Trabzon Gazeteciler Cemiyetinin dünkü Genel Kurulu sakin bir atmosferde tamamlandı!.. Başkan adayları dışında kimseye konuşma hakkı verilmemesi ve bunun salonda oylanarak kararlaştırılması Cemiyetin demokratik duyarlılıkta geldiği noktayı göstermesi bakımından ilginçti.

Başkan adaylarından Tekin Atay, Cemiyetin uzun yıllardır 3-5 ismin etrafında ve onların belirledikleri, kendileri gibi düşünen isimler tarafından yönetildiğini söylediğinde o 3-5 isim salondaydı ve bıyık altı gülüyorlardı. Atay şöyle devam etti: “3-5 insanın hırsı için Cemiyet bir lokale hapsedildi. Bu şehirde değişim istenince karşısında duruluyor. Bu zihniyeti değiştiremiyoruz. Trabzon basınını insanlar dışarıdan duyduğunda güçlü ve marka bir basınla karşılaşıyor. Ama Cemiyet Trabzon basınını temsil etmiyor.”

Başkan adaylarından Yusuf Turgut ise Cemiyet içinde bir YAPI oluşturan bu 7-8 ismin adayı olarak bu konulara hiç girmedi. O, Cemiyetin içini temizlemek, düzeltmek ve adeta son bahar temizliği ile meşguldü.

***

Tekin Atay, bir önceki seçimin galibi… 93 oy alarak rakibini yenmiş. Ama o YAPI Cemiyeti, kazanana değil, kaybedene teslim etti. Yusuf Turgut, seçilmediği koltukta 4 aylık bir çalışmayla ve Cemiyetle hiç ilgisi kalmamış dışarıdaki eski üyeleri getirerek seçimi kazandı. Öyle ya da böyle bir seçim kazandı!.. Hayırlı olsun!..

***

Ben kendi şahsım ve gazetem adına kaydediyor ve diyorum ki Trabzon Gazeteciler Cemiyetini kendileri gibi düşünmeyeni dışlayan bir üst akıl, bir YAPI yönetiyor. Yukarıda bahsettiğimiz O YAPI… Yusuf  Turgut sadece figüran. Bu dönem Yusuf’u getirdiler. O YAPI, nasıl bir YAPI? Ali Öztürk olarak Trabzon Gazeteciler Cemiyetine Basın Yayın Enformasyon İl Müdürlüğünde Şube Müdürlüğü yaparken 1986 yılında üye oldum. Üyelik sıralamam ilk 100’ün içindeydi. Daha sonra Basın Yayın’dan ayrılıp başka kurumlara geçtim. Cemiyet üyeliğimi düşürdüler. 2000 yılında günebakış’la yeniden üye oldum.

Elbette, “Normal. Aktif gazetecilikten ayrılınca üyeliğiniz de düşer.” diyeceksiniz. Olması gereken de budur. Lakin bu işlem yalnız şahsıma uygulandı. Trabzon Gazeteciler Cemiyeti tarihinde benim dışımda hiç kimsenin üyeliği düşürülmedi. Ya da TGC’de üyelikten düşürülen tek ben oldum. Halbuki zamanında gazetecilik yapıp  bugün gazetecilikle hiç ilgisi olmayan yüz civarında üye var. Kimi çaycı, kimi bakkal, kimi şoför, kimi bambaşka kurumda. Ve hiçbirinin üyeliği düşürülmedi. Hazır kıta bekletilip bugünkü gibi kongrelerde oy kullanmaya getirildikleri için üyelikten düşürülmüyorlar.

***

 Trabzon Gazeteciler Cemiyetinin şahsıma karşı dışlayıcı bir tavrı olduğunu düşünüyorum. Düşmanlık ve dışlanma günebakış’la alakalı. Yani gazetenin çizgisine düşmanlık. Daha önceki başkanlardan birisi, “Bu kentin en büyük sorunu günebakış’tır.” demişti de sonra inkar etmişti. günebakış, gazete olarak onca başarısına rağmen bu yapı tarafından hep dışlandı. Son örneği ise bu yıl yaşandı. TGC ödül jürisi üyeleri (Ki bu Cemiyetin demirbaşları Murat Taşkın, Ergun Ata, Turgut Özdemir.) Artvin eylemlerine katılan ve katıldığı eylemleri haber yapan Kolektif Grubu mensubu, iletişim fakültesi öğrencisi bir kız öğrenciye ödül verdiler. Ödül töreninde bu öğrenci günebakış’a hakaret edince, bu adamlar yine hakaret eden kızı desteklediler. Yusuf Turgut’a, “Bu ödülü geri almanız gerekmez mi? Bu gazete, Cemiyetin bir parçası... Ama o kız değil.” dediğimizde, “Haklısınız ama ne yapalım işte.” ile geçiştirdi. günebakış’a bu kadar öfkeliler.

Kolektif mensubu öğrencilerin Artvin eylemlerine ödül veren ve günebakış’a hakaret ettiren bir Cemiyet yapısı ile karşı karşıyayız. Tam 10 yıldır Cemiyetin herkese ait olması için mücadele ediyoruz. Onlar da yalnız kendilerine ait sanarak direniyor. Biz, herkesi kuşatan bir Cemiyet yapısından yanayız, onlar kendileri gibi düşünmeyenleri dışlamak için kenetlendiler. Dışarıdaki eskileri de yanlarına alıp ‘Cemiyeti bizden alamazsınız.’ dediler.

***

Tekin Atay, şahsen benim adayım değildi. Bugüne kadar bu yapının karşısına kim çıksa onları destekledik. Daha önce Osman Diyadin’le, Zafer Sel’le birlikte hareket ettik. Aynı yapı aynı şeyleri yaptı. Bazı gazeteci dostlar bu son kongreye katılmadan ayrı bir cemiyet oluşturmayı önerdi. Ben de bu fikre katıldım. Tekin Atay’ın aday olmamasından yanaydım. Konuşmadığımız, selamlaşmadığımız, gazetemize yayın çizgisinden ötürü düşmanlık besleyen bir cemiyet ve cemiyeti elinde tutan bu tarz bir YAPI ile her dönem kavga etmek gereksizdi. Dönemlerini tamamlamış, hemen tamamı AK Parti düşmanlığıyla menkul bu YAPI ile uğraşmak gereksizdi. Lakin Tekin Atay yeniden yarışacağını söyledi ve kendisine bu şansı vermemizi istedi.

Dün ortaya çıkan tablo, böylesi bir cemiyetle yola devam etmenin imkansızlığını gösterdi. Tekin Atay’ın dediği gibi… “Bu cemiyet Trabzon basınını temsil etmiyor.” Öyleyse “Trabzon basınını temsil edecek ve bölgesel nitelikte Doğu Karadeniz Gazeteciler Cemiyeti artık kurulmalı.” diye düşünüyoruz. 

 

Bizimle bu fikri paylaşan ve buna inanan… Kurucu olmak isteyen arkadaşlarla yola çıkmak istediğimizi ilan ediyoruz. Yeni bir cemiyet için yola çıkıyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.