Tiyatronun böylesi görülmedi. Tasarlanmış, kararı önceden verilmiş, figüranları ayarlanmış tam seyirlik bir gösteri. Amerika’da başlangıçta Reza ZARRAB davası olarak başlatılan ancak Hakan ATİLLA davasına dönüştürülen kumpas!

Amerika’nın böylesine basit bir tezgâhtan medet umacak kadar küçülmesi, aslında bitişin başlangıcıdır. Bir yandan dünyadaki ülkeler için insan hakları raporu yayınlayarak hak ve hukuka saygılı bir ülke görüntüsü vermeye çalışırken; diğer yandan “özgürlük ve demokrasi götürüyoruz” diye işgal ettiği ülkeleri kan gölüne ve esir kamplarına dönüştürmesi, Amerika’nın ikiyüzlü korsanlığının fotoğrafıdır.

Parayı ve silahlı gücü “her şey(!)” olarak gören bu zalim yapı, zaten olmayan dünyadaki güvenirliğini, hepten yitirmiştir. BM’deki Kudüs oylamasında para korkusuyla baskı altına alınan sadece küçük dokuz üye ülkenin ABD görüşü doğrultusunda oy vermiş olması bunun en son delilidir.

Almanya’ya haraç keserken, Arabistan’dan rüşvet alırken, Katar’ı buna eklerken, Pakistan’ı, Filistin’i tehdit ederken, ülkelerde darbeler yaparken, işine gelmeyen liderleri devirirken, terör örgütlerini bizzat kendisi desteklediği ve silahlandırdığı halde, işine gelmeyen ülkeleri “teröre destek veren ülkeler” olarak ilan edip hedef tahtasına oturturken, Amerika’nın nasıl bir ülke olduğunu yeryüzünde artık herkes öğrenmiş oldu.

Sen Türkiye’den Zarrab’ı CIA marifetiyle ABD’ye götüreceksin; sonra suçlayarak tutuklayıp korkuttuktan sonra Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan ATİLLA aleyhinde ifadeler vermesi karşılığında suçlu değil, tanık olarak mahkemeye çıkartacaksın. Tiyatro iki kişiden ibaret değil tabi. Bu kumpasa bir de baş aktör lazım; o da FETÖ tarafından daha önceki yıllarda İstanbul’a getirilip ağırlanan yargıç Richard BERMAN olacak.

Yetmez, sonra sokaktan topladığın figüranları jüri üyeleri diye duruşma salonuna dolduracaksın; kimisi ayık, kimisi uykulu ama görüşleri önceden belli. Bir tanık yetmemiş belli ki ikinci tanık olarak Türkiye’den FETÖ firarisi eski komiser yardımcısı Hüseyin KORKMAZ’ı da kaçırarak New York’a götüreceksin. Zarrab’a “sana az ceza vermeyeceğiz, yeter ki Hakan ATİLLA hakkında delil olabilecek ifadeler ver”; Hüseyin KORKMAZ’a da FBI tarafından elli bin dolar ve savcılık tarafından kira yardımı vererek “17-25 Aralık’tan deliller getirdim” dedirteceksin. Bu firari FETÖ’cünün rüşvet aldığını mahkemede itiraf etmesine rağmen bunu duymazdan geleceksin.

Sonra karar süreci ile oynayacaksın; Noel ve yılbaşını gerekçe göstererek gizli eller tarafından  jüri üyeleri ile görüşmeler yapılmasına, ikna edilmelerine zaman tanıyacaksın. Her iş tamam olunca tiyatro oyuncularını tekrar toplayacaksın ve onlara son perdeyi oynatacaksın; jüriye Hakan ATİLLA’yı suçlu ilan ettireceksin. Verilecek cezanın miktarı ile ilgili kararı 11 Nisan’a erteleyeceksin. Hadi oradan!

Ondan sonra da ABD Merkez Bankası (FED)’nın Türkiye’ye kesmesi muhtemel milyarlarca dolar ceza! Yani haraç! Türkiye’ye ekonomik kıskaç! Geçim darlığına düşürülmek istenen Türk Milleti! Sonra iç kargaşa ve huzursuzluk beklentisi, ondan sonra tekrar darbe girişimi! Mısır’da Mursi’ye yapılanın bir benzeri.

Bu kumpas, Türkiye’deki 17-25 Aralık yargı darbesinin Amerika’ya taşınmış şeklidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner37