Kendi deyimi ile Rıza Çamlıbay’ın teknik direktörlük yaşamında şu başarısı var.

“Aldığı, çalıştırdığı bütün takımları bir sezon önceki durumundan birkaç sıra üste taşıdı..(Puan cetveli açısından)”

Şimdi, aldığı takım Trabzonspor.

Lige umutlu girdi, bir sezon da bitti.

Rıza Hoca, Trabzonspor’da ne yapabilir.

-Takım ruhu aşılar mı?

-Futbolcular öz benliğini kavuşur mu?

-Seri galibiyetler gelebilir mi?

-Taraftarı coşturabilir mi?

-Yeni ve çarpıcı bir ilk on bir ortaya çıkarabilir mi?

Bütün bir beklenti bu.

Yapabilir mi?

Yapmak için geldi,

Rıza hoca ilk kez 4 büyük takımın birinin başında. Diğer takımları çalıştırırken;

-Başarı baskısı yoktu

-Taraftar baskısı yoktu

-Takımın camiasının baskısı yoktu

-Yerel ve genel medyanın baskısı yoktu.

Doğal olarak kendi de takımının futbolcuları da rahattı.

Şimdi ise hepsi var.

Rıza hoca kendini Trabzonspor’a yakıştırmayanlara da inat;

-Başarılı olmalı

-Takımı korkak oynatmamalı

-Futbolcusu kim olursa olsun gözünün yaşına bakmamalı.

Bunu yaparsa kazanır.

Trabzonspor’un oyun karakteri de kimliği de artık Rıza Hoca’nın elinde. Bunu o da biliyor…

Futbol dünyasında ‘top sende’ denir… Daha doğrusu top, penaltı noktasında… Ya gol atacak ya da kendine kıyacak.

………………………………………………………………………………………………………………………………………….

Evet, seçimli genel kurul elzem oldu…!

Divan Başkanı Ali Sürmen’in çağrısı ile değil, aklın yolunun bir olduğu gerçeğinden hareketle, Trabzonspor’un Aralık’ta seçimli bir genel kurul yapması şart oldu.

Muharrem Usta, ekibini yenilemeli; güvenoyu almalı.

Yönetimi beğenmeyen babayiğit varsa da ortaya çıkıp, aday olmalı.

En doğrusu ve akılcı yöntemi, Usta’nın güvenoyuna gitmesidir. Yönetim ilk seçildiği günden bu yana istifalar ile bayağı güç kaybetti. Güç kaybetmese bile sayısal bir eksiklik var. Manevi olarak da yıprandı. Usta, ekibini değişmeli. Bunun için de en iyi fırsat Aralık’ta seçimli genel kuruldur.

……………………………………………………………………………………………………………

Faruk Özak cephesinden haber

Faruk Özak’a göre Trabzonspor 10 yılını kaybetti. Böyle dedi... Sorumluluk alması için çağrıya sessiz kaldı. Özak, sorumluluk alır mı? Çok zor. Ama sorumluluk alacaklara manevi destek verebilir. Vermeli... Bu anlamda Özak, yerlinin yerlisi milli bir yönetim oluşsun çağrılarına ne ‘olmaz’ diyor ne de ‘olur?’ Kim ne derse desin, Özak bu camia için bir değerdir ve işler iyiye giderken değil Özak gibiler kötüye gittiğinde hatırlanır. Bu da Özak’ın Trabzonspor’daki kaderi.

……………………………………………………………………………………………………………………………………….

Onursal Başkan, ‘adayım’ demeli

Trabzonspor’a son bir kez final yaparak başkan olmayı çok arzuladığını bildiğim onursal Başkan M.Ali Yılmaz, yeniden başkan olursa, takımı jübilesi ile birlikte şampiyon yapabilir. Bu olabilir. Bunun için de Yılmaz’ın aday olması gerekiyor. Anahtarı beklememesi lazım. ‘Anahtarı almaya geliyorum’ demesi gerek..

………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

Sosa’nın eşine Trabzonspor’u sevdirmek için ne yapabiliriz?

Sosa’nın eşi Trabzon’u terk etmiş. Vah yazık.. Oysa biz Trabzon’u O’na sevdirebilirdik. Şunları yaparak;

-Trabzon’u İstanbul’a taşırız(!)

-Trabzon’dan İstanbul’a köprü inşa ederiz…

-Trabzon’da kaldığı evin görünür yerine İstanbul manzarası de bir poster asabiliriz…

-Trabzon aslında İstanbul’un bir semti diye kandırabiliriz…

Eyyyy hanımefendi…. Beğenmediysen Trabzon’u kocanı da al git…

………………………………………………………………………………………………………………….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.