Büyük dağın boranı büyük olur ya, Trabzonspor’un boranı da o misal...

“50. yılda şampiyonluk...” hedefiyle başlanan sezonda işler sarpa sarınca doğal olarak Teknik Direktör Rıza Çalımbay da hedef tahtasına oturtuldu.

Belki de bu eleştirilerin ardından göreve gelmesine öncülük edenler bile kenara çekilmiş durumda.

Meydan boş kalınca “vurun abalıya”

Oysaki öncelikli olarak Ersun Yanal ile geleceğin planlandığı ve “50. Yılda şampiyonluk” kadrosunun oluşturulduğu sağlıksız süreci irdelemek gerek...

Hyun-Jun Suk, Ramil Sheydaev, Luis İbanez, Muhammet Demir ve Güray Vural gibi fiyasko ile sonuçlanan transferlerin ardından yeni sezonun planlamasını da Yanal ile yapmak aslında bugünlerin habercisiydi.

Gelelim bu sezona... Burak Yılmaz, Jose Sosa, Juraj Kucka, Volkan Şen, Kamil Ahmet Çörekçi, Theo Bongonda, Tomas Hubocan ve ara transfer döneminde Filip Novak transferi gerçekleştirildi...

Futbol ile yoğrulan herkesin ortak sorusu; “Onazi ve Okay gibi uyumlu bir ikili varken ağır yapısı ile Trabzonspor’a uymayan Kucka neden alındı?”  Evet bu transferin Trabzonspor’a maliyeti yaklaşık 60 milyon TL...

Dahice bir hamle ile sezon başında alınan Theo Bongonda ve Volkan Şen ise plansızlığın başka bir ürünü olsa gerek...

Gerek savunmadaki yetersizlik, gerekse takımı üçüncü bölgeye taşıyıp skor üretimine katkı yapacak oyuncu eksikliğini herkes haykırırken, Teknik Direktör Yanal’ın bu eksik yapı ile yola çıkması Trabzonspor’un yolda kalacağını net bir şekilde gösteriyordu.

Bakın efsane Kral Necmi Perekli ne diyor; “Bu kadro şampiyonluğa oynamaz... Çünkü Trabzonspor’da sistemsizlik, sistem haline gelmiş. Bu bağlamda Trabzonspor’un kadro yapısı şampiyonluk ile bağdaşan yeterlilik ve kalitede değil. Trabzonspor’un bu kadrosu 5. ve 6. lığa oynayacak bir kadrodur. Lig 4.lüğü de en büyük başarıdır.”

Fazla söze gerek var mı?

Gelelim Rıza Hocaya...

Yanal ile sağlıksız bir zemine oturtulan Trabzonspor’da o günün şartlarında yapılan en doğru hamlelerden biriydi Rıza Çalımbay...

Üstelik 8 aylık anlaşma ve tarafların birbirini tanıma anlayışı da bu hamlenin doğruluğunu daha anlamlı kıldı.

Ve... Malatyaspor mağlubiyetiyle başlayan süreç 6 galibiyet ve 6 beraberliği de peşinden getirdi. Bu süreç Ersun Yanallı dönemin çok önünde ancak Trabzonspor camiası arzuladığı takımı bir türlü sahada göremedi.  Üstelik kazandığı maçlarda bile...

Berabere kalınan Göztepe maçını bir kenara koyduğumuzda Rıza hocanın söylemlerinin sahada karşılık bulduğu maç sayısı 2-3’ü geçmez.  Evet Rıza hoca kadroyu siz kurmadınız, özellikle hücumsal anlamdaki alternatiflerin kalitesizliği belki de bugünkü tartışmaların ana nedeni.  

Ancak tüm bunlar bize her maçta işkence çektirmenize zemin hazırlamamalı...

