İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu dün Ramada Otel’de MHP’li topluluğa hitap etti. Programın onur konuğu olarak davet edilen Soylu’yu yaklaşık 1000(bin) civarında partili dinledi. Dinleyicilerin üçte biri ocak mensubu gençlerdi.

Programı başarıyla gerçekleştiren il Başkanı Nihat Birinci’yi tebrik etmek gerekir. İlçeleri iyi organize etti. Hemen her ilçe yaklaşık 4-5 masa doldurdu. 84 masa ve her masa etrafında 10-12 kişi oturdu. Açılış konuşmasını yapan Birinci, MHP için ‘Önce ülkem’ deme zamanı olduğunu ve artık siyasette MHP’siz bir dönem olmayacağını söyledi. Ardından Parti MYK üyesi Şeref Oğuz MHP’nin neden ‘evet’ dediğini anlattı.

***

Bakan Süleyman Soylu, MHP camiasına özgü bir konuşma yapmadı. Cumhurbaşkanlığı sisteminin neden gerekli olduğunu, ülkenin mevcut sistemle daha fazla yürüyemeyeceğini öne çıkaran bir konuşma yaptı. Sıra teröre karşı verdiği mücadeleye gelince salon hareketlendi. Bakanın sözleri zaman zaman alkışlarla kesildi.

***

Bakan Soylu ilk kez AK Parti’de siyasete girişinin hikâyesini anlattı. Bu ayrıntıya geçmeden bir anekdotumuzu nakledelim. Bakan Soylu’yu DP Genel Başkanlığına adaylığından beri takip edenlerdeniz. Müthiş bir irade ve kararlılık adamı. Bir o kadarda samimi…

DP Genel Başkanlığından ayrıldıktan sonra meydanlara ilk kez 2010 referandumunda döndü. Trabzon Evet Platformu olarak kendilerini televizyon programına davet ettik. İkram Sofrası’nın bahçesinde yaptığımız programda kendilerine neden AK Parti’de siyaset düşünmediğini sorduk. Soylu şunları söylemişti… “Bugün güçlü bir siyasi çizgi var. Millet memnun iyi gidiyor. Ben Genel Başkanlık yapmış bir politikacıyım. Artık ülkemin iyiliği dışında hiçbir beklentim yok. Böyle dışardan katkı vermeye devam edeceğim. Daha mutluyum.” Biz yine de aktif siyasete dönmesini istemiş ve ‘Bekleyeceğiz.’ demiştik.

***

Süleyman Soylu’dan yeniden aktif siyasete dönüşünü dün ilk kez dinledik. Doğrusu merak da ediyorduk. O süreci şöyle anlattı. “Ben 2009'da siyaseti bırakmıştım. Önemine inandığım 2010 referandumu için siyaset yaptığım arkadaşlarımla birleştim ve çalıştım. Kimse bana çalışır mısın demeden çalıştım. Ve neticede 2010'da  referandum bitti ben el salladım. O günden sonra Beni üniversiteye çağırıyorlar. Televizyonlara çıkıyorum, konferanslar veriyorum. Böyle devam ediyorduk. Başbakanımız ikinci ameliyatını olunca geçmiş olsuna gittik. Tam çıkarken benden kalmamı istedi. ‘Birlikte siyaset yapalım’ dedi. Beni bağışlayın aktif siyaset yapmayacağım. Bana dışarıdan ne talimat verirseniz verin hazırım. İşin içine girmek istemiyorum’ dedim. Ve o konuşmanın sonunda bu ülkenin başbakanı bana bir şey söyledi. Bana ‘Süleyman Bey burada iktidar partisi var da bu iktidarda çalışalım hizmet yapalım’ demedi. Bana ‘Önümüzde ki 6 yıl çok zor olacak, ortalığı karıştıracaklar. Orta Doğu karışacak. Sorumluluk alma zamanı. Sizden elinizi taşın altına koymanızı ve birikimlerinizi ülke için kullanmanızı istiyorum’ dedi. Bir ülkenin başbakanı devlet büyüğü bunu dedi. Ayağa kalktığımda nasıl uygun görürseniz dedim. Burada ihlas vardı. Samimiyet vardı! " ifadelerini kullandı.

Evet… Kendilerini başarılı kılan ve inşallah geleceğe taşıyan o ihlas ve samimiyet olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.