banner114

Bu gün normal yazılarımdan farklı yazmak istedim. Aslında içimden yazmak gelmedi. Buruk ve karmaşık hisler taşıyorum. Hani bazen yazmak istersiniz ancak yazamazsınız, buda onun gibi bir şey.  Bilgisayarımın ekranında  bakarken Yalçın Çakır’ın sayfalara gözüme bir yazı ilişti okudum duygularımı  çok güzel ifade eden bir yazıydı. Yazsam onun kadar güzel olacağını düşünmediğim için belli bölümlerini  alıntı yaparak köşeme taşımaya karar verdim ve sizlerle paylaşıyorum.

Kimi ilişkiler gözyaşları arasında biter, kimi nefret tohumları eker  geleceğe… Kimi esrik bir burukluk bırakır geride. Kimileri de anımsamaz bile. Aslında hiçbir ilişki bitmez, yaşadığınca. O senden bir şeyler alır, sen ona bir şeyler katarsın.

İnsansan , Seviyorsan yaşamayı , hayvanları, çocukları, özgürlüğü, şiiri, şarkıyı, dağları, bağlanmayı, ve türkü söylemeyi  seviyorsan.

Ve ağlaya biliyorsan utanmadan , istediğince, haykıra biliyorsan rüzgara karşı isyanını. Tutmaya çalışıyorsan kar tanelerini, çocuklar gibi koşarak ardı sıra ve sonra eriyorsa avuçlarının içinde onun soğukluğunu.

Sevmek insanın  ve insanlığın en güzel duygusur. Sevgi bulaşıcıdır. Sevdikce çoğalır sevgi, çoğaldıkça paylaşırsın dünyayı.

Sevgi bitmez ama ilişkiler mutlaka bir gün biter. Sona yeni dünyalara yelken açarsın. Bırakırsın eskiyi yeni dünyalara doğru yol almaya başlarsın. Ve yeni bir başlangıç dersin hayata.

Ayrılık şart olur ve  ayrılığın her türlüsü üzer insan olanı. Önemli olan güzellikleri saklamaktır içinde silip atmamaktır.

Şimdi ayrılık zamanıdır. Yapacak bir şey yoktur. Tüm kapılar kapatılmış, güzellikler düşlerden çıkartılmış derinlere çok derinlere gömülmüştür.  Nasip böyle der  yeniden başlarsın hayata.

Her seferinde heyecanla girdiğin o kapıdan bu kez sessizce çıkarsın. En büyük yalnızlığını o an anlarsın.

Şimdi ayrılık zamanıdır.

Üstadın dediği gibi.

Sessiz Gemi

Artık demir almak günü gelmişse zamandan

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;

Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,

Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!

Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;

Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,

Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

Yahya Kemal Beyatlı

Hoşcalak İSTANBUL…    

Kalın Sağlıcakla

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Selma Yürekli 2 hafta önce

ŞAHİZER hanımefendi zaten yaşamda ölümde yolculuk değilmidir şu hayatta...
Sizi tanıdığım için çok şanslıyım...
Umarım yazmaya devam edersiniz bende sizin yazdıklarınızdan hep bir ders çıkarmaya devam ederim...
Yolunuz bahtınız açık olsun...

banner108