Trabzonspor’da, zor zamanda bir ‘Umut ışığı’ olarak davet edilen Teknik Direktör Rıza Çalımbay, kırılma noktasına erken ulaştı. Bunda hocanın söylemleri de etkili oldu. Rıza Hoca hem eylemleri hem söylemleriyle çelişkiye düştü. Futbol literatüründe buna ‘Kafa karışıklığı’ da denebilir.

Defalarca yazdık bir kez daha hatırlatalım. Spor yazarı ve analizcisi değiliz. Lakin Trabzonspor’daki gelişmelerin kenti ve toplumu ciddi olarak etkilemesi nedeniyle bazen sosyal analizler yapıyoruz. Bu yazımız da bunlardan biri… Yorumlar ise bize iletilenler. Yani sokağın sesi…

Rıza Çalımbay Trabzonspor’a geldiğinde, “Keşke takımı çalıştıracak biraz zaman bulabilseydim. Yani bir ara dönemde gelseydim” demişti. Biz bu yaklaşımın önemli olduğunu düşünerek Çalımbay’ın ikinci devre daha verimli ve sahada iyi oynayan bir Trabzonspor ruhu oluşturacağına inandık. Lakin sahada yine oynamayan ve yine umursamayan bir takım var.

Rıza Hoca Trabzon’a geldiğinde, ‘Trabzonspor gibi oynayan bir takım oluşturacağız’  demişti. Aradan geçen haftalara rağmen ortada hala Trabzonspor gibi oynayan bir takım yok. Karabük karşısında bile takımın oyunu mahcup ediyorsa… 10 kişilik Konya karşısında galibiyet kurtarılıyorsa (!)  ortada Trabzonspor’dan bahsedilemez.

Rıza Hoca öylesine çelişkiler yaşıyor ki, ortaya çıkardığı takım, iddialarını ve söylemlerini desteklemiyor. Kupayı çok önemsediğini söylüyor. (Bize göre Ligi önemsese daha iyi olurdu) Ama önemsediği kupa için tuhaf işler yapıyor. Konya’daki maça Burak ve Onur’u götürmüyor. Bu nasıl önemsemedir? Konya’da 1-0 yenildikten sonra gol yemeden 2 gol lazım. Kaleye Onur’u koymuyor. Onur’u terbiye mi ediyor? Yoksa başka şeyler mi oluyor? Alın işte… Ortada ne kupa kaldı ne de futbol…

Konyaspor 10 kişiyken bile tedbirli oynadığını söyleyen Rıza Hoca ne demek istedi anlayamadık! 10 kişi kalan bir takımdan korkuyorsak ya 11 kişi oynasalardı ne yapacaktık? Trabzonspor artık 10 kişi kalan takımlara karşı da tedbiri öne mi çıkartıyor? Rıza hoca Trabzonspor’da hocalık yaptığını unutmamalı. Oyuncu tercihlerini cesurca yapmalı. Kime inanıyorsa onu oynatmalı. Bilmeli ki kaybettiğinde hedef kendisi oluyor. Hiçbir futbolcunun hatırı güzel bir oyundan daha kıymetli olmamalı.

***

Rıza Hoca ya kendine ya takımına güvenmiyor. Ya da ikisi birden… Sanki şehir psikolojisi altında eziliyor. Bize göre yanlış analizler yapıyor. Trabzonspor camiası önce futbol izlemek istiyor. Kaybetse bile iyi oynayan bir takım görmek istiyor. Trabzonspor taraftarı korkak-ürkek futboldan nefret ediyor. Kendi psikolojisini sahada görmek istiyor. Risk alınmasını, kaybedilse bile adam gibi kaybedilmesini bekliyor. Bugün gelinen nokta, Konya’da 2 puan bırakan Rıza Hoca, sahada risk almayarak daha büyük bir riskin altına girdi. Fenerbahçe maçı… Fenerbahçe maçını mutlaka kazanmalı. Şimdi tedbirlere başvurup yine korkak ve ürkek bir futbolla 1 puana oynayacaksa Trabzonspor’un buna ihtiyacı yok. Trabzonspor Fenerbahçe’yi yenmek istiyor. Camia futbolcularda o arzuyu ve oyunu görmek istiyor. Rıza Hoca bilmeli ki şayet ürkek ve korkak bir oyunla Fenerbahçe’ye yenilirse tüm güven bitecek. Ligin sonuna kadar boş tribünlere oynayacak. Belki takımın başında kalacak ama söylediği hiçbir söz önemsenmeyecek. Bir mana ifade etmeyecek.

Yani artık boşluğa seslenecek.

Kırılma noktasına erken geldi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89