"Atanmışlar değil, seçilmişler hükmedecek"

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle hem cumhurbaşkanının hem de meclisin seçimle geleceğini belirten Başkan Genç, böylece milletin elinin daha da güçleneceğine vurgu yaparak, "AK Parti döneminde belli basamakları çıktık. Bu her şeyi biz yaptık anlamına gelmiyor. Cumhurbaşkanımızın sayesinde, onun dirayetinin, millete hizmet etme aşkının ve azminin sayesinde belli basamakları çıktık. Biz istiyoruz ki bizim vatandaşımızın yaşam standardı daha da yükselsin. Bizler ve bizden önceki nesiller çok sıkıntı çekti. Ama istiyoruz ki bizden sonraki nesiller bu sıkıntıları çekmesin. Şu anda cumhurbaşkanımız bunun gayreti içinde. Cumhurbaşkanımızın başka bir derdi yok  ki, makam ve mevki derdi yok. Cenabı Allah ona bütün makamları nasip etti. Belediye başkanlığı, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı her makamda bulundu." dedi.

MİLLETİN ELİ DAHA DA GÜÇLENECEK

Referandumun kabul edilmesiyle birlikte Türkiye'de farklı kapıların açılacağını belirten Başkan Genç, "Hafta sonu vereceğimiz karar normal bir seçimden farklıdır. Geleceğimize dönük olarak farklı kapıların açılacağı bir seçim olacak. Biz, koalisyonlardan çok çektik. Koalisyon hükümetlerinden krizler yaşandı. Rahmetli Ecevit kendi seçtirdiği cumhurbaşkanı Sezer ile krizler yaşadı. Türkiye, sürekli durup, tekrar hareket etti. 94 yılda 64 hükümet kurduk. Bu da şu demek. Arabayı çalıştırıp 1,5 sene sonra tekrar duruyorsun. Bu arada Almanya gibi ülkeler seni gelip geçiyor. Ama şunu diyebilirsiniz. AK Parti üç dönemdir tek başına iktidar. O halde siz neyi yapamadınız ki bir sistem değişikliğini önümüze getirdiniz. Cumhuriyetimizi kurduk. Demokrasiye geçiş yaptık. Ama dönüp baktığınız zaman, millet seçiyor. Beğenmediği zaman da milletin geri alması lazım değil mi? Ama ne oluyor? Hükümet darbeyle indiriliyor. Menderes, 1960'ta idam edildi. 1971'de bir darbeyle Demirel indirildi. 1980'de darbe oldu, hükümet devrildi. 1997'de, bu ülkeye birçok hizmeti bulunmuş Erbakan Hocamız darbeyle uzaklaştırıldı. Geldik 15 Temmuz'a ve bu hain darbe girişimiyle karşılaştık. Bütün bunlar, bir sistem değişikliğine neden gitmemiz gerektiğinin en güzel cevabıdır. Bu sistem ne yazık ki; milli iradeyi koruyamadı. Tarihte böyle oldu, 15 Temmuz'da da böyle oldu. Kim korudu milli iradeyi, cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine millet korudu. Hepimiz; 27 gün, 27 gece meydanlarda milli irademize sahip çıktık. Neticede bu sistem milli iradeyi koruyamıyor. Bu tespiti cumhurbaşkanımızla beraber Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli ortaya koydu ve oturup mutabakata vardılar. Ve dediler ki; öyle bir sistem kuralım ki seçilen kişi devletin bütün bürokrasisine, bütün makamlarına hükmetsin. Şu anda hükmetmiyor. Atanmışlar hükmediyor. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir yazıyor ama egemenlik milletin değil. Egemenlik hep kayıtlı ve şartlı milletin oldu. Birileri devletin içindeki o kapalı devreye hep girdi. Buna derin devlet de, CIA de, Almanya de, ne dersen de. Menderes, Demirel ve Özal bir yere kadar yapabildiler ama hep indirildiler. 2007 yılında yine bize cumhurbaşkanı seçtirmediler. Biz de o zaman millete gidelim dedik. Ve hem cumhurbaşkanı hem de başbakan millet tarafından seçilir hale geldi. Ama yönetimde de bir çift başlılık oldu. Bu değişiklik de bunun tek hale gelmesi için yapılıyor. Şimdi daha istikrarlı bir döneme geçeceğiz. Milletin eli daha da güçlenecek. Arabamız bir daha durmayacak." diye konuştu.

