banner114

Reyen Seyidi

Doğum yeri Halep…

Hani Suriye iç savaşında yerle bir olan…

Adı, Arapça “süt veren” anlamına gelen…

Bir zamanlar alışverişin merkezi, güzeller güzeli Halep…

İşte bu şehirde bombaların gölgesinde, her an ölümle burun buruna yaşarken…

Beş yaşında kansere yakalanmış güzeller güzeli küçük kız…

Önce Hatay’a, ardından da Trabzon’a sevk edilmiş.

Niçin Trabzon” diye soracaksınız çünkü anneannesi ve dedesi burada…

***

Aslında filmlere, romanlara konu olabilecek…

Soluk soluğa izlenecek ve okunacak bir dram ‘Serçenin Uykusu’...

Reyen Seyidi, Trabzon’a gelmiş gelmesine de annesi ve babası Suriye’de...

Bir türlü istenilen evrakı tamamlayamamışlar ve her defasında da bir aksilik çıkmış.

Bu arada küçük kızın durumu da fenalaşmış ve her çocuk gibi anne babasını görmek için çırpınmış. Önce Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, ardından da KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Onkoloji Bölümüne sevk edilmiş.

Ve doktoru, küçük kızın son günleri olduğunu, anne babasının bir an evvel gelip görmesini istemiş. ‘Erkan Ocaklı’nın “Ne annem var ne babam oy gurbet elde yalnızım” türküsü, bir Reyen Seyidi ağıdına dönüşmüş sanki… 

***

Reyen Seyidi’nin dramını Günebakış Gazetesinden Filiz Yıldırım duyurmuş dünyaya... Ortahisar Belediyesi’nin katkılarıyla ‘Hoşça Kal Suriye’ kitabını hazırlamak üzere araştırmaya ve röportajlara giriştiği sırada…  

Trabzon’a göç eden Muhammed El Hacı adlı Türkmen gençle de görüşmüş...

Türk Milletinin hakkını ödeyemeyiz” diyen El Hacı, Reyen Seyidi hakkında ayrıntılı bilgi verip, yardım isteyince... Hikâyenin adını koymuş, ‘Serçenin Uykusu'...

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yla paylaşılmış hikâye ve Reyen'in son arzusu için adeta zamanla yarışılmış.

***

Rüya gibi bir şeymiş bundan sonrası…

El Hacı ile iletişime geçmişler, hastaneye gidip, doktorlarıyla görüşmüşler.

En kısa sürede anne babası ve dört kardeşinin de getirileceğini söylemişler.

Adeta bir seferberlik başlatılmış, üç gün içinde Reyen’in ailesi Trabzon’a getirilmiş.

Fakat serçenin günleri sayılı ve çok acı çekiyor.

Anne babasını önceleri pek görmek istememiş çünkü onu terk ettiklerini düşünmüş.

Son anına kadar yanında kalmaya çalışmış acılı aile, hastaneden ayrılmamaya…

Ancak yirmi iki gün geçirebilmiş anne babasıyla…

Halep’te dünyaya açılan gözlerini Trabzon toprakları örttüğünde yedi yaşındaymış.

Ve sona ermiş serçenin uykusu…

***

Yalnızca yanı başımızdaki savaşın ateşi değil…

En acısından hikâyeleri de düşüyor üstümüze…

Reyen Seyidi gibi binlercesi, milyonlarcası…

Mekânın cennettir, biliyoruz.

İçişleri Bakanımıza ve Trabzon Valimize çok teşekkür ediyoruz.

Dünyanın neresinde olursa olsun…

Hele hele de bizim topraklarımızda her kim ki açarsa kapatırsa gözlerini…

Bizdendir” diyoruz.

Çünkü biz ‘gözyaşı medeniyeti’nden geliyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kemalettin keleş 1 ay önce

Çok tebrik ediyorum kaleminize sağlık ayrıca duyarlılığınız da bir başka

banner108