banner114

Anavatanı Çin… İpek Yolu üzerinden Trabzon’a gelince…

Ve yayılınca Anadolu’ya, ‘Trabzon Hurması’ adını almış.

Buraya kadar bir yanlışlık yok fakat adını aldığı kentteki üretim yerlerde sürünüyor.

Dünyada 5 milyon ton civarında üretiliyor.

33 bin tonluk Türkiye üretiminin, 2 bin 300 tonu Karadeniz Bölgesinde…

Bunun da sadece 146 tonu Trabzon’da. 146 ton.

***

Eski Trabzon Orman Bölge Müdürü Faruk Çebi

Yapraklarından meyvesinin çöpüne kadar Japonların yararlandığı Trabzon Hurması” diye sosyal medya hesabında paylaşınca…

Heyelanların önlenmesindeki katkısına rağmen sektörel bazda gelişememiş olmasına vurgu yapınca… Ben de “çay ve kivi gelince hurma gitmiş anlaşılan” diye yorum yazmıştım ama bu şekilde geçiştirilemezdi.

***

Bir zamanlar hemen her evin bahçesindeyken… 

Günümüzde ‘yok’ denilecek kadar ‘az’ üretilince…

Trabzon’da “Trabzon Hurmasını Geliştirme Projesi” uygulanmış.

Kitaplar, broşürler hazırlanmış, örnek bahçeler oluşturulmuş.

Eğitimler verilmiş ama sonuç ortada.

Konunun uzmanlarıyla görüştüm, bahçe sahipleriyle...

Meyvenin iyi değerlendirilemediğinden bahsettiler.

Pazarlama sorununun aşılamadığından, katma değer sağlanamadığından…

Fındıktan daha eski olmasa da çaydan çok çok önceleri tanışmışız.

Geç çiçeklendiği için Mart ve Nisan soğuklarından etkilenmiyor.

Nemli havayı çok seviyor, adresi belli fakat buradan taşınmış!

***

Eskiden bölgede ilgi görürken, üretilip tüketilirken…

Şimdilerde durum tersine dönmüş. Yaşlanan ağaçlar kesiliyor, yenileri dikilmiyor.

Damak tadına uygun farklı türleri var.

Her yaşta rahatlıkla tüketilebilecek şifa kaynağı ‘Trabzon Hurması’nın fındık ve çaya alternatif olması mümkün değil. Sadece ürün yelpazesini genişletebilir.

Fakat teşvikle birlikte seferberliği de hak ettiği unutulmamalı.

***

Mersin’de görevli iken Mut’a bağlı Çukurbağ Köyü’nde karşılaşmıştım.

Trabzonlu olduğumu bildikleri için özellikle göstermişlerdi.

Bir hemşerimi, yakınımı tarif eder gibiydiler.

Fakat rakamların bu kadar aleyhimize olduğunu hiç düşünmemiştim.

***

Yunancada tanrıların meyvesi anlamına geliyor. Cennet Meyvesi diyenler de var.

Trabzon Hurması’ adının yanlışlığından yakınınlar da...

Çünkü botanikte diospyros lotus olarak bilinen erik cinsi bir meyve de bölgede aynı isimle anılıyor. Fakat Çin’den gelen elma büyüklüğünde, turuncu renkli olanı…  

Trabzon Hurması yani diospyros kaki.

***

Reçeli, pekmezi, tatlısı, pastası, dondurması yapılabileceği gibi…

Taze olarak ya da kurutularak da tüketilebiliyor. 

Erik cinsi olanı Karadeniz’i severken, elma büyüklüğünde olanı ise daha çok Güney’i…

Hatay, Adana ve Mersin’i…

***

Pazarda, manavda markette ‘Trabzon’ yazısını okuyunca…

Derin bir iç geçiriyor insan çünkü ‘Trabzon’la başlayan tek meyvemiz.

Bağımızdan bahçemizden uçup gitmiş adeta.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Bir Adın Kalmalı Geriye” şiirinde olduğu gibi…

Bizi affet” diyebiliyoruz ancak.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Şekip mehan 8 ay önce

Bu yalnız Trabzon hurması için değil pek çok ürünümüz içn de konuşabiliriz. Binbir meşakkatla oluşturulan Varlar yok oluyor, ediliyor tıpkı milletin de geleceği gibi

banner108