Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun bir TV kanalına verdiği beyanatlar, Trabzonspor’un nasıl yönetildiğini de ele veriyor. Sürekli düşman yaratan,diklenen ama dik duramayan,  basit menfaatler uğruna onursal davasını bile harcayan Hacıosmanoğlu, algı yöntemiyle ayakta kalmaya çalışıyor. Öyle noktalara savruldu ki, artık algı da kurtarmıyor.

1- Hacıosmanoğlu, şike davasındaki ilkesiz duruşuyla Trabzon’a ve Trabzonspor’a çok büyük zarar verdi.

2- Hacıosmanoğlu, yönetme erkinin çok uzağında biri olarak ne futbolu yönetebildi, ne kulübü yönetebildi ne de kendi yönetimini yönetebildi.

Futboldan ve futbolcudan anlamayınca kulübü 500 milyon lira borçla batma noktasına getirdi. Kendi başkanlarıyla kavga ederek ve bilmem kaç teknik direktör göndererek kulübü perişan etti. Oluşturduğu yönetimimin yarıdan çoğu gitti. Hacıosmanoğlu hiçbir şeyi yönetemedi.

3- Şikeyi örten Türkiye Fenerbahçe Federasyonu (TFF)  ile kol kola girerek kendi camiasını incitti. Yönetime koyduğu iki kişi ile TFF organlarına soktuğu 2-3 kişinin kendisini kurtaracağını zannetti. Halbuki o makamlara gelenler Trabzonspor için girmedi.

4- Hakemler Trabzonspor’u biçince TFF’nin kendisine yönelik bir organizasyonu olduğunu iddia etti. Şuyuu vukuundan beter iddia...

Her olumsuzluk karşısında muhataplarına, ‘düşman’ rolü biçen Trabzonspor Başkanı şike kayırıcısı TFF ile aynı potaya girmenin bedelini ödüyor. Üstelik kentin onursal meselesi şikeyi de teslim ederek... Bize göre TFF bu aşamada Hacıosmanoğlu’nun gitmesini istemez. Zira Hacıosmanoğlu artık anlaştıkları bir başkan!.. Lakin hakemler Hacıosmanoğlu’nun gitmesini isteyebilir! Zira futbol dünyası içinde sevilmeyen bir başkan... Trabzonspor Anadolu’da çok sevilirken futbol adamı görüntüsü vermeyen Hacıosmanoğlu hiç sevilmedi... Olsa olsa Hacıosmanoğlu’na karşı hakemler organizasyon yapabilir!.. (Böylesi bir iddia Trabzonspor için ne ağır bir iddiadır.)

***

Trabzonspor bugün, tarihinin en ağır sorunlarıyla karşı karşıyadır. Bir başkan düşününüz. Yedi bin üyesinin oy kullandığı bir kongrede seçildi. Ardından ilk olarak  kendisini seçenlerle kavgaya tutuştu. 2.5 yılda 4 bini aşkın yakın yeni üye yaparak kulübü ele geçirmeyi planlıyor. Kendi kulübünü ele geçirmek isteyen bir başkanla karşı karşıyayız. Hacıosmanoğlu, 2.5 yılda kulübü 300 milyon lira borçlandırarak en az 10 yılını ipotek verdi. Üyesinden yöneticisine ve çalışanına kulübün tüm kimyasını altüst etti. İddia ettiği hiçbir alanda varlık gösteremedi. Yönetemedi, siyasetin karşısında direnemedi. Kendi camiasına güvenmedi. Trabzonspor’u tek başına yönetebileceğini zannetti. Lakin Trabzonspor o kadar büyük ki kendisine karşı asla samimi olmayan Hacıosmanoğlu’nu yendi. Adeta, ‘Beni artık yönetemezsin’ dedi.

 

Hacıosmanoğlu’nun sarfettiği ‘Dayanabilirsem Aralık’ta aday olurum’ sözü Trabzonspor’u avucuna alıp bitirmek isteyen bir başkanın bitişinin tezahürüdür. Trabzonspor camiası için temel mesele şimdi Hacıosmanoğlu’nun nasıl gideceği değil, Hacıosmanoğlu gibi kulübü ele geçirmek isteyenlerin bir daha başkan olamamalarını sağlayacak demokratik ve hukuki altyapıyı oluşturmaktır.  Trabzonspor’un ele geçirilemeyeceği tüm kötü niyetlilere öğretilmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.