Önceki gün bir dostun uyarısından keyif aldık. “Ali Bey… Avrasya 7 yaşında. Kitabını yazdığın ve bunca emek verdiğin üniversitenin kuruluşunun yedinci yılında hiçbir şey yazmayacak mısınız?” dedi. Bu yaklaşım bizim için duyarlılık demekti.

Aradan tam 13 yıl geçti. Sayın Ömer Yıldız’ın “Ben Trabzon’da özel bir üniversite kuracağım.” dediği ve ortaya irade koyduğu tarihten bugüne tam 13 yıl. Bu 13 yılın 6 yılı “Derin Trabzon’a” karşı direnmekle geçti. Trabzon’un derini, elit geçinenleri ve hatta o günün üniversite yönetimi Ömer Yıldız’ın üniversite kurmasını istemiyordu. Onlara göre Trabzon’a özel üniversite kurulacaksa onu da kendileri kurardı!.. Ya da kurulmazdı!.. Bu gerçeğe bugün Avrasya’da görev yapan KTÜ’den emekli hocalarımızı da katıyoruz. Hiçbiri o dönemde arayıp da, farklı zeminlerde konuşup da destek vermedi. Tüm bu ayrıntılar “Avrasya’nın Hikâyesi” kitabında not edildi.

Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ömer Yıldız 7’nci yıl dönümü gecesinde “Açıldıktan sonra bile kapatmak için uğraş verdiler.” diyor. Bir kentin, özel üniversite kurulmaması için direnişini anlayabiliyor musunuz? Hâlâ anlaşılmamışsa 7. Yıldönümüne davet edilmesine rağmen katılmayan devlet erkânına bakınız. İsterseniz Trabzon’da Avrasya gerçeğini oradan okumaya çalışalım.

***

Avrasya Üniversitesi 8 bini aşkın öğrenci, 500’ü aşkın akademik ve idari personeliyle Trabzon’un marka değerlerinden birisi. YÖK raporuna göre 2016-17 döneminde yüzde 36 büyüdü. Türkiye yüzde 11 büyürken Avrasya yüzde 36 büyüdü. Yine YÖK raporunda önemli bir kayıt daha var… “Avrasya Üniversitesi bundan böyle kendi imkânlarıyla hayatiyetini devam ettirebilir duruma dönüştü.” Avrasya Üniversitesi artık tüm detaylarıyla Trabzon’un vazgeçilmez bir gerçeği hâline geldi.

***

7. Kuruluş Yıldönümünde keşke bunları konuşuyor olmasaydık. Keşke Avrasya Gerçeği kavranmış olsaydı da yeni atılımlarının önü açılsaydı. Rahatsızlık veren gerçek, Marka Değer olmasına rağmen Avrasya’nın kent için öneminin anlaşılamaması.

Avrasya Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Sayın Ömer Yıldız, uzun zamandır bir şeyler söylüyor… “Türkiye’nin 2023 vizyonuna katkı sunmak istiyorum. 2 bin kişinin istihdam edileceği ‘Bilim Köyü’ kurmak istiyorum. Akademisyen sayımız katlanacak. Trabzon’a yeni bilim insanları kazandırılacak. Bunun için kimseden para-pul istemiyorum. Paramız var ve sıkıntı yok. Yalnızca önümüz açılsın.” Bizi üzen ve ciddi biçimde rahatsız eden şey, yetkili Allah’ın bir kulu Yıldız’ı davet edip de ‘Ya arkadaş gel buraya bakalım. Siz nasıl bir proje yapacaksınız? 2 bin insanı nasıl çalıştıracaksınız? Şunu bize bir anlatsanız…” demiyor. Dinlemek bile istemiyor. Hatta belki de duyunca rahatsız olunuyor.

Ömer Yıldız, 150 milyon dolarlık 3 mega projeden bahsediyor. 5-10 milyonluk yatırım yapmak isteyenlerin önünde ardında seferber olunuyor da, 150 milyon dolarlık yatırımı kimse duymuyor. Yapma böyle Ey Trabzon… Bu yapılan ayıptır ve günahtır. Ayıp olan keyfiyet samimiyetsizliktir… Hem ‘Trabzon’un çıkarları’ diyeceksiniz hem “150 milyon yatırım yapmak istiyorum. Açın önümü” diyen işadamını duymazdan geleceksiniz. Günah olan keyfiyet ise, 2 bin insanın çalışması taahhüt ediliyor. Trabzon’da bu kadar işsiz varken ve evine ekmek götüremezken… Üniversite mezunları iş bulup evlenemezken böyle bir yatırım vaadini görmezden gelmeniz…

Allah aşkına bırakın artık kibrin etkisiyle bakıp da görmemeyi.

Avrasya gerçeğini artık görün…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mert 3 ay önce

çok haklı ve yerinde bir serzeniş.

banner89

banner37