Trabzonspor Kulübü bugün zavallı pozisyonuna düşürülmüşse… Onuru ile, büyüklüğü ile, marka değeri ile yerlerde süründürülüyorsa bunun nedeni Trabzonspor sevenlerinin samimiyetsizliğidir.

2013 yılında Muharrem Usta karşısında İbrahim Hacıosmanoğlu’nu tercih edenlerin derdi asla Trabzonspor değildi. Onlar Hacıosmanoğlu’nu siyaseten ve Recep Tayyip Erdoğan’la vuruşması için seçtiler. Onların tercihi bumeranga döndü. Hırs, öfke, çıkar ve hatır önce kendilerini vurdu. Kavgalarının temelinde asla Trabzonspor yoktu.

Trabzon Adliyesi’ndeki hakim, Yargıtay kararından sonra kulüp yönetiminin kendisini yetkisiz ilan etmesine rağmen hala kayyum talebini reddedip vicdanları kanatıyorsa... Bu şehirde 3 tane avukat bir araya gelip, “Hop hâkim bey… Hukuka olan güveni yıkamazsın. Koca bir kentin hukuktan beklentisini bu kadar boşa çıkaramazsın. Trabzonspor’u bu hallere geciken hukuk düşürmüştür” demiyorsa… Diyemiyorsa, avukatlarımızın ‘Trabzonspor’ diye bir derdi olmadığını düşünürüz.

Hele hele Trabzon Barosu gibi bir STK, şikeyi örten, ‘Fenerbahçe şike yapmamış, Trabzonspor’un şike yapmasını önlemiştir.’ diyen bir avukatı şikeyi nasıl da başarıyla örttü diye Trabzon’a davet edip genç avukatlarına dinlettiriyorsa, Trabzonspor sahipsiz demektir.

Trabzon şehrinde STK’ların başında oturanlar ya makam derdi, ya eş dost hatırı ya çıkarları için Trabzonspor’u bu hallere düşürenlerle kol kola yürüyebiliyorsa… Bir yanda Trabzonspor’a bu kadar haksızlık yapıp diğer yanda kent değerini savunuyorsa… Ve bizim kendilerine inanmamızı istiyorlarsa bizi aptal, kendilerini çok akıllı zannediyorlar demektir. STK temsilcilerinin bazılarının Trabzonspor diye bir derdi olmadığını söyleyebiliriz.

İnsan sevdiğine bu kadar haksızlık yapar mı? Sevdiği bunca haksızlığa uğrarken insan hiç sesini çıkartmaz mı? Gördüğümüz bir kötülük karşısında elle müdahale şansımız yok!.. Dil ile müdahale edecek yürek de yok!... Hiç olmazsa kalbinizin sesi sandıkta bu kadar tuhaf tecelli ediyorsa Trabzonspor nasıl ayakta kalabilir?

Bir zamanlar öfkesini Trabzonspor’un haklarını gasp edenlere yönlendiren Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu çok zamandır içe döndü. Artık her çıkış, her söylem ve her eylem Trabzonspor’a zarar verir hale geldi. Stadyum odalarına hakem kilitlemeler!.. Kadınları Trabzonspor’a düşman etmeler… Ve Şota’nın babası ve kardeşi kendi karşıtları ile yemek yedi gerekçesiyle hoca göndermeler!.. (Şota gitmeliydi ama babası ve kardeşi bir vefa çerçevesinde Faruk Özak ve Cafer Hazaroğlu ile aynı yemekte buluştukları için değil.)

Size göre Trabzonspor’un gerçekten seveni var mı? Karşılıksız… Sevginin önüne hiçbir kriter koymadan… Trabzonspor için her türlü makamdan, mevkiden, paradan, çıkardan, öfkeden, husumetten arınarak Trabzonspor’u gerçekten seven var mı?

 

Seveni çok azınlıkta olmalı ki Trabzonspor bu kadar zavallı hale düşürülebildi. Zavallı Trabzonspor… Bu kadar samimiyetsizliğe rağmen hala ayakta kalabiliyorsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.