mersin escort bayan

banner114

1-SİNÖR (HUDUT-ARAZİ  ANLAŞMAZLIKLARI) DAVALARI: Trabzon’u en  çok olumsuz  meşgul eden  ve geri bırakan sorun budur. Bu sorun çözülmeden diğerlerine hiç geçilemez. Çünkü: hepsi asıl bu en büyük sorunun  parçalarıdır.

Peki bu Sinör davası Trabzonda  neden vardır? İslâmda ve Türklükte çok büyük yanlış,suç ve kötülük olduğu halde  Trabzondaki Müslüman Türk toplumunda niçin vardır?İşte asıl sorun burada.Bunu kökenine inerek sorgulayalım.İlk önce bilelim ki bu kötü olay İslâmdan önceki kâfir derebeylerinden kalmadır.Gerek Doğu Roma (Bizans) ve gerekse Kommen dönemi işgalciliklerinden izler taşımaktadır.

Bizim Müslüman Türk kültürümüzde, İslâm hukukumuzda ”Mülk Yüce Allahındır.” Sadece tasarrufu dünyayı mamur etmesi için insana verilmiştir. Yunus Emre “Mal da yalan,mülk de yalan. Gel biraz da sen oyalan” diye Sinörcülüğü reddetmektedir. Fetihlerin toprak kazanmak için değil,İslâmı,Hak Nizamını bâtılla kötülük saçanların ülkesine yerleştirmek için olduğu bizzat Fâtihin ağzından Trabzonda  Zigana dağında söylenmiştir. Buna rağmen eski hudutları Batumdan Kastamonuya kadar olan Karadenizde  kızlara yer vermemek âdeti, geleneği vardır. Bu konuda mahkemelerde nice dosyalar vardır.Çıkarı için mahkemelerde Allaha, Kur’ân-ı Kerîme yalan yere yemin edenlere,yakınlarına lüzumsuz  dava açanlara ,kötülük edenlere bile rastladık.Arazi davalarının dosyalarına ,olaylarına bile rastladık.  İşte bu gibi kimselerin tutumlar İslâmda asla geçerl i değildir.Çünkü: Osmanlıca Trabzon Vilâyet kaydı olan Sâlnâmelerde bu Sinörcülüğün geniş Trabzon hudutları içinde fetihten ve İslâmdan önce Trabzon’da iskân eden kimselerden ,haçlılardan ve putperestlerden kaldığı belgesel olarak  belli olmuştur.  

