banner114

Köylerimiz yıllarca göç verdi, vermeye devam ediyor. Ekonomik ve sosyal nedenlerle oğullar, kızlar, gelinler, torunlar kent merkezlerine, özellikle de büyük şehirlere gittiler.

Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nin kırsal kesimi bu göçten en çok etkilenen yerleşim yerleri oldu. Köylerde kapılar kilitlendi, bacalar tütmez oldu, evlerin duvarlarını sarmaşıklar kapattı, eski canlı ve renkli yaşamdan hiç bir iz kalmadı.

Yazdan yaza kısa ziyaretler dışında doğup büyüdüğümüz topraklarla bağımız kalmadı. Gurbette büyüyen yeni nesil için ailesinin çocukluk ve gençlik yıllarını yaşadığı köyler, bir değer ifade etmemekte, turistik ziyaret yerleri olmaktan öteye geçmemektedir.

Durum böyle olunca köylerde yaşlı dede ve nineler yalnız kalmıştır. Bunlar doğup büyüdükleri toprakları, bir ömür boyu yaşadıkları hatıraları terk ederek şehirlere gitmemektedirler. Kent hayatına uyum zorluğu ve hatıralarından kopmak istememeleri onları köylerinde yalnız yaşamaya itmiştir.

Ramazan ayında yemek yapma, iftara hazırlanma, sofraya yalnız oturma onlar için hem zordur hem de hüzün vericidir. Yalnızlık ve kimsesizlik her şeyi tatsız tuzsuz yapmaktadır. Bu durumu gören ve onların sorunlarına bir nebze olsun çare olmak isteyen, İstanbul’da 1993 yılında kurulan Şalpazarı Sayvançatak Köyü Dernek başkanı Erol YANIK ve yönetim kurulu bir ilke imza attılar:

Muhtar Ali KALAY ile işbirliği içinde bu yaşlılar için ramazan ayı boyunca her gün iftar yemeği hazırlatıyor, onları cami altındaki sosyal tesise taşıyor, topluca iftarlarını yaptırıyor, camide namazlarını kıldıktan sonra onları tekrar evlerine taşıyorlar.

Başkanın daveti üzerine biz de iftar yemeğine katıldık. Neler gördüğümüzü yazmaya kalsak uzun bir öykü serisi ortaya çıkar. Özetle orada birliktelik, iş bölümü, uyum, dostluk, kardeşlik, dayanışma, memnuniyet, sevgi ve dua gibi değerlerimizin yaşatıldığını görmek bizi hem mutlu etti, hem de duygulandırdı...

İki üç basamak merdivenin başında eli ayağı titreyen bir yaşlı ninenin koluna girerek indirmek için gayret edenleri artık başka yerlerde görmek mümkün değil. Metrobüste, otobüste ayakta seyahat edeerken hamileye, yaşlıya yer vermeyen yeni versiyon gençliği düşündüğümüzde toplumsal değerlerimizi bu şekilde yaşatanları büyük bir coşku ile alkışlamak gerekir.

Bu iftar uygulaması, sonradan bütün köylüleri, yoldan geçenleri, misafir ve davetlileri de içine alarak genişlemiş ve her iftar saatinde ortalama yüz elli kişiye ulaşmıştır.

Dernek başkanı Erol Yanık bu konuyla ilgili şöyle diyor:

Doyduğumuz yerlerden doğduğumuz yerlere nasıl katkıda bulanabiliriz diye düşündük. Köyümüzün müdavim sakinleri büyüklerimize nasıl yardımcı olabiliriz, evlatları olarak onlara borcumuzu nasıl öderiz, ahde vefada bulunabiliriz düşüncesinden hareketle proje çalışmalarımızı başlattık. Yönetici arkadaşlarla köyümüzdeki büyüklerimizle istişare ederek bu sosyal projeyi hayata geçirmeye karar verdik.”

“Bereket, rahmet, mağfiret ve Kuran ayı olan ramazan ayında birlik olalım, sofralarımızı birleştirelim, ekmeğimizi bölüşelim, büyüklerimize hizmetkar olalım dedik. Büyüklerimiz gündüz işle meşgul olup yoruluyorlar, yaşları icabı hazırlık yapmakta zorlanıyorlardı. Onları rahat ettirelim dedik, bu sosyal ve manevi projeyi uygulamaya koyduk.”

Bize de teşekkür etmek düşer. Teşekkür ediyoruz, örneklerin artmasını diliyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108