banner114

25  Temmuz 2019  Perşembe günü Saat 17.30.da  Trabzon  müstesna bir vefa örneği gördü.Hem de Trabzon Orta Hisarda Saray-i Atîk  sokaktaki Trabzon Tarih Müzesinde.Öncelikle Sağnak yağışlı hava muhalefetine rağmen  Müze Bahçesini bu iş için çok güzel düzenleyen Müze  Müdürü Saadettin ÖNSEL’i; Ali Rıza Yıldız ağabeyin Oğulları Şadan ve Ümiti,kızları Türkay ve Ayşegülü ;Karadeniz Yazarlar Birliği Başkanı Sebahattin Saruhanı  ve ekiplerini ,Ankaradan bu anmaya gelen misafirleri cân-ü gönülden tebrik ediyorum.

Öyle vefa örneği ki Trabzonun kurtuluş günlerindeki     soğuk karlı günlerde bile olsa herkes Ali Rıza Ağabeye bu sevgi ve saygıyı gösterecekti.İzdiham oldu.Konuklar Tarih müzesinin odalarında  bile sıkışık vaziyette rahmetli için söylenen belgesel hatıraları dinlediler.Radyo ve TV. Konuşmalarından sesli  anıları dinlettiler.Karkatürleri ,Şirleri,Fotoğrafları panolara takıldı.Çok sayıda arkadaşa burada  söz verildi.Bu vefalı anmayı en güzel şekilde  Sunucular güzeli Canan KALAYCI Hanımefendi  sundu ve de program akışına göre yönetti.

Şunu da vurgulayaark belirtmeliyiz.Ortahisar tarih müzesinde andığımız şâir ve yazar Ali Rıza ağabeyi  ve kitaplarını en güzel Ispartalı araştırmacı yazar;K.Y.B:kurucu üyesi,K.Y.B.Yazarlar Meclis Başkanı,Trabzon Belediyesi Fahri hemşehrisi,K.T.Ü. öğretim görevlisi ve Trabzon İl Halk Kütüphanesi müdürü Murat Yüksel bey  üç sayfa halinde yazdı.Şimdi yarım sayfa daha Şadan beye yeni anı gönderdi.İşin garibine bakınızki Trabzona otuz cilt eser yazan ve de Ali Rıza ağabeyi televizyon ve radyolarda tanıtan Ispartalı Murat Yüksel beyi de en iyi rahmet-i Rahmana kavuşan Ali Rıza Yıldız ağabey sağlığında tanıttı.Bu tanıtımlar Trabzon Belediyesince  Belediye tarihçelerine nakşedilmelidir.

Bana  da söz verildi.Ben en çok Trabzon Bâb-ı ÂLîsinde  yaşanan hatıralardan söz ettim.Çünkü:Trabzon Bâb-ı ÂLîsindeki en güzel Bâb-ı ÂLî şiir ve yazılarını rahmetli Ali Rıza YILDIZ ağabey yazmıştı.Öyle ki en sonunda söz verilen oğlu ŞADAN YILDIZ  bey bunlara dayanamayıp ağladı.Kendisine “AĞLAMAK YOK VEFA VAR” diyerek teselli verdim.Trabzon Bâb-ı Âlîsi (YÜCE VE YÜKSEK BASIN KAPISI)YENİDEN 1986 YILINDA FAALİYETE GEÇMİŞTİ.Ali Rıza Ağabeyin içinde olduğu o fotoğrafta bizimle birlikte orada idi.Hele Karadeniz Yazarlar Birliği kurulduktan sonra oluşan Trabzon Bâb-ı ÂLîsi  fotoğrafı  O zamanki Belediye Başkanı Sn.Atay AKTUĞ da dahil orada idi.1992 tarihli idi.Bugün ise ölü ve diri 2000 civarında yazarı-şâiri-çizeri-Sanatçısı olan  Trabzon Bâb-ı Âlîs çok büyüdü.Dört Yazar kuruluşu var.Yazarlar Platformu bile oluşturuldu.Karadeniz Yazarlar Birliği bünyesinden Trabzon Yazarlar Derneği,Trabzon Şairler Derneği , Trabzon Çağdaş Şâir ve Yazarlar Derneği doğdu.Hepsi burada Bâb-ı ÂLî yazarı rahmetli Ali Rıza ağabeyi andılar.Ne yazıkki Ali Rıza ağabeyin Zağnos Burcuna bitişik Belediyece evi yıkılmıştı.Kendisi tâ 1994 yılında  öleceğini hissettiren şiirlerini yazmaya başlamıştı.Onları da okuduk.Şâirin evini yıktılar amma Zağnos Vadisindeki her evi yıkamadılar.Olan şâir ve yazarlara oluyor Trabzon Bâb-ı Âlîsinde.Halbuki bu Bâb-ı Âlî’de asıl yazarlara,çizerlere,şâirlere,sanatçılara sahip çıkılmalıdır.Asıl onlar Trabzonu muhafa za ediyorlar.Aslına rücu’ ettirmek için çalışıyorlar.Buna rağmen  tavukçuya ve çorap dokuyana kredi hakkı vardırda yazarlara Bankalarda halâ kredi hakkı yoktur.Halbuki ;Ali Rıza ağabeyle bu Bâb-ı Âlide yüz aded de bizler yazar yetiştirdik.Çoğu ansiklopedilere geçmiştir.Demek ki:bu Bâb-ı Âlî meselesi palavra değil.İlmî bir konudur.Çünkü:Türkiyede Anadoluda ilk matbaa 1865 yılında Trabzonda kurulmuştur.1868’de yayına başlamıtır.Trabzonun okumak yazmaktaki başarıları asıl buradan kaynaklanmıştır.Dünyada Avrupa matbaa ile ileri geçti.Türkiyede İstanbuldan sonra Trabzon.İzmirde Basımhane olduğu hlde Bâb-ı Âlî yoktur.İşte Trabzonun  Anadolu şehirlerinden asıl farkı budur.Bu nedenle bu Bâb-ı Âlî Matbuat anıtı da Trabzon Valiliğini temsilen Trabzona dikilmelidir.Bundan Trabzon Gazeteciler Cemiyeti ile bütün Yazar Dernekleri ve Trabzon Valiliği sorumludur.Ali Rıza ağabeyin Bâb-ı Âlî şiirlerine  ve kendi yazdığı otobiyografisine köşemizdeki sütunumuz müsait değil.Onları Onun için hazırlanan ve bu vefalı anmada dağıtılan anılar kitabında ve de bundan sonra hazırlananlar da bulacaksınız.Bu vefalı anmanın bir faydsı da şu oldu.Trabzonlu tarih-kültür ve sanat adamlarının ,yzarların,çizerlerin Tarih müzelerine bile sığmadığı; onlara Valilik ve Belediye tarafından  âcilen bir Kültür Sarayı yapılması gerektiği de anlaşılmıştır.Rahmetlinin Cenaze namazını 2000 yılında Gülbahar Hatun Camiinde kılmıştık.19 sene oldu.Dileriz Âhirette de biraraya geliriz.Ruhuna binlerce Fâtihalar olsun.Bizlere örnek oldu.Ruhu şâd olsun.Başka ne diyeyim.?Saray-i Atîk Sokak şimdiye kadar böyle bir vefalı anma görmedi.Bir dahaki anmada buluşmak üzere hoşça kalınız.

         

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108