banner114

Yardım alan sadece Trabzonspor mu?

Fenerbahçe Kulübü başkanı Ali Koç Beyefendi’nin Trabzonspor’un devlet yardımlarıyla ihya edildiği yönündeki açıklamalarına göz atalım: “Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, futbol takımının kamp yaptığı Antalya'daki otelde düzenlediği basın toplantısında Trabzonspor'a sert eleştiriler yöneltti. Koç, Trabzonspor için "Sırtını devlete dayamış" ifadesini kullandı.

Koç, Trabzonspor'a yönelik eleştirilerine, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) harcama limiti sisteminin yanlış kurgulandığını söyleyerek başladı. "Bu 250 milyon liralık ana para, 5 yıllık süre en fazla Trabzonspor'a yarıyor...Trabzonspor'un başkanı geçen yıl şubat ayında ne kadar kötü durumda olduklarını ifade ediyordu" diyen Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ne olduysa, 2019'un mayıs ayında sıkıntıların çözüldüğünden, rahatladıklarından bahsediyordu. O arada ne oldu, bilmiyorum. Ama insan ister istemez şunu düşünüyor: Trabzonspor'a göre kurgulanmış bir model. Çünkü en çok onların ihtiyacını görüyor. Zorunlu olarak da diğer kulüplere aynı model sunulmuş."

Ali Koç, Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu'na; "Kaç devlet kurumu stadınızda loca aldı, ne kadara aldı, ne paralar verdi", "Trabzonsporlu olmayan ama bir şekilde devlet ile iş yaptığı için Trabzon'da loca alan iş adamları var mı" diye sordu.

Koç, "Bizim bu destekte hiçbir gözümüz yok. Ama çıkıp adil rekabet vs, böyle konuşmasın" dedi.[i]

Yalçın Küçük hocanın bu konudaki çok kıymetli tahlillerini saymazsak Türkiye’de artık endüstriyel bir hale gelmiş futbolun ekonomi politiği, finansmanı, adil bir şekilde vergilendirilip vergilendirilmediği, kulüpler üzerinden devşirilen ve kotarılan nüfuz, futbolun ve kulüplerin rejim ve sistem içerisindeki işlevi öterden beri ıskalanan bir husustur. Ali Bey’den bir büyük iş adamı olarak kaynakların bu denli hoyratça ve verimsizce kullanımı hakkında tıpkı “asgari ücret meselesinde” olduğu gibi ufuk açıcı bir yorum beklenirdi.

Ali Bey ne güzel söylemiş:

“Dünyanın son 50 yıllık döneminde her şeyin ilerlediğini, her şeyin değerlendiğini, büyüme yaşandığını, borsaların, gayri safi milli hasılanın büyüdüğünü" dile getiren Koç şöyle konuştu:

"Büyüme trendinde olmayan bir şeyler var. O da reel ücretler. Ücretlerin milli gelirden aldığı pay büyümemektedir. Her şey yükselirken reel ücretlerin düşmesi, ücretlerin milli gelirden aldığı payın düşüyor olması, kendi içinde kabul edilmesini çok güç bir fenomen olarak görüyorum." [ii]

Oysa ki Ali Bey’in Trabzonspor konusundaki açıklamalarından, söz konusu yardımları sadece “Trabzonspor almış, diğer kulüpler ve mesela Fenerbahçe bu himaye ve vikayenin dışında kalmış gibi anlıyoruz.

Oysa ki futbolun ekonomi politiği ve temsil kompozisyonu Yalçın Küçük Bey’in isabetle ifade ettiği gibi hep tartışmalıdır.

20.05.2013 tarihli Hürriyet gazatesinden dönemin GS Başkanı Sayın Ünal Aysal’ın açıklamalarını okuyoruz:

Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, “Elimde belgesi var” dediği Fenerbahçe'ye yapılan devlet desteklerini Hürriyet’e açıkladı. “Topuk Yaylası’nı devletimizin desteğiyle yaptılar, otel olarak işletiyorlar. Ülker Arena Salonu’nun arazisini yangından mal kaçırır gibi aldılar. Kenan Evren Lisesi’nin yeri otel ve alışveriş merkezi için onlara devredildi.”

ÜLKER ARENA SPOR SALONU

ÜLKER Arena Spor Salonu’nun yapıldığı Ataşehir’deki araziye ait ihale ilanı Bursa’da yerel bir gazeteye verildi. Fenerbahçe, yangından mal kaçırır gibi orayı aldı. Ataşehir’deki arazi ihalesine başkaları girse belki de onlar alacaktı. Bursa’daki bir yerel gazetede ilan ile halledilmiş bir iş var ortada. Buradaki değer de 100 milyon Türk Lirası civarında.

KENAN EVREN LİSESİ ARAZİSİ

ŞÜKRÜ Saracoğlu Stadı’nın bitişiğindeki, ekspertsiz değeri yaklaşık 100 milyon dolar olan Kenan Evren Lisesi’nin arazisi Fenerbahçe Kulübü’ne otel ve alışveriş merkezi yapılması adına devredildi. Ortada böyle de bir durum var.

FARUK ILGAZ’DAKİ MARİNA

Fenerbahçe Burnu’nda yer alan Faruk Ilgaz Tesisleri’nin önüne hiçbir devlet kurumundan izin, ruhsat ve benzeri bir belge alma ihtiyacı hissedilmeden kaçak marina inşa edildi. Bu da onların yaptığı bir iş.[iii]

Evet bir başka camia da Ali Bey’in kulübü için bunları iddia ediyor.

Diğerlerinin de bunun dışında tutamayız.

Türkiye’de ekonomik ilişkiler en başından beri siyasetin denetimindedir.

Trabzon gibi uzak bir Anadolu şehrinde uluslararası nitelikte bir spor ve futbol kültürünün devamlılığını sağlamak genel Türkiye tablosu ile yakından alakalıdır. Bu şehirde siyaset yapan kişilerin bu genel tabloya duyarsız kalması beklenemez.

Ali Bey, rakiplerin olmadığı “yalnız koştuğunuz koşularda hep birinci gelmenin bencil, garip ve bence psikolojik olarak sıkıntılı hazzını” bir an önce terk etmelisiniz.”

Bu destekler olmazsa siz maç yapacak takımı nereden bulacaksınız?

Bütün kulüpler öyle veya böyle devlet himayesiyle yürürler.

Yardım konusu konuşulurken bunu söylemesi gereken en son kişi siz olmalısınız.

Bu ülkedeki üreten ve değer ortaya koyan her birim ülkenin kolektif varlığıdır. O yüzden 1.5 milyon dönüm SEKA arazisi, 160 hektarlık Koç Üniversitesi arazisi bedelsiz olarak Koç grubuna verilmiştir. Erken Cumhuriyetten bugüne kapitalist sınıf ve sermaye birikimi oluşturma politikaları neticesinde edindiğiniz birikime değinmedim bile . On yıllardır yürürlükte olan bu talan ekonomisinde devlete bunca yıl hizmet etmiş bir profesör olarak ben bir üniversite kurmaya kalksam bana 1 metrekare yer tahsis edilmez. Ama esnaftan bezaz, tuhafiyeci, yapsatçıya, tesadüfen (!) parası olana veriliyor. Bektaşi dediği gibi “bence dininizin kıymetini bilin”!

Ali Bey;

Siz, Türkiye’nin az sayıdaki iyi yetişmiş ülkenin geleceği açısından ihtiyaç duyduğumuz bir değerisiniz. Geliniz bu algıyı kör bir kavgada, topa vurma, sert şut çekme gibi garip sohbetlerde eritmeyelim. Hepimiz kardeşiz. Varsa bir eksik ve aksak bunu kamuoyu önünde milyonlarca taraftarı olan müesseseleri tahkir ederek değil yetkili kurul ve makamlarla müzakere ederek aşmak gerekmez mi? Siz Türkiye’deki her makama bir telefonla ulaşabilecek bir insansınız.

Biz Karadenizliler bu futbol, sert şut işinde biraz duyarlıyız galiba, bakınız bana bile fotbol yazdırdınız, kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.

Gelin ülkede bunca yoksulluk ve işsizlik varken süper lig kulüplerinin 18 milyarlık borcu “niye ve nasıl varı” konuşalım. Bu durum Türkiye gibi bir ülke için rasyonel ve sürdürülebilir midir? Akıl kârı mıdır? Bu parayla 5 yılda 5 pektim kurup yurtdışına yılda 25 milyar dolar ödemeyip iş ve aş üretelim. Bu ekonomiden gelen katma değerle sabahtan akşama kadar “sert şut nasıl çekildi?, Ali, Ahmet kampta be yaptı?, Ahmet fanta içti, gibi mühim meseleleri konuşacak, ciddi ciddi tartışacak! İmkân ve zamanımız olur.

Anahtar Kelimeler:
Kemal üçüncü
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108