Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun şikeyi örten ve ‘şike benim için bitmiştir” diyen bir federasyon başkanını desteklemesi nasıl yorumlanmalı?... Bu bir çılgınlık mı? İhanet mi? Sınırsız bir pragmatizm mi?.. Yoksa Trabzonspor’u küçümseyecek kadar kendini güçlü görmek mi? Dilediğiniz yorumu yapın.. Hiçbiri Hacıosmanoğlu için önemli değil. Çünkü Hacıosmanoğlu için taraftarın, genel kurul üyelerinin, eski/yeni yöneticilerin ve hatta tüm Trabzonspor camiasının hiçbir önemi yok. Hacıosmanoğlu Trabzonspor’u Trabzonsporlulara rağmen yönetmek istiyor. Bunu yaparken de hiçbir ölçü tanımıyor. Böyle bir tabloyla karşı karşıyayız.

Bugün 10.sayfamızda taraftarı ve camiayı temsil eden görüşleri ayrı ayrı okuyacaksınız. Çaresizlik içindeki(hukuk devletinde hukuk da çözüm getirmiyor) feryatları nasıl yorumlayacaksınız? Trabzonspor camiasının şikecilere ve şike kayırıcılarına karşı verdiği onur mücadelesinde aradığı, lider sandığı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun camiayı aldatarak geldiği ve kulübü getirdiği noktaya ne diyeceksiniz?

Bütün bir mücadeleyi bir kalemde çizen.. Geçmişiyle kavga eden… Hiçbir sözünü yerine getiremeyen ve kendi sözünü bile önemsemeyen Hacıosmanoğlu’nun şimdi de, “Geçmişe takılıp kalmayacağız” yaklaşımı bir halin, bir vaziyetin ilanıdır. Burada esas sorgulanması gereken, hala Hacıosmanoğlu’na destek verip Trabzonsporlu geçinenlerdir. Hacıosmanoğlu’na dün destek veren, verdiği desteği TFF yöneticiliği ile almak isteyen ve belki Aralık’ta yeniden destek sözü veren İbrahim Usta’nın tavrı, Hacıosmanoğlu’ndan çok mu farklıdır? İbrahim Usta TFF yöneticisi seçildiği takdirde kimi temsil edecektir? Demirören’le devam etme kararı veren Mustafa Beyazlı Trabzonsporlu değil midir? Kimi temsil için Demirören yönetimine girmektedir?

Demek ki kentin sorgulaması gereken gerçek, yıllar sonra hesapla kitapla bir fırsatını bularak Trabzonspor’u esir alan Hacıosmanoğlu vakasının da ötesindedir. Hacıosmanoğlu ve Usta işbirliğinin en büyük destekçisi Trabzon Büyükşehir Kent Konseyi Başkanı’dır. Demirören’e imza gönderen 1461’in başkanı bu şehirde bir meslek kuruluşunun başkanıdır. Hacıosmanoğlu’nun iki numaralı adamı bu kentin 2 dönem vekil seçtiği bir isimdir. Demek ki Hacıosmanoğlu örneği tek başına bir mesele değildir. İçimizden çok sayıda Hacıosmanoğlu çıkmıştır ve yaşamaktadır. Bunların hiçbirinin derdi Trabzonspor ve Trabzon değildir. Yalnız kendileri ve işbirliği yaptıklarıdır. Ne hazindir ki Trabzonspor’un şike mücadelesindeki onurlu duruşu içimizdeki birkaç pragmatist isim yüzünden utanılacak noktaya taşınmıştır.

Pazarlık yapılan bir yöneticilik değil, milyonlarca Trabzonsporlunun onurudur. Bir büyük dava, bir onur mücadelesi tam da şikecilerin ve şike kayırıcılarının istediği biçimde sonuçlanmıştır.

Trabzonspor camiası ve vicdanı, şikenin ahlaksızlık olduğunu kayıt altına alırken ahlaki olmayan bu pazarlığı ve ihaneti de kaydedecektir. Şike mücadelesini kitaplaştıran kalemler bu ihaneti gelecek nesillere nakledecektir.

Trabzonspor yönetimi şike mücadelesinden çark ederek Trabzonspor’u şikecilere teslim etseler de camia teslim olmamıştır olmayacaktır. Bu onurlu mücadele aksine daha büyük anlam kazanmıştır.

Hor ve öksüz bırakılan bu davada yük artık doğrudan taraftarın omuzlarındadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37