Osmanlıca Trabzon Vilâyet Sâlnâmelerinde  SİNÖR  ve MİNÖR adı iki putun olduğu ,bunların dokunulmazlığı olduğu; sonradan Trabzondaki arazi sahiplerinin bunların dokunulmazlığına bakarak tarlalarının hudutlarına “burası benim,buradan beriye geçme” demek için  konulduğu;bu gelenek ve göreneğin sonradar Batumdan Kastamonuya kadar Müslüman Türk Halkını da ,bilhassa kaba kuvvete dayanan cahilleri de etkilemiş;bu yüzden çok hak yeme olayları,gece Sinörlerini akrabasının veya  komsunun arazisine geçme şeklinde uygulamalar olmuştur.Halbuki Yüce Allah  başkasının hakkına tecavüz edenlerin şehitliğini bile kabul etmemektedr.Peygamberimizin “Malı başında ölen şehittir” buyurması kendi arazisi için söz konusudur.Başkasının malı başında ölmekle şehit olunmaz.Bütün yanlış uygulamalar Trabzonda toplumculuğu zayıflatmış:Trabzonaun geri kalmasına sebep olmuştur.Çünkü:Bu Sinörcülük birlik ve beraberlik ile sevgi ve saygıyı bile ortadan kaldırmıştır.Snörcülük yüzünden birbiriyle konuşmayan nice akrabalar vardır.Âhirette bu yüzden hesaba çekilecekleri bellidir.Topraktan yaratılan insan yine toprağa gider.Ruhu göklere çıkar.Çünkü:Ruhu nurdan,bedeni topraktan yaratılmıştır.Yaratan Yüce Allahı dinleyenlerde Snörcülüğe tenezzül  yoktur.Eskden adamın boğazından başkasının hakkı olan bir buğday tanesi geçse anladığında parmak vurup onu çıkarırmış vekanına karıştırmazmış..Hatta gidip Kâbe duvarı önünde ağlar tövbekâr olurmuş..Bugün ise "Ra“bena hep bana” felsefesi yerleşmiştir.Gerçekte ise bu materyalizmdir.Zira materyalizm”Hiç kimsenin olmasın,hep benim olsun der.Şeriatte ve hakikatte “Benim de olsun,senin de olsun”  kuralı vardır.Tarikatte ise “benim olmasın hep senin olsun”düsturu vardır.Günümüz tarikatçileri ise bunun aksine hep mal-mülk toplamaktadır.İstanbuldaki büyük Mürşid Aziz Mahmu tHudaî Hazretleri kendisini ziyarete gidenlerin yol paralarını ve masraflarını verirmiş..Bugün se Ziyaretçilerin çektikleri hiç hesaba katılmamaktadır.Bu Sinör ve Minör denilen   putlar Trabzon Valilik kayıtarına göre Akçaabatta idiler.Bu nedenle en çok Sinörcülük de Akçaabatta vardır. Bu yüzden elli altmış sene önce yaylalarda bile çok kelif yakmalar,cinayetler olmuştur.Benim çocukluğumda Valiler ve Jandarma bile zor durdurmuştur.Çok şükür bu gavur uygulaması olan Sinörcülük   bugünazalmıştır.Amma yok olmamıştır.Bayburtta  Snör isimli bir köy bile vardır.Levhası halâ yerindedir.Bu isimle anılmaktadır.Sinö kelimesi bile gavurlardaki SENYÖR kelimesinden gelir.Zira derebeyler birer senyör idi.Herkes onların emrinde köle idi.Çok şükürki dört Halife  ve dha sonra yedinci asırda Dede Korkut devrinde Hazar denizine kadar yapılan fetihler Trabzondaki Bizans denilen Doğu Romanın,Pontusun ve Kommenlerin de  Sinörcülüğün sonunu getirdiği gibi sonlarını getirmiştir.Sinörcümüğü asıl yok eden Fâtih Sultan Mehmet Han olmuştur.Nurlar içinde yatsın.Ne yazıkki bugün asıl Sinörcülük Kültür ve sanat alanına yansımıştır.Tarladakinden daha çok şehirde Sinörcülük vardır.Tretuvarları araba ve kasalarla doldurup toplumun hakkın yok etmek de bu bâtıl ve cahil  sinörcülüğe ,hak yemeye dayanmaktadır. Ha Cenâb-ı Hak yoktur(Haşâ) dedin.Ha hak yedin.Hiç farketmez.Bu tutumda olanlar hep sinörcüdür.Onların olduğu yerde medeniyet ilerleyemez.Önce onların Sinörcülüğü yok edilmelidir. Bu onlar için de kurtuluştur. Sinörcü şahıs damadına namusu olan kızını verir fakat kızının hakkı olan malını vermez. Oldu mu ya? Bu ne korkunç cehalettir. Gelinin kızındır.Damadın oğlundur. İnsan namusunu, insanlığını,insanları,komşu ve akrabasını mala mülke ,paraya değişir mi.Asıl mutsuzluk sebebi bu Sinrcülüktür. Şimdilik bu köşemizdeki kadar size bu konuda ilmen açıklama yaptık. Bir televizyon programında Rahmetli Hacı Ziya Hocaya: ”Hocam şu sinörcülere birşeyler söyleyiniz” dediğimde,bana canlı yayında  dedi ki:” Bir defa dedimde bana bazı şahıslar karşı çıktı. ”Benim malımdan sana ne?”deiler. Şu en sert açıklamalar yapan Yaşar Nuri Öztürk Hoca bile sinörcülere bir şey diyemez. “ Bunu hiç unutmadım. Adamın tavuğu atladı komşunun tarlasına .Vur tavuğu. İncirin dalı geçti  komşunun tarafına ,kes incirin dalını,vur sahibini. İşte Sinörcülük böyle bir tehlikeli putçuluktur. ve Şirktir. Bundan kurtulmadan Trabzon yeniden aslına asla rücu edemez.                                                                                                       

                                                                     

                                           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Necmi Kalender 1 hafta önce

bu sorun her yerde vardır. trabzon'un 1 numaralı sorunu gibi sunulması -kuru sıkı- bir abartıdır. kaldı ki, kadastro köylere gelmeden önce böyle bir sorun olsa da bugün köylerde doğru dürüst insan kalmamıştır. bakalım daha neler okuyacağız yazıcı beyden?

Avatar
ogün 1 hafta önce

yazıyı güç bela okudum. la havle çektim. trabzon aslına rücu edecek lafına takıldım. sınırcılık olayı pontuslular zamanında var, osmanlılar zamanında var ve kesintisiz olarak günümüze geliyorsa trabzon'un rücu edecek aslından kasıt nedir? anlayamadım!

banner108

balikesir escort bursa escort canakkale escort eskisehir escort kastamonu escort erzurum escort bolu escort karabk escort konya escort kayseri escort afyon escort samsun escort edirne escort grkle escort tokat escort