Geçen haftaki yazımızda Milli Eğitim Bakanlığının, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın öğrenciler üzerindeki stresi yok etmek için, TEOG’un kaldırılması isteğini yerine getirirken biraz acele ettiğini bunun neticesinde eleştirilerin olduğunu belirtmiştik. Yine Cumhurbaşkanımızın amacının, acilen yeni sistemin bulunup öylece eskisinin kaldırılmasıydı demiştik. Neyse kaldırıldı, ancak yeni sistem hâlâ netleşmedi. Bakanlık görüş istedi. Biz de lisede, dershanede görev yapmış bir eğitimci olarak düşüncelerimizi ifade edelim dedik. Öncelikle ileri sürülen ve en çok üzerinde durulan adrese dayalı giriş sisteminin sakıncasını belirtelim dedik. Mesela din görevlisi olmak isteyen bir öğrenci okulunun yanındaki Sağlık Meslek Lisesine, sağlıkçı olmak isteyen bir öğrenci de ikametgâhına en yakın olan imam hatip okuluna mı gidecek? Bu olmaz. Diğer sistemleri verip yazıyı uzatmayalım. 40 yılı aşkın yaptığımız görevin verdiği yetkiyle görüşümüzü sunalım.

Önce bu yıl ne yapabileceğimizi düşünelim. Okullar her zamanki gibi sınavlarını yapsın. Dönem sonunda yalnızca matematik ve Türkçeden birer sınav yapılsın. Tarih ve Din Kültürü gibi derslerde verilmeye çalışılan kazanımlar Türkçe soruları içinde yer alsın. Mesela tarihi bir olayla paragraf oluşturulur ve buradan çıkarılamayacak sonuç hangisidir şeklinde soru hazırlanabilir. Çocuk, paragrafı çözerken hem dilini güçlendirir hem tarihini öğrenir. Aynı şekilde felsefeden bir görüş verilir bu görüşün kime veya hangi ekola ait olduğu değil de buradan nasıl bir sonuca varılabileceği sorulabilir. Zira mesele o düşüncenin kime ait olduğu değil, ne demek istediğidir. Bütün dersler için aynı yol izlenebilir.  

Cumhurbaşkanımız, “Bizim zamanımızda sınav mı vardı?” diye sordu. Evet, yoktu. Bugün de olmayabilir. Bunun için öncelikle kullanılmayan binalar derhal okula dönüştürülmeli. Yüzde 35 genel lise, yüzde 65 meslek lisesi hayata geçirilmeli; sonradan Anadolu lisesi olan okulların bir kısmı meslek lisesine dönüştürülmeli. Şu an Trabzon’da bu oran yüzde 45 meslek lisesi, yüzde 55 düz lise şeklindedir. Örneğin Akçaabat’ta İMKB Anadolu Lisesi zamanında meslek lisesine ayrıca boş olan eski hastane ile tekel binaları okula dönüşseydi şu an sınava hiç gerek kalmaz; herkes istediği okula gidebilirdi. Bunu yapamıyorsanız İkinci çözüme başvurabilirsiniz. Şöyle ki dersler matematik ve Türkçe ağırlıklı olmalı, diğer dersler bugünkünün çeyreği ağırlığa indirilmeli. Bu neyi mi sağlayacak? Öğrencilerin muhakemelerini güçlendirmelerini; muhakemelerinin seviyelerinin belirlenmesini dolayısıyla çocuğun alanını en gerçekçi bir şekilde seçilmesini sağlayacak. Bu sistemle öğretmen de veli de öğrenciyi daha iyi tanıyacak ve çocuğa yardımcı olabileceklerdir. Hiç kuşkusuz bu sistem lise öğrencileri için de uygulanmalıdır.

Eğitimde çağ atlamak ancak bu yollarla gerçekleşebilir. Dileğimiz Türk Milli Eğitiminin çağdaş eğitim seviyesinin üstüne çıkmasıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.