banner114

Geçtiğimiz haftaya damgasını vuran gelişme, hiç şüphesiz İstanbul seçimleriydi. 6 Mayıs Pazartesi günü toplanan Yüksek Seçim Kurulu’nun kararı herkes tarafından merakla bekleniyordu. günebakış gazetesi gelişmeyi, ‘YSK bugün İstanbul düğümünü çözüyor’ başlığı altında verdi. Haber de 4 milletvekilinin beyanı yer aldı. Salih Cora, Ahmet Kaya, Hüseyin Örs ve Mehmet Bekaroğlu…  Bekaroğlu karar öncesi yaptığı açıklamada kendisinin seçimin tekrarından yana olduğunu açıklıyordu. Bekaroğlu’nun görüşleri şöyleydi: “Ben şahsen tekrar seçime girilmesinden yanayım. Ekrem İmamoğlu 250-300 bin farkla kazanır. İstanbul’un böyle bir farkla kazanılması demek, hükümetin ve Tayyip Erdoğan’ın tartışılması demektir” Bugün İstanbul seçimleri tam da Bekaroğlu’nun dediği düzleme geldi. Ancak Bekaroğlu YSK kararından önce ‘Tekrar seçimden yanayım’ derken… YSK ‘Tekrar seçim’ deyince bu kez ‘Bu bir darbedir’ biçiminde tepki gösterdi.

***

İstanbul’un seçimi, geçtiğimiz haftaya damga vuran olay oldu. Mesele yerel seçim olmaktan çıkarak Türkiye’nin seçimi veya iktidar için referandum dönüştürüldü. günebakış gazetesi seçimin evrildiği bu noktayı, ‘İstanbul’u aşan bir seçim olacak’ başlığı altında verdi.

‘İstanbul’da yeniden seçim’ kararı muhalefette büyük bir öfke ve tepki doğurdu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu özellikle iş dünyası ve sanatçıları  “Her şey güzel olacak” sloganı etrafında konuşmaya çağırınca sanat dünyası İmamoğlu’na destek verdi. İstanbul’un seçimi tam da Tayyip Erdoğan’ın istediği biçimde Erdoğan’a endekslendi. Yani Binali Yıldırım’ın ismi unutuldu ve Erdoğan hedefe konuldu. Aslında bu tablo tam da Erdoğan’ın istediği tabloydu. Küskün AK Partililer, mecliste AK Parti’ye, başkanlıkta Ekrem İmamoğlu’na verenler şimdi ne yapacak? Tayyip Erdoğan’a mı, Ekrem İmamoğlu’na mı oy verecek? Hani deniyor ya!.. ‘İmamoğlu 2023 Cumhurbaşkanı adayı’ diye… Tarih öne çekildi ve mini seçimde ilk deneme kendini gösterecek. 23 Haziran Tayyip Erdoğan ile Ekrem İmamoğlu’nun yarışacağı seçime dönüştürüldü.

***

Geçtiğimiz haftanın gündem maddelerinden bir diğeri de CHP’de ırkçı düşüncenin ya da kaygının zemin bulmasıydı. Suriyelilere karşı baş gösteren ırkçı tepki Trabzon CHP’de kendini göstermeye devam etti.. CHP’nin Ortahisar Meclis üyesi Cüneyt Zorlu belediyeden mültecilere ne kadar kaynak aktarıldığını sordu ve ekledi… “Kendi ülkeleri için çalışmayan, savaşmayan bu insanların ülkemize faydası nedir?” Bilindiği gibi benzer bir tepkiyi önce CHP Ortahisar ilçe başkanı Ömer Hacısalihoğlu vermişti.

CHP Meclis üyesi Cüneyt Zorlu, mültecilerden ne tür fayda bekliyor bilmiyoruz. Lakin onlar adı üstünde sığınmacı… Yani bize sığınan insanlar. Bir diğer soru ise şu… Suriyeli mülteciler yerine mülteciler Gürcü olsaydı CHP aynı tepkiyi gösterir miydi?

***

Geçtiğimiz haftanın bir diğer gündemi ise Bayburt’ta karın yuttuğu Anadolu Ajansı muhabiri Abdülkadir Nişancı için sosyal medyada öne çıkan çirkin ve insanı utandıran mesajlardı. Sırf Anadolu Ajansı’nda çalışıyor olduğu için Ajansa yönelik ideolojik nefret pes dedirtecek cinstendi. Sosyal medyada öyle kin ve nefret mesajları yayımlandı ki Bayburt Valiliği ve Uluslararası Medya Enformasyon Derneği bu nefret ve hakaret mesajlarını yargıya taşıyacağını duyurdu. Dernek bu insanlık dışı mesajları şöyle yorumladı: “Bunlar ifade özgürlüğü olamaz. Bunlar hoşgörüsüzlük, vicdansızlık, ahlaksızlık, insan haklarına ihanet ve insanlığa düşmanlıktır”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108