Maçka’nın Köprüyanı köyündeki son terör saldırısı, apaçık bir ihmali gösterirken bazı odaklar Bülbül ailesinin veya köyden birilerinin teröristlerle işbirliği yaptığını yayıyor. Bu kafa karışıklığı milletvekillerimiz Haluk Pekşen’in kafasını da karıştırmış olmalı ki, ‘Sonra konuşacağım’ diyor.

İlk gece Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la konuşan anne Ayşe Bülbül, devletin şefkat eli karşısında 13 evladını da şehit verebileceğini söylüyor. Cumhurbaşkanı’nın kendisini aramasından o kadar memnun ki, ‘Siz 3 çocuk dediniz. Ben 13 çocuk yaptım. Yanlış mı yaptım’ diyecek kadar içten konuşuyor. Cumhurbaşkanı’nı evine davet ediyor ve karşılık alıyor.

İkinci geceden itibaren işler değişiyor. Anne Bülbül, çevreden gelen söylemler ve dedikodularla yıkılıyor. Devlet yetkililerinin kendilerinden şüphelendiğini, teröristleri besledikleri iddialarıyla öfkesi kabarıyor. Buna karşın şu çıkışı yapıyor:

“Şunu düşünüyorum; ‘Ya biz bakalım bu çocuktan bilgi alabilir miyiz, acaba bunlar mı bunu besliyor?’ diye düşündüler. Biz nerde besleyeceğiz onları ormanın dibinde. Nasıl besleyecektim ben kadın kişi eşim yok, çocuklarım yok. Ne diyerek besleyecektim? Madem besledim, niye duyurdum? Sonuçta biz ihbar ettik, evimiz soyuldu.”diyor.

***

Ayşe Bülbül’ün rahatsızlığı şu noktadan kaynaklanıyor. Evden 200 kg. kadar un, 25 kg. kadar şeker, 10-15 kg kadar diğer çeşitli gıda maddesi çalınmış. Dikkatler 200 kg. unun üzerine toplanmış. O kadar un bir evde ne arıyormuş? Önce şu ayrıntıyı kaydedelim. Birincisi; 200 kg un, tanesi 50 kg olan 4 çuval unun toplamı değil. Ramazanda yardım olarak gelen 5-10 kg’lık 7-8 parçadan oluşan  unların toplamı. İkincisi; Trabzon Fırıncılar Odası Başkanı Sn. Davut İlik ile konuştuk. 200 kg undan ne kadar ekmek çıkacağını sorduk. “Köy ekmeği bağlamında 350-400 ekmek çıkar. 13 kişilik bir aileye de 2 ay gider” dedi. “200 kg unu teröristlere mi götürdüler” iftiralarını hatırlatınca da; “Allah’tan korksunlar. Oradan kışın 3 ay Maçka’ya inilemiyor. Bunu söyleyenler vicdan yoksunu ve şeytanın avukatlığını yapıyorlar” diyor. Yani bu iddiaları Trabzon’da hiçbir vicdan kabul etmiyor.

***

Gelelim şimdi şeytanın avukatlarına… Sözcü gazetesinde Saygı Öztürk denen utanmaz adam, şehadet noktasına ulaşan ve ülkede bayraklaşan Eren Bülbül ve ailesini itibarsızlaştıran aşağıdaki şu iddiaları paylaşıyor. Güya bizim Haluk Pekşen’in de kafası karışıyor.

“Eren Bülbül’e o gün çelik yelek giydirildiği söylendi ama bunun gerçek olmadığını öğrendim. Bülbül’ün evinden 200 kilo un, 20 kilo zeytin çalındığı belirtiliyor. İşte burada soru işareti var. Aşırı nem nedeniyle evlerde bu kadar un da, zeytin de bulundurulmaz. Un, çuvallarla satılır. Bir çuval un genelde 50 kilo olur. Bazen 70 kilo alan çuvallarla da un alınıyor. 200 kilo un bulundurulması, küfleneceği biline biline 20 kilo zeytin alınması açıkçası yöreyi bilenlerin kafasını karıştırıyor. CHP’nin Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen’e sordum, ‘Bu kadar un, zeytin olmaz. Bence de burada gariplik var” dedi.

Teröristler Eren’e un ve zeytini silah zoruyla mı aldırdılar? Eren, bu durumu korktuğu için mi güvenlik güçlerine geç bildirdi? Teröristler de, polisi, askeri araştırma yaparken gördükleri için mi harekete geçti? Kendilerini ihbar ettiğini düşündükleri Eren’i o yüzden mi orada hedef aldılar?”

***

Dün Ayşe Bülbül’ü Maçka’daki evinde ziyaret eden Milletvekili Akif Hamzaçebi ile konuştuk. Şehit Eren Bülbül’ün mezarını da ziyaret eden Hamzaçebi, aileye yönelik işbirlikçilik iddialarının kabul edilemeyeceğini söyledi. Öyleyse bu iddialar nasıl gündeme gelebildi? Bize göre başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm Türkiye Eren’in kahramanlığını bayraklaştırınca PKK, psikolojik olarak yenildi ve lanetlendi. Eren veya ailesinden hain çıkartılmalıydı ki milletin gururu incinsin!..

MİT TIR’larıyla ülkesine ihanet edenler, Karadeniz’e ve Karadeniz insanına ihanet etse çok mu?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Köseoğlu 4 ay önce

Türkiye'de hain bellidir.pkk ve yandaşı .hp