banner114

Büyük Selçuklu sultanı, Anadolununun kapılarını Müslüman Türklere açan ve 1000 yıldır bize yurt eden Sultan Alp Arslan nasıl şehit oldu bilir misiniz?

1071 de dönemin ABD si sayılan Bizans imparatoru Romen Diyojenin 150 bin kişilik ordusunu 40 bin kişilik samimi, ihlaslı, kalpleri Allah için cihad ruhuyla donanmış, ilayı kelimetullah aşkıyla dolu ordusu ile mağlup ederek Romen Diyojeni esir etmiştir. O gün bu gün Anadolu toprakları bize yurt olmuştur. Düştük kalktık ama bu toprakları yurdumuz olarak muhafaza ettik.

Sultan Alp Arslan elde ettiği bu büyük zaferin moral gücüyle tam bir yıl sonra 1072 Eylülünde 200 bin kişilik bir orduyu toplayarak Doğu Türkistan seferine Çıktı. Çok büyük bir seferdi. Yolu üzerinde Berzem adlı bir kaleyi kuşattı. Yusuf Harizmi isimli kale komutanı kalenin düşeceğini anlayınca bir gece vakti eşini ve üç çocuğunu katletti. Alp Arslanın eline düşmesinler diye. Onları katlettiği hançerini de çizmesinin içine yerleştirerek ertesi gün Alp Arslana teslim oldu.

Alp Arslan çadırına getirilen ve diz üstü çöktürülen bu esir komutana;

- Be adam madem teslim olacaktın neden bu kadar kanın akıtılmasına ve askerlerinin ölümüne sebep oldun deyince, Yusuf Harizmi;

- Sen zalim bir hükümdarsın, hiç sebepsiz yere bizi rahatsız ettin, adamlarımı öldürdün vs gibi ters cevaplar verince, Alp Arslan;

- Bağlayın şunun ellerini diye emretmiş. Yusuf Harizmi;

- Ne oldu bir esirden, bir köleden mi korktun, deyince, Alp Arslan bırakın demiş.

Bunun üzerine ayağa kalkan Yusuf Harizmi bir hamle yaparak çizmesinde gizlediği hançeri ile önce Alp Arslanın muhafızını yaralamış, sonra Alp Arslana iki kez öldürücü hançer saplamış. Diğer muhafızlar bu arada Harizmiyi öldürmüşler.

Alp Arslan sağlık çadırına kaldırılmış. 4. gün öleceğini anlayınca, bana komutanlarımı çağırın Allaha karşı yapacağım tövbeme şahitlik yapsınlar demiş.Komutanlar çağrılmış.

(BURAYA DİKKAT LÜTFEN)

Alp Arslan;

- Komutanlarım sizleri Allaha karşı yapacağım tövbeme şahitlik edesiniz diye çağırdım demiş.

Komutanlar fevkalade üzgün. Çükü çok büyük bir sefere çıkılmış, dışarıda 200 bin kişilik bir ordu bekliyor. Herkes şaşkın ve tedirgin.

Alp Arslan;

-Komutanlarım biz bu büyük sefere büyük bir hazırlıkla çıktık. Bu büyük ordumuzun geçişini yüksek bir tepeden seyrederken dağların ayaklarımın altına geldiğini hissettim. İçimden, bu orduyu kim yenebilir dedim. İçime bir mağrurluk duygusu geldi. Hata ettim. Ve Allah beni bir esire, bir köleye mahkum etti. Bundan dolayı Rabbimden af diliyorum ve tövbe ediyorum. Sizler de tövbemin Allah katında şahitleri olun istedim.

Karşılıklı helalleşmelerden sonra Alp Arslan şehit oluyor.

Bir yıl önce samimiyetin, ihlasın getirdiği büyük bir zafer, bir yıl sonra hafif bir mağrurluğun bir köle, esir eliyle getirdiği büyük yıkım.

Tarih ibretlerle doludur. Anlarsak. İbret alırsak. Herşey Allahtandır. Allah ta kulların durumuna göre hadiseleri çevirir durur. Ondan daha büyük güç yoktur. Kuvvet ve kudret sahibi O dur.

Biz çok güçlüyüz, sayımız fazla diye böbürlenmek ağır sonuçları doğurur.

Yol belli, çözüm belli. Biz nasıl bir tercih ortaya koyacaz önemli olan bu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108