İbrahim Hacıosmanoğlu asla bir futbol adamı değil. Kulübe başkan olması ise şans eseri gerçekleşen bir plan ve proje işi… Trabzonspor camiasının şike hassasiyetini kullanarak Trabzonspor Başkanlığı’na seçilen Hacıosmanoğlu, hiçbir zaman samimi olmadı. Yalnızca kulübün başkanı olma ve neye mal olursa olsun orada kalma hırsıyla hareket etti. Bu hırs, Trabzonspor’u bitirse bile önemsemedi…  Çünkü asla samimi değildi.

***

Hacıosmanoğlu, Trabzonspor’un bütün genleriyle oynadı. Anadolu beyini sıradan bir kulübe çevirdi. Bu sıradanlık maç sonuçlarıyla alakalı değil. Başta ‘Şike Davası’ olmak üzere tüm değerleri yerle bir etti. Kulübü şampiyon yapan başkanı mahkemeye vererek başlattığı iç savaşta hep ölçüsüz hareket etti. Etrafında kalan birkaç çıkarcı ve etiket düşkünü ile koca kulübü adeta esir aldı. 6 mahkeme ve noter imzalı 1600 imzaya rağmen demokratça davranıp sandığa gitmek yerine 3 yılda kulübü ekonomik olarak da çökertti. Çünkü o, Trabzonspor’u değil, aslında hep kendini sevdi.

***

150 milyon liralarla aldığı borcu 500 milyon liralara çıkartarak kulübü iflasın sınırına getirdi. Hacıosmanoğlu’na 450 milyon lira değil, 900 milyon lira da verseniz şampiyon bir kadro kuramaz. Zira o bir futbol adamı değil. Hacıosmanoğlu’na Şota ve Süleyman Hurma gibi 10 tane daha futbol adamı verseniz, Trabzonspor’u şampiyon yapamazlar. Zira; 1) Hacıosmanoğlu futbol adamı değil… 2) Şota ve Hurma böyle bir vizyonun sahibi hiç değil. Trabzonspor’un şampiyonluğu için önce futbolun sonra Trabzon futbolunun ortak aklına ihtiyaç var. Hacıosmanoğlu ve etrafında kalan birkaç kişi bu ortak akılla kavgalı. Ortak akıl ise Hacıosmanoğlu’nu elindeki bıçakla hastayı tedavi eden bir doktor gibi değil, bıçağı öldürmek için kullanan bir iradenin sahibi olarak görüyor. Zira Trabzonspor lime lime doğranıyor ve adeta can çekişiyor.

***

Türkiye Fenerbahçe Federasyonu (TFF), Hacıosmanoğlu ve ekibini teslim aldı. Bu teslim alış artık itiraz etmeyen, TFF’nin yanlışlarını görmeyen bir keyfiyete büründü. Büyük iddialarla ve çıkar oyununun bir parçası olarak oraya gelen İbrahim Usta ise bir kez şike-mike diyebildi. Trabzonspor’a saat 16.00’da maç oynatan Türkiye Fenerbahçe Federasyonu aynı saatte 1461’i de sahaya sürdü. Trabzon ve Trabzonspor camiası bu kadar önemsizleştirildi. Daha verecek çok örneğimiz olacak!..

***

Trabzonspor’u bu denli haksızlığa kimse razı edemezdi. Aziz Yıldırım başta olmak üzere 40 yıl uğraşsa kulübe bu kadar zarar veremezdi. (Bu arada şike davasının son tutanaklarını yakında yayınlayacağız. Trabzonspor avukatlarının davayı ne kadar savunduklarını ibretle gözlemleyeceksiniz.) Bu bitirme ve teslim alma ancak içerden başarılabilirdi. Öyle de yapıldı.

Artık ne onursal davası şike mücadelesi… Ne İstanbul Dükalığına meydan okuyan yapısı…  Ne sahada Trabzonspor gibi oynayan takımı… Ne de geleceğe umutla bakan bir ekonomisi kalmayan Trabzonspor’la yüz yüzeyiz. Hazin olanı ise,  bu tabloyu biz hak ettik!..

Trabzonspor camiası, siyasi davranarak kulübü Hacıosmanoğlu’na teslim etti. Önce ‘Trabzonspor’a siyaset bulaştıracak’ deyip Muharrem Usta’yı infaz etti. Ardından yine siyaset yapıp, Hacıosmanoğlu’nu muhalif  diye başkan seçti. Futboldan, yönetmekten zerre kadar anlamayan birine biricik varlığımızı siyasi hırsla emanet ettik!.. Hacıosmanoğlu da kulübü siyasetin şamar oğlanı yapıverdi.

 

İlahi hikmet: Neye layık isek başımıza o geldi. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.