Başka bir emrin var mı…?

Aykut Kocaman hiç gündemimde değil. Ne diyor? Ne yapıyor? Ligi nasıl yorumluyor? Benim için yok hükmünde bir teknik adam…

Ancak, dün evden çıktım gazeteye gelirken müdavimi olduğum çay ocağına uğradım. Orada tanıdıklar hemen lafı soktu…

-Şu Aykut Kocaman’a bir laf etmeyecek misin? İki satır yazmayacak mısın?

Hayda..

Ne oldu ki?

Gazeteye geldim mevzuyu öğrendim.

Meğer bizim şikeci, Trabzonspor ile lider arasındaki puan farkına dikkat çekmiş.

Neden?

Ve niçin?

2010-11 sezonu mu aklına geldi?

Durdurun mu diyor Trabzonspor’u

BJK’yi bir biçimi ile hallederim.

G.Saray nasıl olsa kendi kendini yiyor.

Bir tek rakip Trabzonspor.

Ama artık hiçbir şey eskisi gibi değil.

Aykut efendi..

Korkunun ecele faydası yok.

Ne dün gibi Trabzonspor, ne de eli kolu bağlı değil.

Geliyoruz gümbür gümbür, eze eze…

****

Bu işin bilimsel izahı ne?

Derler ki, bir takımın başarılı olması için masa başındaki yönetimin uyum içinde olması gerek.

Derler ki, bir takımın başarılı olması için yönetim çok çalışmalı, kalabalık olmalı herkes sorumluluğunu bilmeli

Derler ki, bir takımın başarılı olması için görev süresi içinde yönetim hiç fire vermemeli, istifalar ile koltuk boşalmamalı.

Derler ki, bir takımın başarılı olması için yönetim kurulu istifalar ile sayısal olarak diken üzerinde durmamalı, her an ensesinde genel kurul tehlikesi hissetmemeli

Tüm bunların Trabzonspor’un anlık durumu ile hiç alakası yok.

Demek ki, futbol denen şey sahadaki başarının masaya da formatlığı bir oyundur.

***

Bu fotoğraf üzerine ciltler dolusu kitap yazılır.

João Pereira ‘nın oturduğu sitenin hizmetlisi, bahçıvanı bekçisinin evine eşi ile gidip aynı masada yemek yemesi, buluşması, sohbet etmesi, müthiş bir şey…

Bu çocuk farklı bir çocuk.

Bu çocuk, tam hümanist

Bu çocuk, olmasa bile Müslüman gibi yaşıyor.

Bu çocuk, yaşadığı şehri seviyor, insanını da.

Bu çocuk, ne oldum delisi değil.

Bu çocuk, kesinlikle ve eminim Mevlana’yı da okumuştur…

****

Sakın ha Usta…

Birileri Usta’ya demiş ki, Trabzonspor Koleji projeni rafa kaldır.

Niye?

Trabzon’da diğer özel okullarla rekabet etme.

Neden?

Sakın gaza gelme Usta.

Trabzonspor Kolejinin farklı bir yönü olacak… Alt yapıdaki çocukların eğitimini de üstlenecek.. Kolej fikrini de İstinye Üniversitesi gibi sahiplen… Vazgeçme

****

Futbola küserken sevdiğinden koparılmak…

Trabzonspor’un ligde üst üste aldığı galibiyetler şehirde çok farklı bir hava estiriyor. Hafta sonu oynanan Bursaspor maçı öncesi ve sonrasında gerek rastladığımız, gerek şahit olduğumuz gerekse bizzat sohbet ettiğimiz bazı taraftarlardan duyduklarımızı aktarmak istedik bugün sayfamıza.
İşte futbola küstüğü için Trabzonspor’u da bırakmak zorunda olan iki taraftarın kendi anlatımlarıyla bu küskünlükleri ve sebepleri.

İyi bir Trabzonsporluydum, hatta fanatik derecesindeydim. Her deplasmana gidiyor evimi otel gibi kullanıyordum. Trabzon’daki maçlarda eve çoğunlukla yürüyerek hatta bir çok defalar yağmurda ıslanarak gelirdim. Takım nerede ben oradaydım. Ancak şimdi içimde bir kuruş heves kalmadı. Neden mi? 2010-11’de yaşananlar elbette. Küstük biz. Biz diyorum çünkü sadece ben değil benim gibi bir çok arkadaşım. Aslında biz Trabzonspor’a değil futbola küstük ve bırakın maça gitmeyi, maçları takip etmiyorum bile. Hatta bazen içimde öyle bir duygu yükseliyor ki, maça gidenleri görünce, ‘Biran önce bugün bitse’ diye geçiriyorum.

