Suudi Arabistan, Lübnan Başbakanı Hariri üzerinden bölgeyi yeni bir savaşa sürüklüyor. Arabistan’ın Lübnan veya Yemen’e girebilecek gücü yok. Sadece İsrail lehine hamle üretiyor ve politika kendi sonunu hazırlıyor.

İran ise yayılmacı emellerinde sınır tanımıyor. Kendini koruyabilmek için de savaşları dışarda tutmak istiyor. Eskiden ileri karakolu olarak sadece Lübnan vardı. Şimdi Yemen, Irak ve Suriye var. Bahreyn her an saatli bomba gibi Suud’un elinde patlayabilir.

Yukarıda iki ülkeyi ve takındıkları pozisyonları çok kısa biçimde yorumladık. Trabzon’dan bile bakıp rahatça okuyabiliyoruz ki bu proje CIA ve MOSSAD’ın… Bir mezhep savaşı başlatılmak isteniyor. Derin acılar oluşturmak ve Müslüman ülkelerin arasına ebedi düşmanlıklar ekilmek isteniyor. Hem İran’a sınır çizmek hem Sünnî İslâm’ı 50 yıl geri götürmek…

***

ABD’nin daha önceleri İran’ın önünü Irak ve Suriye’de açma projesi tamamen CIA projesiydi ve bugünler içindi. Bir zamanlar Saddam’ı Kuveyt’e sokan sonra savaşın parasını Suudlardan alarak Kuveyt’i Saddam’dan kurtaran Amerika, şimdi de İran’ı önce şişirdi sonra şişini indirecek!.. Parasını da muhtemelen Katar’a ödetecek. Yöntem biraz değişik. Artık kendi eliyle yapmıyor. Maşalarına yaptırıyor.

ABD, Suudların önünü ise önce Yemen’de ardından Katar ambargosunda açtı. ‘Kim tutar seni!.. Gerçek rolünü oynamıyorsun!..’ diyerek Sünni dünyanın liderliği ile kandırdı. Şişme bir balondan ibaret olan Suudi Arabistan’a şimdi provokasyon yaptırılıyor. Arabistan, İsrail’in Lübnan’a, kendisinin de Yemen’e girmesi için CIA’nın çizdiği rolü oynuyor. Hem İsrail kaybedecek, hem Suudi Arabistan…

Öncelikli olarak belirtmeliyiz ki bu savaşı kimse Sünni-Şii savaşı olarak kabul etmeyecek. Bir yandan Suudlar ortaya yeni atılan Amerika’nın onay verdiği İslâm’ı koruma adına propaganda üretecek… Diğer yandan İran, Şiiliği koruma adına iddia dillendirecek. Lakin halklar nazarında bunlara kimse inanmayacak. Ne Türk halkı, ne Mısır sokağı ve hatta ne Suudi Arabistan halkı… Bu ABD ve İsrail’in CIA ve MOSSAD eksenli bir projesi ve önce ikisini, sonra tüm bölgeyi etkileyecek.

***

Elbette ‘Ne hâliniz varsa görün!..’ demekle mesele bitmiyor. Zira ABD şimdi de PYD için Afrin’e silah yığınağı yapıyor. Yani Türkiye’yi terörle daha fazla oyalamak için başka oyunlar kuruyor. Dahası, böyle bir durumda Katar ne olacak? Arabistan- Mısır- BAE ve Bahreyn dörtlüsüne Katar için de bir rol verilebilir. Katar için verilecek rol karşısında Türkiye kendini bir şekilde müdahalenin eşiğinde bulabilir. Bütün bunlar Ortadoğu’da yeni sınırlar çizmek, yeni devletçikler oluşturmak ve yüz yıl daha sömürmek içindir. Ama hem Dünya 1900’lü yıllardaki Dünya, hem de insanlar olup bitenden habersiz 1900’lü yılları yaşamıyor. Üstelik ABD kendi içinde çöküşe geçmiş bir vaziyette. Türkiye ise oynanan oyunun farkında ve ‘Bana rağmen yapamazsınız’ demekte. Türkiye kuruldu kurulalı irade ilk kez seçilenlerin elinde…

Türk halkının bu noktada güvencesi kendi iradesiyle seçtiği Tayyip Erdoğan liderliğidir. Tayyip Erdoğan, çağın önemli liderlerinden biri ve Türkiye’nin iradesidir. Dünyadaki Müslüman halkların güvencesidir. Erdoğan’a rağmen bu proje hiçbir şekilde onların istediği biçimde işlemeyecektir. CIA ve MOSSAD projesi bumerang sonucu üretecektir inşallah…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89