okurlarımıza aktarmak için bu yolda yürümeye çalışıyoruz. Sanıyoruz bu anlamda ‘İşini hakkıyla yapanlar’ sıralamasında da kendimize haklı bir yer edindiğimizi söyleyebiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108