MUHALEFETİN İDDİALARI ASILSIZ

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştiren muhalefetin ileri sürdüğü 'tek adamlık, rejim değişiyor ve Türkiye, eyaletlere bölünecek' gibi iddiaların tamamen asılsız söylemler olduğunu belirten Başkan Genç, "Bu sistem ortaya atıldığında muhalefet üç konuda eleştiri getirdi. Birincisi rejim değişiyor dediler. Bu külliyen yalan. Bu rejim cumhuriyettir, biz sadece sistemi değiştiriyor. Baktılar bu tutmadı. Ondan sonra da eyaletlerler kurulacak dendi. Bu da külliyen yalan. Çünkü bu sistem ABD'deki eyalet sisteminden farklı. Onun için de Türk tipi diyoruz. Biz eyalet sistemine geçemeyiz. Bu bizim için sıkıntılıdır. Bu iddia da çürüdü. Bu defa tek adam olacak diye tutturdular. Şu anda bu iddiayı dolaşıma soktular. Diyorlar ki bütün yetkiler bir kişide toplanıyor. Bu sistemde herkesin bir oy hakkı var. Yeni sistemde ise iki tane oy kullanacağız. Bu sistem millete daha çok yetki tanıyan bir sistem. Onun için CHP'liler kızıyor. Çünkü millete millet gibi bakmadılar. Milletin içinde hiç olmadılar. Onun için her seçimde duvara tosluyorlar. Milletin içinde olmadılar, milletin içinden de olmadılar. Bir sandıkta başkan ve hükümeti seçeceğiz, öteki sandıkta milletvekillerini seçeceğiz. Seçimle gelinen sisteme tek adam denir mi? Eğer başarılı olmazsa ikinci dönemde millet onu seçmez. Niye denmez çünkü başkan olacak kişi yüzde 51 oyla seçilecek. Her tarafı kucaklamaya çalışacak. Yüzde elli bir almak herkesin harcı değil. Onun için bu sistem millete dayalı bir sistem. Yargıyı da cumhurbaşkanı ve meclis seçecek. Demek ki muhalefetin dile getirdiği bütün bu iddialar asılsız." sözlerine yer verdi.

AVRUPA'YA NE OLUYOR?

Konuşmasının son bölümünde Avrupa ülkelerinin güçlü bir Türkiye olmasını istemediği için cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine karşı çıktıklarını kaydeden Başkan Genç, "Niye buna ihtiyacımız var. Bir defa koalisyon diye bir şey kalmıyor. Etrafımız ateş çemberi... Artık bu topraklarda istikrarsız bir Türkiye kabul edilemez. Kurtuluş Savaşı'nda uğraştığımız yedi düvel şu anda yine kapımızda. Suriye'de, Rusya, İngiltere, Amerika orda... Ne işleri var orada? Demek ki biz her zamankinden daha güçlü olmalıyız. Hem devletimizin hem de milletimizin daha güçlü olması lazım. Biz bir sistem değiştiriyoruz. Almanya, Hollanda, Belçika ayağa kalkıyor. Peki, onlara ne oluyor? Niye bu sistemin gelmesini istemiyorlar. Terör örgütlerine destek veren bu ülkeler tabi ki daha güçlü bir devlet yapısına kavuşmamızı istemezler. 16 Nisan'da sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Onun için millet olarak 16 Nisan'da 'Evet' oyu vermek için ayağa kalkmamız lazım." diye konuştu.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.