O, hiçbir kimse karşısında eğilmedi, bükülmedi. Her zaman onuruyla yaşadı. Hiçbir şey ve hiçbir kimse onu, inandıklarıyla ters düşüremedi. O, bütün ömrü boyunca beğenmediği, inanmadığı hiçbir şeyi alkışlamadı. Hak bildiklerini söylemekten çekinmedi.

        Yeniliğe açık bir insandı fakat eski değerlerin kıymetini de bilirdi. Ona göre bir şey, eski diye atılmaz, fena olduğu için atılır. Yeni de sırf yeni olduğu için alınmaz, iyi olduğu için alınır.

       Onun iki projesi vardır: İttihad-ı İslam (İslâm Birliği) ve bunu gerçekleştirecek Asım’ın nesli. O, Çanakkale’de savaşanları “Asımın nesli” olarak değerlendiriyor ve Bedrin Aslanları ile eşdeğer görüyor.

       Bir başka deyişle onun iki ülküsü bulunmaktadır: “İslam”  ve  “millet.”  Kısaca O, Türk Milleti için vatan, millet, bayrak, özgürlük ve bağımsızlık kavramlarının karşılığıdır.”

      O, Verilen sözün ne anlama geldiğini bilen kişilik abidesidir. Hayatı boyunca hangi şart altında olursa olsun verdiği sözleri mutlaka yerine getirmiştir. Çünkü O’nun ahlâkı Kur'an ahlâkıdır, örnek insandır, halkı için ıstırap çeken bir şâirdir. Hiçbir güç ve kimse karşısında eğilmeyen baştır. Geride utanılacak bir şey bırakmayan adamdır.

      Onun Türk Milleti’nde gözlemiş olduğu en önemli konulardan biri her alanda geri kalmışlıktır. Her şey tembellik ve cehaletin içinde harap olmaktadır. Milletin ahlak anlayışı, birlik ve beraberlik duyguları körelmiş ya da köreltilmiştir. Din adına hurafeler üretilmiş, bu hurafelere itibar edilmiştir. Yitirilen topraklar, teslim olmuş ordular ve bunlara seyirci kalan millet karşısında O, üzülmüş, kederlenmiş, eziklik duymuş ancak ümidini ve mücadele azmini asla yitirmemiştir.

       Örnek bir Müslüman, engin bir hoşgörü sahibi, ülkesinin ve insanlığın sorunlarına karşı duyarlı sorumluluk sahibi biridir. O, kimyacıdan önce laboratuvarın kapısındadır, imamdan önce camidedir.

      Ona göre “Bilim, yükselmenin, ileri milletler seviyesine ulaşmanın vazgeçilmez unsuru." dur.  İslam dinini, gerilik ve cahilliğin sorumlusu olarak görmediği gibi Müslümanlığın özünden çok şekilciliği ile uğraşan, Kuranı yanlış anlayan, yanlış yorumlayan ve yanlış uygulayan din istismarcıları olduğunu belirtmiştir.

       İslam dininde cehaletin, yobazlığın, tembelliğin, batıl inançların yeri yoktur. O, İslam’ın ölülerin dini olmadığını aksine yaşayanların, yani dirilerin dini olduğunu da söylemektedir: “İnmemiştir hele Kuran, bunu hakkıyla bilin / Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için. “

    Çağdaşların gerisinde kalmak Onun için insan onuruna yakışmayacak bir durumdur. Çalışmayı ve helal kazancı emreden İslam'ın çizgisinde, araştırmayı, gecesini gündüzüne ilke edinerek yaşamıştır. “Bir baksana gökler uyanık, yer uyanıktır. / Dünya uyanıkken uyumak, maskaralıktır.”

    Tembelliğin, boş vermişliğin, ruhsal çökmüşlüğün karşısında hep mücadele, hep azim tarafında olmuştur. İslam’ın yanlış anlatılması ve bu yanlışlığa sığınarak yaşanmasını asla kabul etmez.

     Kendisinin nasıl hatırlanması gerektiğini şöyle ifade etmiştir: “Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince /  Günler şu heyulayı da er geç silecektir. /  Rahmetle anılmak, ebediyyet budur amma /    Sessiz yaşadım kim beni nerden bilecektir.”

    Bu kadar yazdıklarına, anlattıklarına rağmen “sessiz yaşadım” diyorsan ey merhum, kim bilir daha ne kadar söyleyeceklerin vardı! Neden çok sevdiğin ülkeni terk edip Mısır’a gitmek zorunda kaldın? Kendini millete adamış bir kişi olarak cenazende tabutunu tutacak adam neden bulunmadı? Katılmayanlar neden korkmuşlardı? Büyük ödülü devlete bağışladığın halde arkandan çoluk çocuğun neden perişan edildi? Sorular! Sorular! Sorular!

  12 Mart İstiklal Marşımızın kabulü nedeniyle M. Akif’i saygıyla anıyor, Allah’tan rahmet diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Şemsettin Bayram 1 hafta önce

hocam,teşekkür ederim gözüm arkada kalmadı. her dönem yalnız olan mehmet âki̇f'i̇ yalniz birakmayan az ama i̇nançli ki̇şi̇leri̇n olmasi teselli kaynağımız. kur'an şaiirini rahmetle anıyoruz."Allah birdaha bu millete i̇stiklal marşı yazdırmasın!"

Avatar
Abdullah GÜLAY 1 hafta önce

Âmin. Teşekkür ederim

banner108