Fenerbahçe müsabakası bir kez daha gösterdi ki şike yapanlar değil haksızlığa uğrayanlar travma geçiriyor. Bugün Trabzonspor camiası olarak hakkımızı alamamanın psikolojik travmasını yaşıyoruz. Şike yapanlar ise krizi çok iyi yönetti. Fenerbahçe camiası sergilediği birlik ve bütünlük sayesinde krizi travmaya dönüştürmedi. Elbette devletin ve siyasetin onların arkasında olması çok önemliydi.

Trabzonspor ise bu süreçte çok kötü yönetildi. Kentin zaten birlik-beraberlik sağlayamama gibi bir sorunu varken, şike krizi bu yükün üzerine tuz-biber ekti ve ne yazık ki kontrol edilemeyen bir sonucu üretti.  

Şike var mıydı, yok muydu tartışmasını abes buluyoruz. Şikenin var olduğuna, ve tapelerin gerçek olduğuna inanıyoruz. Yalnızca paralel yapının bu yöntemle yani hazır fırsat düşmüşken Fenerbahçe’yi ele geçirmek gibi bir arzusu olduğunu da kabul ediyoruz. Ancak bu bir kumpas değildi. Ergenekon’u kumpas sayanlar şikeyi de kumpas saymak istiyor. Ergenekon vardı. 2003-2004 sürecinde azgın paşalar darbe planlamıştı. Dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı’nın günlükleri tek başına bu planları anlatmaktaydı. Paralel yapı işte bu olayı fırsat bilip cemaat mensubu subayların önünü açma operasyonuna çevirdi. Tıpkı şikeyi istismar ettiği gibi.

Trabzon ve Trabzonspor bugün, göğüsleyemediğimiz veya iyi yönetemediğimiz şike krizinin altında eziliyor. Bunda siyasilerimizin büyük kabahati var. Adil davranmadılar. Gücün ve sevdikleri takımlarının yanında saf tuttular. Trabzonspor camiasını yok sayma suretiyle adeta aşağıladılar. Bunu Tayyip Bey de yaptı, Kemal Kılıçdaroğlu da yaptı Devlet Bahçeli de yaptı. Zaten hiçbir konuda birlik oluşturamayan Trabzon ve Trabzonspor camiası haklı olduğu konuda haksız psikolojiyi yönetemeyince şimdi haksız konuma düştü.

 

Bu süreçten hepimiz sorumluyuz.

1-    Eski Başkan Sadri Şener önce korktu ve sindi, gizlendi de diyebilirsiniz. Ardından çok geç biçimde şikeye karşı tek başına mücadeleye girişti. Nasıl mücadele ama! Trabzonspor’un şampiyonluğunu elinden alan dönemin TFF Başkanı’nı, tapeleri bile mevcutken yeniden başkan yapmak için olmadık işlere girişti. Sonuçta şikeyi örtmekle görevli Yıldırım Demirören’i destekledi ve başkan seçtirdi. Ne yazık ki bu süreçte camiayı hiç dikkate almadı.

2-    Eski Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu şike ile mücadele için geldi. Daha en başında iktidarın dümen suyuna girip güya federasyonla kavga etti. En sonunda kavga ettiği Federasyon’a teslim oldu ve kendi işini bitirdi. Şike diye bir derdi gerçekten hiç olmadı.

3-    Trabzonspor camiası İbrahim Hacıosmanoğlu gibi bir başkan seçerek, meselesinin birlik-bütünlük ve aklı selimle yürümek olmadığını ifade etti.

4-    Bugünkü tablo  Trabzonspor camiasının kendi ürettiğinin sonucudur.  Dün Hacıosmanoğlu’nu seçenler ve 500 milyon liralık borca rağmen yeni bir serüven deneyenlerin esasen Trabzonspor gibi bir derdi yok ve hiç olmadı. Dün de yoktu bugün de yok. Trabzonspor onların elinde ise bir anlamı var, ellerinde değil ise onlara göre gerisi tufan. İşte bu anlayışla hareket ediyorlar. Yani Trabzonspor’u ellerinden alınmış bir oyuncak olarak görüyorlar.

5-    Camia içinde serüven peşinde koşan ve mutlaka Trabzonspor’un bir yerinde olmak isteyenler bugün bile kulübü 500 milyon liralık ile borç batağında devralan bir başkan ve yönetimine karşı inanılmaz düşmanlık içindeler. Dertleri borcu kapatmak ve Trabzonspor’u düzlüğe çıkarmak değil. Bilakis borç kapanırsa kulübün bir daha ellerine geçmeyeceğinden endişe ediyorlar.

6-    Trabzonspor’un hafta sonu yaşadığı travmaya bile neredeyse sevindiler!. Çünkü kendilerinin seçtiği ve Hacıosmanoğlu’nun getirdiği bu sonucu hiçbir kabahati olmayan mevcut yönetime saldırmak için araç haline getirecekler.  

7-    Bu büyük krizden veya derin travmadan ancak birlik ve bütünlük çıkabileceğimiz gerçeğine rağmen birlik ve bütünlüğü kendi etrafında zannedenler bugünkü sefil tablonun da müsebbibidirler.

Olup bitenler ve içerideki İrlandalıların beklentileri Muharrem Usta ve ekibinin ne kadar zor bir görev aldığını gösteriyor. Başkan Usta meselenin yalnızca Kulübü  borç batağından kurtarmak olmadığını anlamış olmalı. Trabzonspor camiasını, kontrol edilemeyen psikolojiden kurtarmakla da görevli.

 

İşiniz çok zor sayın Usta. Ama bu zorun üstesinden geleceğinize ve yalnız Trabzonspor’u borç batağından kurtarmak değil, Trabzon’un psikolojisini de düzelteceğinize yürekten inanıyoruz. Gerçekten sizde bu iradeyi görüyoruz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.