banner114

Kur’an’a göre bir tek insanın haksız yere öldürülmesi, bütün insanlığın öldürülmesi gibidir. Bir tek insanın hayat bulması da, bütün insanların hayat bulması gibidir (5/32).

Bu ayeti kerime yazımızın başında dursun, yazının sonunda göreceğiz ki hayatın kodları bu ayetin içerisinde yer alıyor.

Şiddet ve terör hiçbir zaman sonuca ulaştırmamıştır. Tarihe baktığınızda da bu böyledir. Kısa bir an sonuca ulaşmış olsa bile kalıcı asla olmamıştır.

Şiddet ve terör, en temelde insanın doğasına, fıtrata aykırıdır. Çünkü yüce yaratıcı insanı yaratırken onun fıtratın kodlarına barış ve sevgiyi yerleştirmiştir. Şiddete yönelen toplumlar ve kişiler fıtratta aykırı davrananlar olmuşlardır hep.  Bu yüzden, şiddetin ve terörün en mühim gıdası cehalet ve bilmemektir.

Öncelikle bu iki kelimenin ne anlama geldiğine bir bakalım;

Terör: genellikle siyasal bir dava uğruna girişilen, toplumu korkutmaya, yıldırmaya yönelik her türlü eylem, korku salma, yıldırma.(TDK)

Şiddet ise: Şiddet, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, “fiziksel güç veya iktidarın

kasıtlı bir tehdit veya gerçeklik biçiminde bir başkasına uygulanması sonucunda maruz kalan kişide yaralanma, ölüm ve psikolojik zarara yol açması ya da açma olasılığı bulunması” durumu olarak tanımlanmaktadır.

Yukarıdaki tanımlamalara baktığımızda Terör, şiddetin daha çok siyasi bir amacı gerçekleştirmek için sistemli olarak kullanılması şeklinde tanımlanır.

Şiddet ve terör ortaya çıkma sebeplerine baktığımızda yoksulluk, özgürlüklerin kısıtlanması, adaletsizlik, ezilmişlik hemen akla gelebilir ve tabanda kabul görebilir. Ancak bu sebeplerin arkasında yatan gizli daha gerçek sebepler vardır. İnsanın hırsının, açgözlülüğünün, öfkesinin aklını örttüğü, vicdanının sağırlaştığı kör bir nokta vardır: İktidar hırsı doymak bilmeyen insan aç gözlülüğü. Müslüman dünyasında ise birleştirici olması gereken din unsurunun mezheplere ve fırkalara ayrılması.

Şiddet ve terörün, toplumda taban bulabilmesi, yapılan işin, bir şekilde meşrulaştırılmasına, ya da meşru gösterilmesine bağlıdır. Bu sağlandığı zaman şiddet ve terör haklı zemine oturmuş olur.

Günümüze bakalım yıllardır süre gelen Türk-Kürt kavgası ve kandırılarak öldürülen onca insan. Devlet olma vadiyle ocakları söndürülen binlerce Kürt vatandaşımız.

Sömürgeci devletler ellerindeki maşalarla doğu Anadolu ve güneydoğu Anadolu da yaşayan mazlum halka devletlerini kurma hayalini temele oturtup bölge insanına sununca, şiddet ve terör meşrulaştırılmış oldu. Sonucunda yıllarca bitmeyecek terör olayları baş gösterdi.

Gelişim seviyesi çok düşük bölge halkını sömürgeci zihniyetler PKK, PYD, YPG terör örgütlerini hem kurulum aşamalarına hem de palazlanmalarına katkı vererek ellerine geçirmiş bulunduklarından işlerine geldiği gibi kullanmaya başladılar. İşte yıllardır ülkemizde akıtılan kanda bunun bir sonucudur.

Ben Kürt kardeşlerime seslenmek istiyorum ve diyorum ki bu terör örgütlerine asla taviz vermeyin, onlar kendi başına hareket eden örgütler değiller. Başkalarının hegemonyasında onların atını istedikleri gibi istenilen yere süren zalim terör örgütleridir.

Hasan Onat’ ın Şiddet ve Terörle Nereye Kadar başlıklı köşe yazısında;

Şiddetin ve terörün ilacı “yaratıcı sevgi”, “insanın yaratıcı yeteneklerinin etkin olmasına imkan sağlamak” ve “yüksek güven kültürü yaratmak ”tır. Bunun için de, önce insanların insan olmanın başlı başına bir değer olduğunu görmeleri gerekir. Sonra da, şiddet ve terörle bir yere varılamayacağının bilinmesi lazımdır. Şiddet ve terör, onu yaşam biçimi haline getirenlere yaşama izni vermez .

Şiddet ve terörle ilgili son cümle oldukça önemlidir.

En başta ki ayeti kerimede rabbimiz bize öldürmemin asla yarar sağlamayacağını, insanın yaşatılması gerektiğini bize emretmektedir.

Şiddet ve terörle sorunların asla çözülemeyeceği bilinmesi gerçeğinin akledilmesi ümidiyle.

Kalın Sağlıcakla

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108