Dedi: CHP Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun şehit cenazesinde saldırıya uğramasını nasıl yorumluyorsunuz?

Dedim: Saldırı çirkindi ve kabul edilemez. Hiçbir cenazede ve hele şehit cenazesinde misafire böylesi bir muamele Müslüman Türk’ün anlayışında da geleneğinde de yoktur. Hele hele ailenin onay verdiği bir misafire saldırmak vandallıktır. Vatanseverlikle hiçbir ilgisi yoktur. Bu ayrıntıyı net biçimde kaydedelim.

Dedi: Olayın bir boyutu böyle... Diğer yönleri itibariyle yorumlar mısınız? Ailenin iznine rağmen saldırıyı nasıl izah edersiniz?

Dedim: Şehit ailesinin Kılıçdaroğlu’na cenaze törenine katılabileceğini söylemesi yetmiyor. Zira şehit cenazeleri yalnızca aileyi ilgilendirmiyor. Şehit cenazelerinde çok farklı bir atmosfer gelişiyor. Bize göre, Sayın Kılıçdaroğlu şu süreçte hangi şehidin cenazesine katılırsa katılsın protesto edilirdi. Fiili saldırıyı kast etmiyoruz. Lakin toplumsal bir tepkiyle karşılaşırdı. CHP, HDP ile yaptığı ittifakın toplumun bir kesiminde nasıl bir infial uyandırdığının galiba farkında değil. Tayyip Erdoğan’ı indirmek hevesine öylesine kapılmışlar ki, yaptıkları her şeyi meşru sayıyorlar. CHP, KHK’dan atılan PKK’lı Başkanlara mazbatalarının verilmesini isteyecek bir noktaya geldi. Yani ittifak seçim bitince bitmedi. HDP’yi adeta kanatları altına aldı!... En azından algı bu... Böyle bir algının üstüne bir de şehit cenazesi...

Dedi: İyi ama söylediği yanlış mı? CHP diyorki! “Ey YSK... Sen ‘İyi hal kağıdı’ istedin, aldın ve başkan adayını seçime soktun. Şimdi mazbatayı ver.” Bunun neresi yanlış!...

Dedim: Belli ki KHK’dan atılan PKK’lılar hüküm giymemiş. Ceza almayınca da dosyalarına işlenmemiş. Daha sonra ihbarla ortaya çıkmış bir durum. Şimdi göz göre göre... Kanun Hükmünde Kararname ile terör yanlısı olmaktan atılan bir PKK’lıya mazbata mı verilmeli? Terörü savunan ve her an iş birliğine hazır birine ilçe emanet etmek demokratik mi? Bu talep kime sahip çıkmaktır? Hukuka sahip çıkmak mıdır yoksa HDPKK’lıyı şımartmak mıdır?

Dedi: HDPKK deyip duruyorsunuz. O zaman kapatın HDP’yi!..

Dedim: Kapatamıyorsunuz. Dünya ayağa kalkıyor. Avrupa ve ötekiler ayaklanıyor. Sonuçları ülkeye zarar veriyor. Demokrasi ağır yara alıyor. Dolayısıyla terörün uzantısı bu partiyi kendi içimizde kapatmadan mahkum etmemiz lazım. CHP’nin tutumu işte bu noktada sorun oluyor. Tayyip Erdoğan’ın indirilmesini HDP ile işbirliğinden daha fazla önemsiyor. Halk ise böyle düşünmüyor. Sorun işte bu noktada düğümleniyor. Hal böyle olunca toplumun önemli kesimi bileniyor.

Dedi: İyi ama HDP ile daha önce AK Parti’de işbirliği yapmıştı.

Dedim: Doğrudur yapmıştı. Lakin AK Parti’nin işbirliği PKK’nın silah bırakacağı varsayımı eksenine oturuyordu. PKK silahı bırakmayınca bitti. CHP’nin böyle bir şartı yok. Bugün HDP ile ittifak PKK’ya manevi güç veriyor. HDP’li vekillerin açıklamalarını görmüyor musun? CHP, yalnız ittifak yapmakla kalmıyor, seçim sonrası işbirliğini de sürdürme eğiliminde!... CHP İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ‘KHK’dan atılan öğretmenleri zabıta yapacağım’ sözleri CHP’yi hiç rahatsız etmedi!...

Dedi: Sonuç olarak ne söyleyeceksiniz?

Dedim: Ülkenin birlik ve bütünlüğe ihtiyacı var. Bu ayrışma ülkenin geleceğini perişan eder. Bunun kazananı olmaz. Bu ayrışma kimleri sevindirir ona bakmak lazım. AK Parti daha sakin ve birleştirici bir dil kullanmalı, CHP ise HDP ile yaptığı ittifakın ülkeyi hangi noktaya sürükleyeceğini ve toplumda nasıl bir infial yarattığını bir kez daha değerlendirmeli. Başka Türkiye yok.

Dedi: Trabzon’da CHP, İYİ Parti ve Saadet Partisinin Bakan Soylu’yu istifaya davet etmelerini nasıl değerlendiriyorsun?

Dedim: Bakan Soylu’yu saldırıyı özendiren gibi göstermek, terörle mücadele eden bir kahramana yapılan en büyük kötülüktür. Üstelik kendi memleketinden ve kendi hemşehrilerinden... Bu konu tek başına analize muhtaç bir durumdur. CHP, Soylu’yu istifaya çağırmadan önce kendi tutumunu gözden geçirmeli. Hem HDP ile ittifak içinde olup hem şehit cenazelerine katılmak sürdürülebilir bir siyaset değil.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kamil KAYGUSUZ 4 hafta önce

sayın ali bey
tebrik ederim, çok isabetli bir yorum, elinize sağlık

banner108