İkinci örneğimiz de çok farklı değil. İkinci örneğimizin kahramanının söylemleri ise şu şekilde:

Ben de futboldan geldim, Trabzon’da amatörde de oynadım. Dünyamız Trabzonspor’du. Onunla yatar onunla kalkardık. Her hafta kendi sahasında tribün yapmak için günler öncesinden hazırlık yapar, deplasmanlar için arkadaşlarla aramızda para toplardık. Hafta bitmek bilmezdi bizim için. Ah o 96 yılı yok mu? Her şey o zaman başladı. Neler yaşandı, neler yaşadık, neler yaşattılar bize?

İçimize oturdu yaşananlar, yaşadıklarımız…

Atamadık onları içimizden, aslında yara olmuştu hatta kabuk bağladı, belki de ondandı bu kadar acı çekmemiz.

Ve 2010-11 sezonu. 96’nın üstüne adeta tuz-biber gibi ekildi, ikinci bir travma oldu. Ve koptuk futboldan… Aslına bakarsanız Trabzonspor’dan kopardılar bizi.

Sonrasında da ne futboldan keyif aldık ne de takımımızın peşinde gitme hevesi kaldı…

Ve koskoca bir şehri küstürdüler futboldan… 1996 ve 2010-11 süreci Trabzon şehrinde nice futbol tutkunlarının içindeki futbol aşkını bitirirken aslında en sevdiğinden de ayırıyordu onları… Trabzonspor’dan…

İşte belki de bu yüzdendir bugün takımlarıyla çok fazla barışık olamamaları..
Ama yine de o karanlık tünelin ucunda görünen ışık bu güzel şehrin üzerine umut gibi doğdu diyeceğiz de…

Korkmuyor da değiliz, çünkü emin değiliz, gelecekte ne olur, ne yapar, ne ederler’ diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.

Nurgül GÜNAYDIN

****

Aşk böyle bir şey!

Söz Trabzonspor sevgisinden açılmışken bir abimizin anlattığı bir anıyı aktarmadan geçmeyelim.

Senesini hatırlamıyorum ancak 19 Mayıs törenlerinin stadyumlarda yapıldığı o eski bayramlardan bir gündü… Ve aynı hafta sonu da Trabzonspor’un Fenerbahçe ile Avni Aker’de maçı vardı. Mahalleden fanatik Trabzonsporlu bir abimiz yanına iki günlük yiyecek-içeceğini aldıktan sonra 19 Mayıs törenlerini tribünden izlemeye gider. Burada törenler bittikten sonra stadın içerideki bölümlerden bir yere saklanır ve iki gün boyunca burada yatıp-kalkar. Maç günü gelir çatar ve yattığı yerden çıkıp tribündeki yerini alır.

Neden mi böyle yapar?

Çünkü çok iyi biliyordu ki maça bilet bulamayacaktı ve en geçerli çözüm de bu şekildeydi.

N.G

**********

Operasyonlar başladı!

Üst üste alınan güzel galibiyetler ve yeniden başlayan Süper Lig. Trabzonspor, son haftalarda oynadığı mücadeleci futbol ve kazanmaya aç arzusuyla istediği sonuçlara ulaştı. Aradaki puan farkını gitgide kapatmaya başladı ancak dikkatimizi çeken bir olay var.  The Guardian gazetesinin İnfantino’yu suçlaması ve şike olaylarının yeniden patlak vermesi üzerine Trabzonspor Bursaspor maçına atanan hakem Halis Özkaya’nın karşılaşmada vermediği kararlar. İki net pozisyonda çalmadığı düdükler aklımızda soru işaretleri yarattı. Hadi biz kötümser düşünüyoruz diyelim ancak iyi giden Trabzonspor’a patlak veren bu olaydan sonra çalınmayan düdükler çok manidar. Maç sonunda Teknik Direktör Rıza Çalımbay’ın da dediği gibi Trabzonspor son dakikalarda kalesinde bir gol görseydi şu anda farklı şeyler konuşuyor olurduk. Anlamadığımız bir nokta ise son oynanan Fenerbahçe Karabük maçında Karabüksporlu yöneticinin Fenerbahçe maçında sahada olmayacağını söylediği beş oyuncunun Trabzonspor karşılaşmasında oynayabilecek olma olasılığı. Bilerek mi yapılıyor, nasıl yapılıyor bilmiyorum ancak bu tarz olayların hep üst üste gelmesi çok çok manidar. Aslında daha fazla konuşmaya gerek yok. Ne demek istediğimi herkes anlamıştır. Sadece şunu söyleyebilirim; Bu tarz olaylar yeni başladı ve ligin ikinci yarısında daha da artacak gibi… Trabzonspor bazı şeyler beklediğimiz bu ikinci yarıda yine sadece rakiple mücadele etmeyecek!

Çağrı HALİLOĞLU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner37