Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trabzon mitinginde Diyanetle ilgili yaklaşımlarının ikisini doğru bulurken, birini doğru bulmadık.   

1- Diyanet kapatılarak Din İşlerinin gönüllü kuruluşlara devri yanlıştır. Demokratik gibi görünse de sonuçları itibari ile yanlışlığı ortadadır. Diyaneti kapatacağını söyleyen HDP’nin amacı farklıdır. Diyanet kapatıldığında onlarca STK’nın uhdesinde onlarca fırka doğacaktır... Birbirini küfre yollayan yüzlerce imam görev alacaktır. IŞİD hala bize bir şey öğretmedi mi?..

2- Diyanet İşleri Başkanı’nın 1 milyon liralık araç binmesi yanlıştır. Keşke Cumhurbaşkanı ve Başbakan da 1 milyon liralık araç yerine vatandaşın yüreğini ‘cız’ ettirmeyecek değerde araçlara binseler. (Zırhlı araçlar elbette farklı) 1 milyon lira değerinde bir araç binen Diyanet İşleri Başkanı’nın sözü, fukara sofrasında kabul görmez. Halbuki Diyanet İşleri Başkanı’nın tavsiyesi ya Kurani ya Sünneti’dir. Tesir etmiyorsa sorumluluğu biraz da söyleyendedir.

     Fukaranın evinde dini bir müessesenin en başındaki insanın mercedesi konuşuluyorsa o kurum tesirinden çok şey kaybeder. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, Tayyip Bey’in “ Elbette binecek. O araç lüks değildir. Diyanet İşleri Başkanını eleştiren o beyler binecek ama benim başkanım binemeyecek. Olmaz böyle şey!..” sözlerine katılmıyoruz. Evet o yazarlar, çizerler binebilir. Kendi paralarıyla aldılar, sorumluluk onların. Ama devletin bütçesinde tüyü bitmemiş yetimin hakkı varsa o haktan Diyanet İşleri Başkanına 1 milyon liralık araç alınıyorsa yanlıştır. Devletten değil de birisi hibe etse bile binmemelidir. Şuyuu vukuundan beterse Diyanet o işte olmamalıdır. Buna hakları da yoktur.

3- Türkçe Kuran meali ne kadar  gerekli ve önemliyse Kürtçe Kuran meali de o kadar önemlidir. Geç bile kalınmıştır. HDP’nin karşı çıkışı kesinlikle ideolojiktir. Evet... Tayyip Erdoğan ve yol arkadaşları 1980 ve hatta 90’larda meale karşıydılar. Ne yazık ki İmam Hatiplerden yetişen nesle böyle öğretildi. ‘Aman meal okumayın!.. Sonra anlamaz küfre düşersiniz!.. Ayetlerin nüzul sebebini  bilmezsiniz!.. Siz, dini fıkıh adamlarından, din adamlarından öğreniniz.’ İnanabiliyor musunuz?.. İmam Hatiplerden mezun olan çocukların hemen hiçbiri (kendisi özel ilgi ile okumamışsa) Kuran’ın öğütlerini elindeki mealden değil, yorumcuların kitaplarından öğrenmiştir. Öyle ki Kuran’ı Kerim dersi var ama meal dersi yok. İşte o dönemlerin anlayışı olan meale karşı çıkmak, hem Türkçe hem Kürtçe meale karşı oluşu beraberinde getirdi. Ancak o günler geride kaldı. Şimdi insanlar yılda 2,3 kez meali okuyorlar. Hazine bulmuş gibi okudukça okuyor ve anlıyorlar. Anlayamadıkları yerleri hocalara soruyorlar.

Meal, insanları adeta Kuran’la buluşturmuş ve Kuran artık yalnız ölünün arkasından ve mezarlıkta okunan kitap olmaktan çıkmıştır. Ne yazık ki   Türk toplumunun yıllardır elde ettiği meal okuyabilme imkânını Türkçe bilmeyen Kürtler halâ elde edemedi. İşte tartışılan bu husustur. HDP elbette ki eli Kürtçe meale giden bir nesil istemez. Karşı çıkışı bu yüzden.

 

 Sonuç... Diyanet ülkenin birlik ve dirliği için önemli bir kuruluş olduğu ortaya çıkmıştır. Diyaneti yönetenler halktan kopmamak, debdebeye, lükse ve ihtişama kapılmamalıdır. Kürtçe meal doğru bir karardır ve geç bile kalmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37