Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV yetkililerine yönelik operasyonun iki boyutu var. Birincisi kendileri gibi Nur cemaatinden olan ancak farklı düşünen… Fethullah Gülen’in dinlerarası diyalog fikirlerini ağır biçimde eleştiren bir cemaate 2010 yılında Gülen cemaatinin dinamikleri tarafından ‘Polis-yargı-sanat-medya’ dörtgeninde operasyon yapılması… Öyle tuhaf ve acımasız ki, 66 yaşındaki görme özürlü Mehmet Doğan (Kürtlerin tabiriyle Molla Muhammet) ile birlikte 122 talebesi ‘El Kaideci’  denerek gözaltına alınıp 17 ay içeri tıkılıyor.

 

Operasyonu meşru kılmak için de evlerine 1-2 bomba ve 1-2 silah konuyor. Silahlarda polislerin parmak izleri çıkınca Tahşir Cemaati mensupları delil yetersizliğinden 17 ay sonra serbest kalıyor. Gülen Cemaatinin o dönemdeki kudreti gözdağı veriyor. Cemaatin başındaki isim o süreçte kendilerine komplo kurulduğunu söyleyip Fethullah Gülen’den şikayetçi olunca savcılar harekete geçiyor. Yine algı galip geliyor.

***

Buraya kadarı hukukun işleyişi… İkincisi ise bundan sonra başlıyor. Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı iyi yetişmiş birisi… Algı oluşturmada usta birisi… Kendisi zanlı olunca müthiş bir algı operasyonu da Dumanlı yapıyor. İfade için polise gitmek yerine polisi gazeteye çekiyor. Tüm dünyaya, yaptığı algı operasyonunu izletiyor. Operasyonun adı bile değişiyor. ‘Tahşiyeciler Operasyonu’ bir anda Zaman Gazetesi operasyonuna dönüyor.

***

Hükümet, Gülen cemaati ile yürüttüğü mücadeleyi kendi parti tabanına benimsetmedikçe bize göre başarılı olma şansı yoktur. Mücadelenin ‘cemaatle-hükümet mücadelesi’ olmadığını… Türkiye’nin meselesi olduğunu anlatmada başarılı olamıyor. Aynı şekilde cemaat de mücadelenin bir fikir özgürlüğü ce demokrasi mücadelesi olduğunu kabul ettiremez.

Böyle bir tabloda iş nereye gidiyor? Hükümet, Gülen cemaatini ciddi biçimde geriletiyor. Ama kendisi de yara alıyor. Daha önce yazdığımız gibi… Bu mücadeleye parti tabanı iştirak etmedikçe kesin başarı mümkün gözükmüyor.

Gariptir ama AK Parti’de böyle bir irade de gözükmüyor. Aksine bırakın tabanı devreye sokmayı teşkilatların içinde cemaat sempatizanı yöneticiler hala hüküm sürüyor. AK Parti tabanı da olup biteni sokaktaki vatandaşlar gibi her gün gazetelerden okuyor, TV’lerden seyrediyor. İkili sohbetlerde ise bu işin artık sıktığını bile dillendiriyor.

***

Dün AK Parti İl Başkanlığı’nda yeni adayla ilgili toplantı vardı. Genel Merkezin belirlediği il başkan adayı ve mevcut başkan bu işlerin dışında… Tabanda hiçbir heyecan kalmamış. 7500 kişilik kongre salonunu nasıl dolduracaklarını düşünüyorlar. Yukarıda olup bitenler kimsenin umurunda değil. Ancak aynı saatlerde Adalet Sarayı önünde cemaat mensuplarının protestosu vardı. Birilerinin umurundaydı.

Tablo gittikçe Cumhurbaşkanı ile cemaat arasında bir savaş görüntüsüne bürünüyor. Galiba AK Parti Genel Merkezi de böyle istiyor. Teşkilatları bu yönde hiçbir süzgeçten geçirmiyor, tabanı bilgilendirmiyor.

Biz önceki gün başlatılan Tahşiyeciler Operasyonu sonrasını böyle analiz ediyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37