banner114

Demokrasi laftan ibaret değildir. Öyle basite alınacak bir kavram da değildir. Çünkü bu sözcük bir toplumun sosyal hayatını, toplumsal düzenini, bireylerin ilişkilerini, devletle halkın, yönetenle yönetilenin hukukunu anlatan siyasi, sosyolojik ve bilimsel bir terimdir.

Demokrasi aydın insanların rejimidir. Sağlıklı demokrasiler, toplumun eğitim düzeyi ve aydınlanma seviyesiyle yakından ilgilidir. Bu nedenle eğitim ve bilgi düzeyi düşük toplumlarda demokrasi soğan, patlıcan, çarliston biber fiyatlarından etkilenebilir. Bilinçli olmayan seçmenler olmayacak, ütopik hayallerle ve vaatlerle yönlendirilebilir.

Akılcı, eğitimli ve bilinçli seçmenler ise bu rüzgarlara kapılmaz, yerinde ağırdır, kolay kolay etkilenmez. Dolayısıyla politikacılar bu durumda seçmenin karşısına daha gerçekçi ve uygulanabilir cümlelerle çıkmak zorunda kalırlar.

Eğitimsiz seçmen, kendisini seçtirmek isteyen adaylar için kolay hedef kitlelerdir. Tabi bu tip seçmenler, kolay ikna oldukları gibi başka görüşlere de kolay kapılabilir ve yön değiştirebilirler. O nedenle seçmeni kendi ekseninde tutmak için adaylar, gittikçe artan bir ivme ile heyecan rüzgarını kendinden yana sürekli estirmek zorunda kalırlar.

Oysa okuyan, araştıran bilen, bilinçli toplumlar politikanın politik yönüne; “politik!” der ve o mantıkla bakar. Politik demek politikacının politik yaklaşımı demektir. Yani görecelidir. O nedenle seçmenin anlatılanlara kapılmak, ram olmak yerine dinlemek ve değerlendirmek gerektiğini bilmesi gerekir ve bilir.

Aslında seçmenin işi seçilmek isteyenlere göre daha zordur. Niye derseniz; seçmen olan vatandaş kendisini yönetmesi için belli bir süre için yetkisini vereceği kişileri seçerken seçtiğinin kim olduğunu araştıracak, yeterli ve uygun olup olmadığını anlamak için zaman ve emek harcayacak, anlattıklarını, projelerini, vaatlerini araştırıp, okuyacak veya dinleyecek; bunları analiz edecek; diğerleri ile karşılaştıracak ve karar verecek. Bu kolay mı?  Ya da kaç seçmen böyle yapıyor?

Dahası var, bitmedi! Seçmen, seçtiklerini izleyecek, takip edecek, denetleyecek; başarılı olup olmadığına karar verecek ve seçim sandığı önüne gelince o kişiyi ya değiştirecek, ya da tekrar görevlendirecek. Yetkinin ve asıl sorumluluğun kendisinde olduğunu unutmayacak; kendisinin ASİL olduğunu, seçtiklerinin geçici bir süre için kendisi adına görevlendirilmiş VEKİL olduğunu bilecek.

Seçmen bütün bu iş ve işlemleri yaparken sabırlı ve sakin olacak, farklı görüşlere saygılı olacak; bilgiye dayalı ve bilinçli davranacak. Görüldüğü gibi işi zor! Türkiye bu tarz demokratik yolda hatırı sayılır bir mesafe almıştır. Ancak arzu edilen, olması gereken seviyeye henüz ulaştığını söylemek mümkün değildir.

Son yerel seçimler kendi bünyesinde hem demokratik olgunluğu, hem de kusurları barındırmaktadır. Bu olgunluk ve kusurların neler olduğunu başka bir yazıda ele almak umuduyla hoşça kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108