Osmanlı’nın en değerli kadınlarından biri olan Fâtihin gelini, İkinci Beyazıt Han’ın eşi, 23 sene Trabzon Valiliği yapan Yavuz Sultan Selim Hanın anası; Trabzonlu Cihan hükümdarı Muhteşem Kanuni Sultan Süleyman Han’ın babaannesi Ayşe Gülbahar Hatun’un kabri, Hatuniyye Camii ve külliye bahçesi Trabzon’da… Türkiye’nin ve Dünyanın her tarafından turistler gelip onun kabrini ve devrinin eserlerini ziyaret ederler fakat bizim Trabzon’daki yirmi civarındaki kadın dernekleri nedense onu gidip pek ziyaret etmezler. Bu, bütün Trabzonlular için büyük vebal ve vefasızlıktır. Çünkü onların Trabzon’a çok büyük hizmetleri var. Hâtıraları ve tarihî belgeleri daima bellidir. Bu nedenle haklıyım. Onunla ilgili bir tek faaliyetlerine ve etkinliklerine hiç rastlamadım. Hâlbuki böyle bir tarihî kadın başkalarının mekânında veya şehirlerinde olsa ona hakkıyla görevlerini yaparlar. Çünkü bu Osmanlı kadını öyle sıradan bir kadın değil. Vatana nice büyük adamlar yetiştirmiş ve bugünkü Trabzonlular kadın-erkek bu mirasta yaşamaktadırlar. Türbesinin üzerinde “Anadolu Bacılar Teşkilâtı”ndan olduğu bile yazılıdır. Bu Bacılar Teşkilâtı Müslüman Türk kadınlarının vatanseverlik teşkilâtıdır. Hattâ hem ilmen yetişmiş hem de silahlı bir teşkilâttı. Kendisi tasavvufî manada da ermiş bir kadındı. Padişah anası ve babaannesiydi. Fâtih 1481 yılında Rahmet-i Rahmana kavuştuğu zaman onun Trabzon’daki 36 vakfının yönetimi bu Osmanlı kadınına devredilmişti. 36 vakfı yönetmek bugün Trabzon’daki erkeklerce bile çok zordur. Böyle bir Trabzon kadını nasıl unutulur? Bu yüzden Trabzonlu olarak çok üzgünüm. Diyebilirim ki bugün Trabzon’daki bunca kadın derneğinin perişanlığı bu gaflet yüzündendir. El sanatlarını sokaklarda sergiliyorlar. Yağmurda çamurda kalıyorlar, bir sergi yerleri yok. Kermes düzenliyorlar. Yaptıkları tatlıları, yemekleri sokaklarda pazarlıyorlar. Meselâ Maraş Caddesi’ndeki Sanat Sokağı’nda… Yalan mı? Üstelik Rahmetli ve Yüce Ayşe Gülbahar Hatun Maraşlıdır. Maraş’ın Elbistan ilçesindendir. Bir Türkmen beyinin kızıdır. Bunları incelemek için İki defa Maraş’a gittim. Oradaki Trabzon Caddesi’ni de gördüm. Maraş’tan Ayşe Gülbahar Hatun’u yazan kitabı da Trabzon’a getirdim. Nedense Trabzon’da Maraş Caddesi’nde kermes düzenleyenlerin bunlardan haberi yok! Kaç defa da yazdık, televizyonlarda anlattık. Konferanslar verdik. Hâlbuki Trabzon kadınları, “Ayşe Gülbahar Hatun Vakfı” diye bir vakıf kursalar, bu vakıf altında faaliyetlerini toplasalar daha çok itibar görürler ve bütün dünyada daha çok güçlenirler. Nedense bunu hiç düşünmediler. Bu nedenle Trabzon’un düşünür, mütefekkir kadınlara hattâ dünyaca tanınan Ayşe Gülbahar Hatun’u öne çıkaran siyasetçi Trabzon kadınlarına ihtiyaç var.

Trabzon kadınlarının bu ihtiyacı nedeniyle bu konuyu daha önce bir kitap sergimizde Trabzonlu kadın milletvekillerimizden Hukukçu Ayşe Sula Köseoğlu’na açtım. Bu konuyu nedense hiç gündem etmedi. Öyle kaldı. Şimdi ise istişare olarak bu konuyu yeni Trabzon Milletvekilimiz pek değerli Sayın Bahar Ayvazoğlu Hanımefendi’ye 6-10 Şubat tarihleri arasında Kocaeli’de yapılan Trabzon Etkinlikleri Fuarı’nda yine kitap sergimizde halkın huzurunda ve de pek değerli eşi Trabzon İl Kültür Müdürümüz Sayın Ali Ayvazoğlu’nun yanında arz ettim. Burada yazdıklarımı istişare olarak anlattım. Çünkü bu milletvekilimizin çok güzel tarihî ve kültürel görüşleri var. TBMM’de de güzel resmî tarihî konuşmalar yapıyor. İşgalde Trabzon’dan Rusya’ya kaçırılan 5 gemi dolusu (biri fırtınada battı) tarihî eserimizi resmen Rusya’dan geri istedi. Bunlar arasında Ayşe Gülbahar Hatun’un Trabzon’daki kabrinin üstündeki yeşil örtüsü bile var. Bu nedenle kendisine ilmen bu konuyu açtım. Öyle memnun oldu ki anlatamam. Hattâ eşi tarafından da görüntülendi. Tarafımızdan da arşivlendi. Herkes çok sevindi. Memnun kaldı. Umarım Sayın Bahar Ayvazoğlu bu konuyu Trabzonlu hukukçuları, iş adamlarını da işin içine katarak yanına çok güçlü bir vakıf heyeti hazırlayarak Sayın Cumhurbaşkanı’mızın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’ye de ulaşarak gündeme getirecek ve Trabzon kadınları adına tarihî bir olay olarak gerçekleştirecektir. Sayın Emine Erdoğan, bayanlarımızın her hayırlı işine koştuğu için bu konuda Sayın Bahar Ayvazoğlu’na da yardım edip bu müstesna kalıcı hizmete öncülük edeceğinden hiç şüphem yoktur. Bunun içindir ki Karadeniz’den Günebakış Gazetemizde de bu istişareyi bütün kamuoyunun bilgilerine sunmayı da çok faydalı buldum. Bu ümitle bu Ayşe Gülbahar Hatun Vakfı’nın açılışında buluşmak üzere hepinize hoşça kalınız, selâmlar, sevgiler, saygılar diyorum. Sonsuz kutluluklar, sonsuz  mutluluklar diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108