Sera Gölü’yle ilgili tasarruf, bir turizm kenti olan Trabzon’a yakışmamıştır. Uzungöl’ü çevreleyen betonlaşmadan belli ki hiç ders almamışız.

Doğal ve Tarihî Değerleri Koruma Derneği Başkanı Yrd. Doç. Dr. Coşkun Erüz, uzun süredir “Yazıktır, günahtır. Sera Gölü’nü de ‘uzun havuz’a çevirmeyin. Kendi aklınızı beğenmekten vazgeçip biraz da toplumun ortak fikrine kulak verin lütfen.” diyor. Ama ne yazık ki kimse dinlemiyor.

Trabzon kent insanının en kısa sürede ulaşarak dinlenebileceği en önemli doğal, ekolojik bir sosyal alan olan Sera Gölü’nün kıyılarındaki o muhteşem örtü, insanı ayrı biçimde cezbediyor. Kenara yaklaştıkça kimileri o bitki örtüsünden belki ürküyor ama zaten böyle de olması gerek. Doğal olanı yaşamak böyle bir şey demek.

Sera Gölü’ne bir proje düşünülüyor idiyse bunu Trabzon’da mühendis odaları göl ve akarsuyla ilgilenen bilim ehli, turizmciler ve ilgili STK’ların görüş ve önerileri alınarak yapılabilirdi. Ama görüyoruz ki sıradan bir mühendislik projesi adı altında ve yolu genişletme anlamında Sera Gölü de havuza dönüştürülmek istendi. Karayolları, Yıldızlı-Derecik yolunu yaparken bir de “Şu Sera Gölü’nü beton perdelerle geçelim” dedi. Sera Gölü’nün kenarına 10 metre yüksekliğinde perde betonlar dökerek geçmek, Trabzon’un ortak fikri değil. Tek başına Karayollarının önerisi. Daha vahimi ise Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulunun bu projeye onay vermiş olması. Evet, yanlış duymadınız. Sera Gölü’nde 10 metre yüksekliğindeki perde betona Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu onay vermiş.

***

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun gölü koruma adına yaptığı çıkış, Türkiye’de geniş yankı buldu. Bakan Soylu sadece Sera Gölü’nde yapılanları görüp kızmadı. Uyarması ve konuşması gereken ne kadar yer varsa hepsini aradı. İyi ki olayı en başında görmüş. İnşaat bittikten sonra görseydi hiç şüphesiz daha çok üzülecek ve üzecekti. Şimdi herkes birbirine aynı soruyu soruyor: “Sera Gölü’nün doğu cephesindeki o inşaat durduğuna göre bundan sonrası ne olacak?” Böyle kalmayacağına göre demek ki eski hâline getirilecek. Yani Karayolları Bölge Müdürlüğü nasıl yaptıysa şimdi de aynı bölgeyi toprak örtüyle güzelleştirecek. Betonu kırıp geri alacak ve toprak örtüyle gölü güzelleştirecek. Belki şimdi ortak aklı harekete geçirecek.

Uzungöl’ü kaybettik ama Sera Gölü’nü kurtardık. Biz inanıyoruz ki bundan böyle Sera Gölü etrafında doğallığını bozacak hiçbir yapılaşmaya ve eyleme izin verilmeyecek.

***

Trabzon Engelliler Meslek Lisesinin kapatılması kararı yalnız Trabzon’a değil, bölgeye yapılan büyük bir haksızlıktır. Kapatma gerekçesi olarak gösterilen “50 öğrencinin altına düşme” hadisesi gerçekçi değildir. Şu ana kadar 46 öğrencisiyle Erzurum’dan, Çorum’dan ve birçok ilden daha fazla öğrenciye eğitim vermektedir. Millî Eğitim Bakanlığının, 12 engelli öğrenciyle eğitim veren okulu kapatmazken, 46 öğrenciye eğitim veren ve her an 50’nin üzerine çıkması beklenen Trabzon Engelliler Meslek Lisesini kapatması vicdanları kanatmıştır.

Öğrenci velilerinin daveti üzerine dün okulun önüne gittik. Velilerin eylemi vardı. Ağlayan annelerin gözyaşları yürekleri dağladı. “Bizden bu haliyle bu çocuğumuzu Çorum’a ya da Bursa’ya göndermemizi istiyorlar. Bu nasıl vicdandır! Gözümüzden öteye ayıramadığımız ve aklımızdan hiçbir zaman çıkaramadığımız çocuklarımızı Bursa’ya veya Çorum’a nasıl göndeririz? Bu yapılanlar bize reva mıdır?” şeklinde tepki gösterdiler. Bir diğer velinin söylemi ise hayli ilginçti. “Trabzon’da 46 engelli öğrenci eğitim görürken, Rize’de 12 engelli öğrenci eğitim alıyor. Yoksa plan Trabzon’u kapatıp Rize’yi bölge okulu yapmak mı?”  

Veliler, çocuklarıyla beraber pazar günü Uzunsokak’ta eylem kararı almış. Böyle bir yürüyüş ve protesto Trabzon eğitim tarihine leke olarak sürülür. Mesele pazardan önce halledilmeli.

Bakan Süleyman Soylu’nun konudan haberi olduğunu biliyoruz ve olaya müdahale edeceğine inanıyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.