Tüm bunlar; “Karabük, Konya ve Fenerbahçe maçları berabere bitmiş ve attığımız 4 golü de Burak atmış. Bir şeyler anlatmaya çalıştım, isteyen anladı istemeyen anlamadı” şeklindeki şifreli konuşmanıza da zemin hazırlamaz.  Siz hep, “Birbirimize açık olalım” diyorsunuz ya, keşke siz de açık olsanız da en azından Trabzonspor’un menfaatine olacaksa eteğinizdeki taşları dökseniz!

Son olarak...

Şunu unutmayın camia hep yanınızda durdu ve size destek oldu.

Sizden tek beklenen ise mücadeleci ve kazanmayı alışkanlık haline getiren bir takım ortaya çıkarmanız.

Yaksa bu camia tam 34 yıldır mazeret dinliyor!

****

Yüreğinizi ortaya koyun!

Bugün biraz da Süper Lig ve TFF 1. Lig’in gölgesinde kalan 2. Lig Beyaz Grupta mücadele eden Gümüşhanespor için hasbıhal edelim...

Zorlukların, özverinin, kendinden vermenin tavan yaptığı bir lig...

Hele ki Gümüşhane gibi kabuğunu kırma gayretinde olan bir ilin takımı iseniz işiniz daha da zor.

Irmak kenarındaki asfalt gibi toprak sahada oynanan maçlar, teknik ekiplerin ve futbolcuların stadın hemen yanındaki otelde konakladığı günlerden bugünlere geldi kırmızı-beyazlı ekip... Deyim yerinde ise taşıma su ile değirmen döndürülmeye çalışıldı yıllarca.  

Bugün gelinin noktada ise he yönü ile dört dörtlük tesislerine, idman sahasına kavuşan bir Gümüşhanespor var...

Emeği geçenleri, Gümüşhane’ye lig olarak olmasa da tesis olarak sınıf atlatanlara teşekkür etmek gerek...

Hele son 2 yıla ne demeli...

Emeğin, alın terinin karşılığını bulmadığı yıllar...

Son 2 yıldır TFF 1. Lig’in kapısından dönen Gümüşhanespor, her alanda şehrine değer katan bir takım haline de geldi.

Ziraat Türkiye Kupası’nda yaşanan ilkler bir tarafa kırmızı-beyazlı ekip bu sezon TFF 1. Lig hayalini de bitirmeye kararlı.

Kadro kalitesi ve gelip giden teknik adamların bilgi-birikimi Gümüşhanespor’u ligde çok daha farklı konuma getirmeliydi...

Hiç kuşku yok ki geçtiğimiz hafta Sakaryaspor karşısında alınan galibiyetin anlamı çok büyüktü. Rakiplerinin direnç kazanmasına izin vermeyen Gümüşhanespor’u şimdi daha da zor bir mücadele bekliyor.

Futbolun mücadele edilmeden kazanılmadığını çok iyi bilen teknik direktör Güvenç Kurtar’ın önderliğinde Silivrispor’a konuk olacak olan kırmızı-beyazlılar, hem Gümüşhane şehri için hem de Başkan Kaya Büyükbayraktar’ın önderliğindeki yönetimleri için yüreklerini ortaya koymalı.

Başkan Kaya Büyükbayraktar’ı iyi tanıyan biri olarak içinde fırtınalar koptuğunu tahmin etmek de zor olmasa gerek. Başladığı işi yarım bırakmayan bir karaktere sahip olan Büyükbayraktar’ın; kendinden, sağlığından, ailesinden fedakarlık yaptığını teknik ekip de futbolcular da çok iyi bilmeli.

Onun içindir ki Başkan Büyükbayraktar’ın yüzünü güldürmek hem teknik ekibin hem de futbol takımının olmazsa olmazıdır.

Silivri’de başarılar çocuklar...

Kazanmak ve mutlu sona ulaşmak için siz yüreğini ortaya koyun yeter.  R.T.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
baksoy 11 ay önce

futboldan anlamayan kişilerden yönetim oluşursa bu kadar karavana transfer yapılır ,

banner89

banner108