31 Martta yapılacak mahalli seçimlere vatandaşımız zor şartlar altında giriyor. Hükümet haklı olarak enflasyonu aşağı çekebilmek için bazı kısıntıları devreye soktu. Piyasalardaki emisyon hacmi daraldı. Buna bağlı olarak ta özel sektör fabrika çarklarını yavaşlattı. Bazı fabrikalar işçi çıkarma yoluna gitti. Sonuçta yüksek olan işsizlik daha da arttı. Yatırımcı önünü tam göremediği için yatırımını geciktirdi. Sanayide ciddi daralmalar oldu. Aslında bu sade Türkiye’ de görülen bir kriz değildir. Küresel bir krizdir. Dünyanın en gelişmiş ülkeleri olan ABD, Çin, Rusya, Japonya ve AB ülkelerinin tamamı bu krizi yaşamaktadır. Bu yüzden ekonomik ve ticari savaşlar başladı.

Hükümet bu ekonomik sıkıntıyı vatandaşına hissettirmemek için bir takım ekonomik önlemler hayata geçirdi. Vergilerde indirime gitti. Bazı ürünlerde KDV indirildi. Otomobil sektörünü rahatlatmak için ÖTV’yi kaldırdı. Teşvikler getirdi. Tarım girdilerinde birtakım sübvansiyon sağladı. KOBİ’lere kredi desteği yaptı. Borçlar ertelendi. Tarımda desteklemeler artırıldı. Meyve, sebze ve gıda maddelerinde fırsatçılara karşı önlemler uygulamaya koydu. Ama n e yaparsanız yapın, taşıma su ile değirmen dönmüyor. Üretimin artması, sanayi çarklarının yeniden hız kazanması lazımdır. Fakat unutmamamız gerekir ki ordumuz kışlasından çıkmış, eli tetikte cephe hattındadır. Harp sanayisine bütçeden geniş aktarımlar yapmak zorunda kaldık Çünkü her şeyden önce beka sorunu ile karşı karşıyayız. Sevr sonrası yapılan anlaşmalar ileride Türkiye’nin başını belaya sokacak şekilde hazırlanmış. Problemli bir coğrafya içindeyiz. Her şeye rağmen milletçe bazı sıkıntılara katlanmak zorundayız.

Bu zor şartlar altında asgari ücretle çalışan insanımızın maaşına %40 oranında zam yapıldı. SSK, BAĞKUR ve memur emeklisine enflasyon farkı adı altında ortalama %11 geri ödeme yapıldı. Bütün bu yapılanlar yeter mi? Elbette yetmez. Memur ve işçinin beklentisini elbette ki karşılamaz. Hepimize fedakârlık yapmak düşer. Ancak kamunun tüm birimlerinde bu fedakârlık yapılırsa bu bir mana ifade eder. Kamusal alanda bu tasarruflar görülmedi. Yine lüks ithal makam arabaları, bina kiralamalar, yeni hizmet binalarının yapımı, devletin tasarruf tedbirlerine riayet ettiğine bizleri inandıramadı.

Sayın Cumhurbaşkanımızın genel seçimlerde sağlık, emniyet mensupları, öğretmen ve din görevlilerine söz verdiği “ 3600 GÖSTERGE” şu ana kadar gerçekleşmedi. Geniş bir memur kesimi için verilen bu sözü iktidar partisi gurup başkan vekillerinden biri “henüz meclis gündeminde yok”, diğeri “seçimden önce böyle bir şey yapmak etik olmaz” diyerek cevapladı. Bu 3600 ek gösterge sözü verilen memurlar ile 12 milyon emeklinin olmak üzere toplam 30 milyonu geçen bu kesimi memnun etmeden yapılacak seçimin kime yarayacağını tahmin etmek güç değildir. Seçimden önce bu yasalaşmazsa iktidar bindiği dalı kesmiş olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108