Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’ni kişisel hırsları için kullandığına inandığımız Murat Taşkın dün Gazeteciler Cemiyeti yönetimi seçimlerini yorumladı. (Turgut Özdemir ile yönetmelik ihdas edip derse girdiği İletişim Fakültesi’nin kolektif mensubu öğrencilerine ödül vermek gibi) Yorumun bir bölümünde TGC seçimlerinin tüzüğe göre yapıldığını yazarak itiraz edenleri ‘riyakar’ olarak adlandırdı. Kastını kendisine iade ederek teker teker cevap veriyoruz.

Murat Taşkın diyor ki; ‘Seçim sonuçlarını değerlendirenlerin nereden baktıkları önemli. Nereden bakıldığına bağlı…’

Ali Öztürk diyor ki; Yaptığınız veya üstlendiğiniz her yanlıştan böyle kaçıyorsunuz. TGC’nin eski başkanı ve siz TGC’yi kullanarak İletişim Fakültesi öğrenicilerinin yazılarını daha haber oluşmadan, ‘Haber’ diye değerlendirmeye alıp ödül verdiniz. ‘Hiçbir yerde yayınlanmayan ve yalnızca yazanın bildiği bir metin nasıl haber olur? diye itiraz ettiğimizde, ‘nereden bakıldığına bağlı’ demiştiniz. Soruyorum şimdi; siz nereden bakıyorsunuz? Siz hep böyle her olaya amuda kalkarak mı bakarsınız? Yanlış baktığınızı söyleyenlere de, ‘nereden baktığınıza bağlı mı’ dersiniz? Murat Taşkın’ın KTÜ İletişim Fakültesi’ndeki öğrencilere TGC adına verdiği ödülleri kişisel sükse ve yetersizliğini örtmek için verdiğini tekrarlıyoruz. Şimdi bu yazısında da kendisiyle nasıl çeliştiğini ve nasıl bir gazeteci olduğunu göstereceğiz.

Murat Taşkın diyor ki; Bir gerçeği bilmek gerek. Biz seçimde Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’ne başkan seçmedik. Tüzük gereği 9 kişilik yönetim kurulunu seçtik. Yönetim kurulu da kendi içinde başkan, başkan yardımcısı, sekreter ve saymanını seçecek.
Ali Öztürk diyor ki; Dürüst ol Murat Taşkın. Başkan adayları belli bir kongre yaptık. Seçilen yöneticiler o başkan adayını seçecek. 2 paragraf önce de kendin yazmışsın. ‘5 Mayıs’ta Varlıbaş’ta başkan adayları Tahir Orhan hariç bir araya geldi’ diye. Madem başkan adayları belli değil, kimi biraraya getirdiniz?

Dürüst ol, toplumu aldatma!.. Başkan adayları belli olan bir seçim yaptık. Yusuf Turgut bir listenin, Tekin Atay diğer listenin başkan adayı idi. Yusuf Turgut Başkan adayı olarak seçilmedi. Ama listesinden isimler yönetime girdi.

Murat Taşkın diyor ki; Seçim sandığı kurulmuş ve 203 cemiyet üyesi basın çalışanı, ‘Biz size birleşin’ dedik. Siz gereğini yerine getirmediniz. Sizin beceremediğinizi biz sandıkta sağladık’ mesajı verdi.

Ali Öztürk diyor ki; Ey Murat Taşkın. Hani insanlar Cemiyet Başkanı adaylarına oy vermemişlerdi!... Tekrar soruyoruz…. Siz o zaman seçimden önce kimleri bir araya getirdiniz!...

Murat Taşkın diyor ki; Geçmişte ben de dahil bu cemiyete başkanlık yapan isimlerden aynı yönetim kurulunda çok daha fazla oy almış meslektaşlarımız olmuştur. Ama en çok oy alan seçilmemiştir.

Ali Öztürk diyor ki; Murat Taşkın demagoji yapma. Biz, ‘En çok oy alan kişi başkan olsun’ demiyoruz. İki başkan adayından daha çok oy alanın başkan seçilmesi gerektiğini söylüyoruz. Kendi verdiğin örnekte çeliştiğini önüne getiriyoruz. Demek ki en çok oy alan üye değil, başkan adayı seçiliyormuş. Yani başkan adayı önceden belliymiş. ‘Bu kadar riyakarlığa gerek yok’ dersek yanlış kelam mı etmiş oluruz?

Murat Taşkın diyor ki; TGC seçimleri iki aşamalıdır. Yani önce Yönetim Kurulu’na seçilmek ve onların da kendi aralarındaki tercihi ile başkan olmak. Tıpkı üniversitedeki rektör seçimleri gibi…

Ali Öztürk diyor ki; İki aşamalı olsa da TGC başkan adayı bellidir ve gazeteciler oy verirken başkan adaylarını belirler. Ahlaklı ve demokrat olmak gerek. TGC seçimlerini üniversite seçimlerine benzetmeye gelince… Bu adam İletişim Fakültesi’nde ders veriyor!..  Murat Taşkın sakın bunu derste anlatma. Verdiğin Giresun Üniversitesi örneği tam bir kepaze örnek. İletişim Fakültesi Dekanı Murat Taşkın’ın bu yazısını alıp yıllık dergilerine kapak yapmalıdır!..
Murat Taşkın diyor ki; “Ama tüm bu gerçekler ortada iken birileri ayaklarının üzerine durmaz; bazıları da çıkar, kişileri etkileyip, oldu-bittiye getirerek, seçim için, ‘Yeniden yapalım’ der ise, korkarım ki bunun getireceği sonuç, meslektaşlarımız arasındaki kutuplaşmayı ve ayrışmayı artırmaktan öte başka bir işe yaramayacaktır.”

Ali Öztürk diyor ki; Seçimden kaçan anti demokratlar!... Bu ülkede 7 Haziran seçimleri yenileneceği zaman da birileri ‘Kutuplaşma olur, şu olur, bu olur yapmayalım’ demişti. Ama halk seçti bitirdi. Şimdi de aynısını siz söylüyorsunuz. Tabandan niye korkuyorsunuz?  Cemiyeti zaten Kolektife ödül vererek yeteri kadar kutuplaştırdınız.

 

Sonuç olarak diyoruz ki; Oyumuz onurumuzdur. Kendi onuruna, oyuna sahip çıkmaya gazeteci topluma yapılan hukuksuzluğu savunamaz ve arayamaz. Hukukumuzu sonuna kadar arayacağız. Cemiyetin işgal altında olduğunu kaydederek…. Murat Taşkın’a da riyakar söylemini iade ederek….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.