Cumhuriyet Gazetesi dün, ‘Soylu’nun devleti hafızasını kaybetti’ manşeti ile çıktı. Kastettiği olay ‘Cumartesi Anneleri’nin eylemlerine Bakan Soylu’nun artık izin vermemesi… Gazete, manşetinde haklı mı? Yani İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti hükümetinin politikalarına aykırı bir icraat içinde mi? Soylu, devlet sisteminin içinde farklı bir baş mı çekiyor?

Önce Bakan Soylu’nun ‘Cumartesi Anneleri’yle ilgili tavrına bakalım… Bakan Soylu, eylemden de öte ‘Cumartesi Anneleri’nin varlığını artık meşru görmüyor. ‘Cumartesi Anneleri’ oluşumunun teröre hizmet ettiğini düşünüyor. Şöyle ki;

1- Annelik teröre kılıf yapılıyor.

2- Annelik kavramı üzerinden mağduriyet oluşturulup hem teröre mağduriyet maskesi giydiriliyor hem toplum ayrıştırılıyor.

3- 1995 yılında TKP/ML terör örgütünün iç hesaplaşması sonucu infaz edilen bir şahsın öldürülmesini devlete yıkıp ‘Cumartesi Anneleri’ üzerinden istismar ediyorlar.

4- Son günlerde renkli listelerde aranan sözde bölgesel teröristler etkisiz hale getirildikçe mecra başka taraflara kaydırılmaya çalışılıyor.

5- ‘Annelik’ gibi kutsal bir kavram terör savunuculuğu ile daha fazla istismar edilemez.

***

Bakan Soylu’nun ortaya koyduğu bu tavır, ‘Yeni Türkiye’nin PKK terörü ile yürüttüğü stratejik mücadelenin bir parçası. Bakan Soylu bu stratejinin hem savunucusu hem uygulayıcısı. Görevi terörü hareketsiz hale getirmek. Tüm hareket alanlarını bitirmek. Karar bu çerçevede alınmış gözüküyor.

Cumhuriyet Gazetesi ve malum çevreler ‘Soylu’nun devleti hafızasını kaybetti’ manşeti ile neyi hedefliyor?.. Açılım sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (O dönem Başbakan olarak) ‘Cumartesi Anneleri’yle görüşmüş. Şimdi ise eylemleri bile yasaklanıyor!..

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, işte tam da bu istismarı hatırlatıyor. ‘Cumartesi Anneleri’nin samimi olmadıklarını, ayrıştırıcı bir yol izlediklerini, PKK terör örgütünün sivil bir ayağı gibi çalıştıklarını ve Sayın Cumhurbaşkanının bu samimiyetini bile istismar ettiklerini hatırlatıyor. Soylu şöyle devam ediyor:

“11 aylık bebeğiyle şehit edilen Nurcan Karakaya kızımız anne değil miydi? Ağrı’da infaz edilen 11 çocuk sahibi bakkal Mevlit Bengi'nin eşi anne değil miydi? Şenay Aybüke'nin annesi anne değil miydi? Necmettin öğretmenin annesi anne değil miydi? Aydın Muştu’nun eşi anne değil miydi, ailesi yok muydu? Sadece meşru siyaset yaptığı için öldürülenler, Deryan Aktertler, Orhan Mercanlar ve terör eylemlerinde şehit olan binlerce vatan evladı, bunların anneleri anne değil, aileleri aile değil miydi? Onların acısına destek olan bir tavır, bir irade ortaya koydular mı? Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin bahçesinde çadır kurup dağa kaçırılan çocuklarını isteyen annelere bu kişiler neden gidip destek vermedi? Ardahanlı 20 yaşındaki Burak Ölmez’in, Bitlisli 17 yaşındaki Vedat Aydın’ın, Hakkârili Zübeyde Koç’un annesi anne değil miydi? Terör örgütünün sözcüsü olarak konumlanmış siyasî yapının belediye başkanı, hem de bir kadın olan belediye başkanı, günlerce yanlarından geçip gitti, yüzlerine bile bakmadı.”

Cumhuriyet Gazetesi’nin savunduğu ayağına kurşun sıkan o eski devlet çook gerilerde kaldı. Türk halkı terörle mücadelede tarihin en başarılı İçişleri Bakanını destekliyor. Soylu’nun devleti hafızasını kaybetmedi, onlar barışa ihanet etti.

Terör en küçük bir hareket alanı bulamayana kadar mücadele sürecek. Soylu, toplumun bu yöndeki hissiyatını temsil ediyor, bilmelisiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108