ABD'nin Türkiye'yi eski sefil günlerine döndürmek için çevirdiği oyunlara destek olarak adaleti aramak düşmanla işbirliği yapmaktır.

Ak Parti'nin dış politikaları eleştirilebilir, Ak Partili siyasetçilerin ve bürokratların aldıkları milyon dolarlık rüşvetler için hukuk mücadelesi ülke içinde verilebilir, ancak, Ak Parti'ye muhalefet etmek ve Tayyip Erdoğan'ı yok etmek için, yurdunu, milletini, devletini zor duruma düşürenlerle iş tutmak vatana ve millete ihanettir. Aklı başında olan her Türk vatandaşı bu ince çizgiyi çok iyi ayırt etmelidir.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin yayımladığı tabloya göre, ABD'nin İran'a uyguladığı tek taraflı ambargoyu Çin, AB ülkeleri, Hindistan, Japonya ve G. Kore gibi pek çok ülke tanımadı. Türkiye İran'dan petrol alımında bu ülkelerin çok gerisinde kaldı. İran'a yönelik ambargo kararı alındığında ABD'de faaliyet gösteren 58 Amerikan ve İsrailli firma İran ile ithalat ve ihracat yapmıştır. O dönemde Almanya'da faaliyet gösteren 65 firma İran ile ithalat ve ihracat yapmıştır. Birçok Alman şirketinin İran'da temsilcilikleri olduğu biliniyor. İran'ın toplam ithalatının 65-70 milyar dolar olduğu ifade ediliyor. Türkiye bunun 10 milyar dolarını karşılarken geri kalan 55 milyar doların ABD ve AB ülkeleri tarafından gerçekleştirildiğinden ABD haberdar değil mi?

Mesele Türkiye'nin ambargoyu delmesi değil, Türkiye'nin büyümesini, gelişmesini, karakterli, saygın olarak bölgenin en önemli ülkesi olmasını engellemektir.

Asıl mesele Reza Zarrab davasından medet umarak ülkenin zor duruma düşürülmesinden sevinenlerin olmasıdır. Zarrab'ın sanık durumundan tanık durumuna döndürülmesi komedidir. Türkiye üzerine bu kadar açık gidilmesine rağmen, ABD'den canlı yayın yaparak olayı farklı boyuta getirmeye çalışan vatan hainlerini alkışlayanların ucuz beklentileri asla amacına ulaşmayacaktır.

Türkiye'nin bu ambargoyu delmesi milli, menfaatlerinin bir gereği ise buna kimse bir şey diyemez.  Ancak başta Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Muammer Güler ve onlarca siyasetçi ile Halkbank'ın eski genel müdürü Süleyman Aslan denen zavallı bürokrat ve onlarca rüşvet yiyen bürokrattan Ak Parti bunun hesabını sormalıdır.

Zarrab'ın İranlı ortağı Babek Zencani'nin ifadesine göre Reza Türkiye'de 8 milyar dolar rüşvet dağıtmıştır. 30 Yaşındaki bu fırıldağa vatandaşlık verenden başlayıp, yoluna yatandan devam edip, onun en önemli sanatçımızla evlenmesine aracılık yapanda dahil olmak üzere bu adama selam veren herkesin yargı önüne çıkarılması Ak Parti'nin boynunun borcudur.

Reza ile yan yana olanlar Suça bulaşmıştır vesselam...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner37