Rabbimin izniyle bir yılı daha geride bıraktık. Söylediklerimiz ve eyleme dönüştürdüklerimizden ne kadarı kabul gördü bilemem. Niyetimizi Yaradan biliyor ya şükür! Yazılarımızı yazarken vicdanımızdan başka bir elek kullanmadık. Şu kişi, şu parti, şu örgüt ne der demedik; Rabbim izin verdiği sürece de demeyeceğiz. Bu arada bize sütunlarını açan Günebakış  gazetesine  teşekkürümüzü iletiyoruz…

İlkemiz, öncelikle güzellikleri görmekti, aksini gördüğümüz de nedenini ve düzeltme yollarını anlatmaya çalışmaktı. Eğitim birinci önceliğimizdi. Okullarda ezberin hakimiyetini  yoruma bırakmak gerektiğini,  ders saatlerinin  azaltılmasını, öğretmenlerin sınavdan geçirilip aldıkları puana göre onlara  pirim ödenmesini ifade ettik…

İmamların, kitaplardan uzak kalmaları nedeniyle  çok ama çok yetersiz olduklarını onlara da aynı uygulamanın yapılmasını önerdik.10 yıldan fazla aynı yerde kalan imamların tıpkı müdürlere yapıldığı gibi puan sistemiyle değerlendirilip, rotasyona tabi tutulmalarını ilave ettik. Kur’an’ın mealinin okullara konmasını, din dersinden not verilmemesini de istedik…

“En büyük din en cahillerin elinde” sözünden rahatsız olmakla birlikte doğru taraflarını irdeledik, çıkış yolunun öze dönmekte olduğunu dile getirdik. Bizim hâlimizi görenlerin Müslümanlığı tercih etmede güçlük çekeceklerini izaha çalıştık. Sigaranın haram , mirasta kadın erkeğin eşit olduğunu,  Allah’ın insanları insana imtihan ettirdiğini, faciaların kader olmadığını…vurguladık.

 Kadınlarımızın dramının örf ve âdetler dışında Kur’an’ın erkek hâkimiyetiyle anlatılmasından kaynaklandığını örnekledik. Din görevlilerinin resmi nikâh olmadan nikâh kıymamalarını; belediye görevlisinin besmeleyle kıyacağı nikâhın hem dini hem resmi denen nikâhların yerine aynen geçeceğini söyledik…

Öğretmen mülâkatları toplumu en çok rahatsız eden konulardan biriydi ve maalesef öyle olmaya da devam ediyor. Biz de yıllar önce mülâkat mağduru olmuştuk. 381 puanla dışarda kalırken 312’likler öğretmen enstitülerine alınmıştı. Nihayet, ÖSYM ile girebildik. Bu nedenle Jüri, adayların yazılı puanlarının etkisine girmeden yani onları görmeden değerlendirmelerini yapsınlar dedik. Kur’an referansımız deyip onun “işi ehline ver” emrini kulak ardı etmenin hiçbir şekilde açıklanamayacağını dillendirdik…

2017’yi  “ aydınlarımız kendi değerlerimizle çıkış yolunu göstermeli” diyen Araf’taki aydın Cemil Meriç’le sona getirdik. Süremizi, en büyük İslâm şairimiz Mehmet Âkif’le noktalıyoruz.1982’den beri talebesi olmakla iftihar ettiğimiz, hayatın bütün safhalarını Kur’an Kerim ışığında somutlaştırarak sunan “Safahat” adlı kitabını bu özelliğiyle tanıtmaya çalıştık. Birçok kurum veya kuruluş kendi kafalarındaki Akif’i başkalarına da anlatmaları için adam tuttular! Biz, “Rabbim, bize onun düşüncelerine ilâve yapmayı nasip etme” duasıyla o büyük Kur’an şairini tanıttık.

Velhamdülillâhi Rabbil a’lemîn…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108