Kamu yatırımlarını sürdürmek üzere birçok ülke de uygulanan kamu-özel işbirliği projeleri, ülkemizde şehir hastaneleri adıyla sağlık sektöründe de yürütülüyor. Şehir hastanelerinin yapımına zorlu bir hukuki süreç sonrasında başlandı. Sağlık Bakanlığı web sayfasındaki bilgilere göre, Adana, Mersin, Isparta, Yozgat ve en son Kayseri ile beş şehir hastanesi açılmıştır. 16 şehir hastanesinin ise yapımı devam etmektedir. Bu 21 şehir hastanesinin yatak kapasitesi 30 binin üzerindedir. Bunların haricinde teklif, ihale, planlama ve ön fizibilite çalışmaları devam eden 12 şehir hastanesi daha söz konusudur.

Şehir hastaneleri kamu-özel ortaklığında, yap-kirala-işlet-devret modeliyle yapılmaktadır. İhaleyi kazanan firma devletin gösterdiği arazi üzerine belirlenmiş proje üzerinden hastaneyi yapacaktır. Hastanenin bitimi sonrasında 25 yıllık bir süre için tıbbi hizmetleri sunmak üzere Sağlık Bakanlığına kiralayacak ve tıbbi destek hizmetler dâhil olmak üzere otelcik ve diğer hizmetleri firmanın kendisi veya alt taşeron firmaları aracılığıyla işletecektir.  Sağlık Bakanlığı bu hastanelerin doluluk oranını %70 oranında garanti etmektedir. Sözleşme gereği Sağlık Bakanlığı o şehirdeki hastanelerinden bazılarını (şehir hastanesi yatak sayısı kadar) kapatarak şehir hastanesine taşıyacaktır.

Şehir hastaneleri modern ve konforlu yapılarıyla ve nitelikli hasta odaları, kişisel ve insani hizmetlerin sunum kalitesini artıracak bir tasarımla yapılmaktadır. Son teknoloji ürünleriyle donatılmış olması ayrı bir kazanımdır. Yatırımın özel sektör tarafından yapılmış olması, kamunun yatırım yükünü hafifletmesi kamu maliyesi açısından çok değerlidir. Ayrıca medikal turizm için yeni imkânlar oluşturması beklenmektedir.

Bu olumlu yönleriyle birlikte şehir hastanelerinin iki sorunlu alanı vardır. Birisi toplanma ve diğeri tekelleşme sorunudur.

Toplanma sorunu; daha önce şehrin değişik bölgelerinde hizmet veren Sağlık Bakanlığı hastaneleri kapatılarak, yeni şehir hastanesine taşınacaktır. Dolayısıyla şehrin değişik yerlerinde hastaların bölgesel olarak ulaşımı daha kolay olan hastaneleri kapanmış olacaktır. Aynı zamanda şehrin değişik yerlerine dağılmış olan hastaneye bağlı kurulmuş işletmeler ve yerleşim yerleri önemini yitirmiş, yeni ve tek bir bölge değer kazanmış olacaktır. Yeni şehir hastanesinin konumuna göre vatandaş ulaşım sorunları ve zaman kaybı yaşayabilir. Ulaşım maliyetlerinde artış olabilir. Ayrıca terk edilen hastanelerdeki örgüt kültürü, kurumsallaşma, tarihçe ve teknolojik birikimde atıl hale gelmiş olacaktır. Şehir hastanesi hasta yatağı ve sağlık hizmeti arzını artırmamış, sadece modernize etmiş olacaktır. Hasta ayrılan zamanı artırmayacak ve hasta kuyruklarını azaltmayacaktır.

Hastanelerin bir araya toplanması, sanıldığı gibi ölçek ekonomileri açısından olumlu sonuçlar vermeyebilir. Büyüyen hastanelerde bürokrasi aratacak, yönetim zorlaşacaktır. Ayrıca özel firmanın yöneticileriyle, tıbbi hizmet yöneticileri olan kamu yöneticileri arasındaki uyum sorunu bir başka problem olabilir. Taşeronlaşma tekrar gündeme gelecektir.

İkinci önemli sorun büyük şehirlerin çoğunda Sağlık Bakanlığı adına sağlık hizmeti sunan hastanelerin büyük ölçüde belirli sayıda özel firma eline geçmesidir. Kâr motivasyonu ile hareket eden firmalara, doluluk garantisi ve birçok ilde en büyük tedavi hizmeti sunucu olmanın vereceği güç, zaman içerisinde, hizmet kalitesinin düşmesine, fiyatların artmasına, kamu sağlık sigortaları ve vatandaşın sağlık harcamalarının artmasına neden olmasını getirebilir. Ayrıca gelecekte ortaya çıkan değişimlere göre geliştirilebilecek stratejilerin önü kesilmiş, politika belirleyicilerin elleri bağlanmış olacaktır.

Sonuç olarak, şehir hastaneleri, Sağlık Bakanlığının şehirdeki hastanelerinin zorunlu kapatılmasını gerektirmediği ve yeni bir tedavi hizmeti sunma aracı olduğu sürece çok harika bir alternatiftir. Aksi durum gelecek açısından sıkıntılı görünüyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37