Dedi: CHP ile Süleyman Soylu arasındaki savaş sayılabilecek mücadeleyi nasıl yorumluyorsunuz?

Dedim: İki mücadele adamının muhteşem direnişi olarak yorumluyoruz. Biri Recep Tayyip Erdoğan… Diğeri İçişleri Bakanı Süleyman Soylu…

Dedi: Yani Tayyip Bey’le bu süreçte 1. derece yol arkadaşı Soylu mu oldu?

Dedim: Evet, doğrudur. İki açıdan doğrudur. Birincisi; Darbe süreci henüz savılmadı. ABD ve yerli işbirlikçileri farklı yöntemlerle de olsa her an yeni bir girişimde bulunabilir. OHAL devam ediyor. Dolayısıyla İçişleri Bakanı’nın Cumhurbaşkanına yol arkadaşı olması doğaldır. İkincisi ise; Süleyman Soylu kendini Tayyip Bey için ortaya koymuş bir siyasetçidir. Bu siyasi ve içtimai bir karardır. Siyasi birikimi olan, bir siyasi partide Genel Başkanlık yapan ve dünyayı iyi okuyan bir siyasetçi kendi siyasetini liderine endekslemiştir. Belki geçmiş dönemde de benzer keyfiyetler olmuş olabilir. Ama Erdoğan- Soylu birlikteliği küresel bir saldırıya karşı gelişmiştir.

Dedi: AK Parti’de başka isim yok muydu?

Dedim: Benim görüşüm, Soylu hedef olmadı. Hedefe kondu. Başkaları da öne çıktı ama CHP, Soylu’yu önemsedi!.. Soylu’nun duruşu ve aksiyonu CHP’yi rahatsız etti. Aslında ABD’yi rahatsız etti. Hatırlayınız... 15 Temmuz gecesinin ertesinde darbenin arkasında ABD’nin olduğunu ilk söyleyen Bakan Süleyman Soylu’ydu. Bugün PYD’nin arkasındaki ABD hesaplarını en yakından takip eden ve yalnız sahada değil saha dışında da önemli fonksiyon icra eden yine Süleyman Soylu’dur... Dolayısıyla Tayyip Bey’in etrafını boşaltmak istiyorlar. Bu da ancak fitne sokarak mümkün!.. Fitne için en güçlü silah FETÖ’cülük iftirası… CHP bu proje üzerinden yürüyor.

Dedi: Soylu ile alakalı bu iddia bir fitne oluşturur mu? AK Parti inanır mı?

Dedim: AK Parti içinde Süleyman Soylu’yu sevmeyen milletvekilleri, Bakanlar ve Genel Merkez yetkilileri olabilir. Sevmek zorunda da değiller. Lakin böyle bir fitneye göz kırpmak, AK Parti’ye ihanettir. Liderine ihanettir. Soylu partiye belki en son gelenlerden biridir. Bugün eğer en önde yürüyorsa, bu keyfiyet birikimi, siyasi duruşu ve aksiyonerliği ile ilgilidir. Hatırlayınız… 15 Temmuz gecesi de meydanlarda sadece bir bakan dolaşıyordu.

Dedi: Soylu için ‘FETÖ Projesi’ diyenlere şöyle demişsiniz… “Esas FETÖ projesi, Soylu için FETÖ’cü demektir.” Bu hakikaten çok önemli bir tespit…

Dedim: Evet öyle… Soylu’nun Tayyip Bey’le yol arkadaşlığı ve kader birliği değil, esas FETÖ projesi, Soylu’yu tasfiye için fitne operasyonudur. İnşallah Cumhurbaşkanı’nın feraseti bu iftiralara da gülüp geçecektir.

Dedi: Soylu çok iddialı ve çok rahat… Çıkışlarını sürdürüyor.

Dedim: Bir kere Süleyman Bey’in karakteristik yapısı… Sivil itaatsiz bir yapı… Boyun eğmeyen, inandığını söyleyen… Yüzüne şamar vurulmasına izin vermeyen bir yapı… FETÖ’de bu tür karakterler olmaz olsa da yaşayamaz.

Dedi: Evet… FETÖ itaat etmeyeni içine almaz. Yüzüne şamar yiyen diğer yanağını çevirir. Onlar için mazlum rolüne girmek önemlidir. Böyle bir durumda bile sahtecidirler.

Dedim: Soylu FETÖ projesine sığmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gürhan Bahadır 4 ay önce

Türkiye için zorlu geçen süreçlerin SOYLU Süleyman duruşudur. Hem adının hemde soyadının hakkını veriyor

banner89

banner37