banner114

Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.(Bakara 154)

Rabbinin katından bizlere gülümserken, sana selam olsun ey şehit, Yusuf gibi Musa gibi Harun gibi Yakup gibi firavunlarla mücadeleni yaparak bırakıp gittin bu dünyayı, Şehitler kervanına adını katarak. Tarih seni de onlar gibi yazacaktır altın harflerle sahifelerine. Yetişecek yeni nesiller verdiğin mücadeleyi asla unutmayacak hafızalarına kazıyacaklar seni, tıpkı diğer yiğitler gibi.

Hak’la batılın mücadelesinin kalbi olan Mısır, firavunluğunla ne yaparsan yap Allah’ın nurunu asla söndüremeyeceksin.

32 yıllık diktatör Mübarek yönetiminden sonra yapılan ilk seçimde yüzde 51,5 oy alarak seçilen ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi darbeden hemen önce halkına şöyle seslenmişti.

‘’Mısır’ı koruyalım. Kazandığımız devrimi koruyalım. Alın terimizle ve şehitlerimizin kanıyla iki  buçuk sene içinde kazandığımız devrimi koruyalım. Benimle olanlar ve bana karşı olanlar, sakın devrimi bizden geri almasınlar. Hangi bahaneyle olursa olsun. Bahaneler çok. Devrimi nasıl koruyabiliriz?       25 Ocak devriminin hedeflerine ulaşması, hakkı ve hukukumuzu korunmanın bedeli olarak canımla sizlerin ve bütün çocuklarımızın hayatını korumak istiyorum. Bizden sonrakilere gelecek erkek evlatlarımızı, kızlarımızı korumak istiyorum. Çocuklarına anlatacaklar. “Sizin ecdadınız adamdılar” diyecekler. Hiçbir zaman haksızlığa boyun eğmeyin. Sakın aldanıp tuzaklara düşmeyin. Haktan ve hukuktan vazgeçmeyin.’’

Başarılı bir ilim adamıydı Mursi. Mühendis, metalürji doktoruydu. Ama kimin ne işi var ki başarıyla. Yıllardır Müslümanlar üzerinde kurulan kölelik düzeninin sürdürülmesi gerekiyordu onun için de senin varlığın tehlikeydi.

Sen şeytana hizmet etmedikten sonra ilmin de, bilimin de, adamlığının da bir değeri yoktu bu dünyada.

Seni harcamak için küfür top yekûn saldırıp yerle yeksan etmek için uğraşacaktı seninle. Ve de öyle oldu. Uyduruk bir suçtan; Haziran 2016’da “Katar devletine casusluk” suçundan müebbet hapse, darbeye tepki olarak patlak veren “hapishaneler baskını” olaylarından dolayı da idama çarptırılmıştın! Ve zindan hayatın; Mısır’ın zindanı başlamıştı. Öyle ki ilaçların verilmedi, hastaneye gönderilmedin, doğru dürüst yemek verilmedi sana. Bir konuşmanda hücreme Kur-an-ı kerim bile koymamı yasakladılar sadece ona dokunmak istiyordum diyordun, ama unutmuşlardı senin hafızana onu 30 yıl önce kazıdığını. Yusuf gibi zindanlar evin oldu daha fazla dayanamadın şahitliğini yaparak göçüp gittin bu dünyadan rabbinin katına gülümseyerek. Nice yiğitler de senin gibi uyduruk, saçma suçlamalarla idama mahkum edildiler.

Tarih boyunca Musa’ya yalan söyleyen, sürekli vaadinden dönen firavun yine yaptı yapacağını koca çınarı bir avuç suda boğdun. Tıpkı Seyyid Kutub’a, Hasan el-Benna’ya yaptığın gibi.

Sisi’nin Mısır’ı Yusuf’un Mısır’ını Nil’in bulanık sularında boğdu.

 Hal bu ki fırsatı kaçırdın. Yeniden Yusuf’un Mısır’ı olabilirdin Ortadoğu’nun kalbini ihya eder, mazlumun sesini tekrardan yükselterek şaha kaldırabilirdin.

Şehadetin ilanından birkaç saat sonra yoğun güvenlik önlemleri altında alelacele toprağa verildin. Suçlarını hemen gizlemeye çalışanlar gibi. Unuttular senin ölümü öldürdüğünü. Tarih çok şahit olmuştur ki ölüsü dirisinden daha çok ses getirenleri.

Tüm Müslümanlar bir vücudun azaları gibidir. Bu özelliğimizi çoktandır kaybettik. Birbirimizden bi haber olduk. Her kafadan bir ses çıkar oldu. Kimse kimsenin derdiyle ilgilenmez oldu.  Dilerim şehadetin yeniden bizi bir araya getirir ve kendimize geliriz.

‘’Bir Musa doğmasın diye, doğan binlerce çocuk öldürülür. Fakat ölen çocukların kanında Musa bilincinin çiçeği açar. Zulüm denizinde boğulmayan bir çocuk yol gösterir suları yarıp geçme yolunu.’’

Sezai KARAKOÇ/ Yitik Cennet

Mısır halkının ve İslam ümmetinin başı sağ olsun.    Kalın sağlıcakla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108