Devletlerin içten yıkılması ne kadar kolay ve mümkünse, kurum ve kuruluşların da içten çökertilip bitirilmesi o kadar kolay oluyor. Trabzonspor'un bugün içten çökertilmesi vakası ile karşı karşıyayız. Aziz Yıldırım dahil, harici tüm bedbahtlar bir araya gelselerdi, İbrahim Hacıosmanoğlu ve 8'lerin bu kulübe verdiği zararı veremezdi. Bir kentin marka değerini hiç kimse böyle bitiremezdi.

Camianın hatası yok mu? Var ve büyük... Gaflet ve delalet içinde öfkesine esir olmuş bir camia, Muharrem Usta gibi bir isim karşısında "Aman Tayyip Erdoğan kulübü ele geçiriyor' zehabıyla Hacıosmanoğlu'nu başkanlığa reva gördü. Şimdi karşınızda demokrasiyi ayaklar altına almış, camianın iradesini tanıamyan, hukukun gecikmesinden yararlanarak Trabzonspor'u adeta esir alan bir anlayış var. Belli ki her türlü yolu deneyip sonunda canını alacaklar. Camiaya açtıkları savaştan anlıyoruzki önümüze Trabzonspor'un cenazesini koyacaklar.

Trabzonspor'un çökertilmesinde birinci derecede genel kurul üyeleri sorumlu... Şayet Trabzonspor'u gerçekten sevseydiler, öfkelerinin esiri yapmazlardı. Kendi şirketlerini Hacıosmanoğlu gibi bir isme emanet edebilirler miydi? Ama Trabzonspor'u emanet ettiler.

Trabzonspor'un çökertilmesinden ikinci derecede sorumlu olan ise hukuk... Polis nasıl ki 'olay var yetişin' ihbarı karşısında olay bittikten sonra tespit için olaya müdahale ediyorsa, hakimler de 'dava anlamını yitirdikten sonra' karar veriyor. Hukuk devletinde tek güvencesi hukuk olan vatandaşın hukuka olan güveni işte böyle bitiriliyor. Trabzon yerel mahkemelerinin önünde kulübü kongreye götürecek 2 dava var. Noter tasdikli olağanüstü kongre imzaları ve Yargıtay kararının işletilmesi... Lâkin onbinlerin kaygısı için karar verilemiyor.

Yargıtay kararını uygulayan ve hukuku arkadan dolaşan Trabzonspor yönetimi karşısında hala kayyum kararı vermeyen mahkeme ile yüz yüzeyiz. Trabzonspor'u kurtarmak için kongre istemek bu kadar ağır mı? Trabzonspor camiası hukuktan "yetkiyi al ve bana ver!" demiyor ki... Kongreye gitmeyen, sandıktan kaçan ve hukuku arkadan dolanan bir yönetime demokratik hukuk devletini hatırlatmasını istiyor. Sandık kurdurmasını istiyor. Bu kadar mı sahipsiziz...

***

Trabzonspor Platform Sözcüsü A. Hamdi Gürdoğan öncülüğünde 6 oda başkanı ve 20 kadar iş adamı (Genel Kurul üyesi) dün ikinci kez kayyım başvurusu yaptı. Ellerinde dövizlerle adalete seslendiler. Dövizlerde şu ifadeler yazılıydı:

1- Trabzonspor'u geciken hukuk bitirdi

2- Yargıtay'ın kararını kim uygulayacak?

3- Trabzonspor'u kurtarmak için daha kaç dava açalım?

4- Bir dava 2.5 yılda bitmez mi?

5- Kayyum kararı niye bekletiliyor?

 

Bakalım Trabzon'da adalet dağıtanlar bu sesleri duyacak mı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89